Muhalifler ne istiyor?

CHP’de muhalif kanat partide yaşanan sorunların sadece lider ve yönetim kadrosuyla ilgili olmadığı görüşünde. Parti tüzüğü ve parti programının yenilenmesini isteyen muhalifler, CHP’nin kurucu değerlerden ödün vermesinden ve partiye aykırı isimlerin aday gösterilmesinden şikâyet ediyor...

12.09.2018 Çarşamba Güncelleme : 12.09.2018-1:30 Çarşamba
ŞEVKET YAMAN

24 Haziran seçimlerinin kaybedilmesiyle, yeni bir kırılma noktasına sürüklenen CHP’de, parti içi muhalefetin birden fazla talebi var. Bu talepler arasında genel başkan ve yönetim kadrosu değişikliğinin yanı sıra, partinin idelolojik hattının netleştirilmesi, tüzük ve program değişikliği ile partinin yeni bir yapıya kavuşturulması beklentileri öne çıkıyor. 

Partide “değişim” isteyenler, CHP’nin özellikle yerel seçimlerde başarının sağlanması ve partinin gelecek vizyonunun oluşturulması açısından, bu değişiklikleri kaçınılmaz görüyor. Genel merkez yönetimi de taleplerin tümüne kapalı değil. 

Yeni tüzük talebi 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da parti tüzüğünde yapmak istediği bazı değişikliklerin, muhaliflerin itirazı üzerine hayata geçirilememesinden yakındığı biliniyor. Bu nedenle, hem genel merkez kanadının, hem de muhalif tarafların, parti tüzüğü ve programına ilişkin beklentileri gerçekleştirilen tüzük kurultaylarında tam anlamıyla hayata geçirilemiyor. 

Özellikle, milletvekili ve belediye başkan adaylarının belirlenmesinde parti üyelerinin söz sahibi olması, adayların önseçimle belirlenmesi talepleri en çok tartışılan konular arasında. Genel merkez yönetimi de aday belirlemede ağırlıklı olarak önseçimden yana olsa da, tüm adayların bu yöntemle belirlenmesinin, ne kadar “başarı” getirdiğine yönelik farklı görüşler de dile getiriliyor. 

Partide “değişim” talebinde olan bazı siyasetçilerin, parti içindeki beklentilere yönelik görüşleri şöyle:

‘Yenilginin sebepleri dışarıda aranmamalı’

“CHP, yenilgilerin sebeplerini dışarıda aramaktan vazgeçerek yeni bir döneme başlayabilir. Tek başına iktidar olunamayan her seçimden sonra içinde ‘AKP’ olan cümleleri reddederek, ‘hatayı da çözümü de’ CHP merkezli olarak değerlendirmek zorunludur. Bu yapılmadığı müddetçe söylenen her söz CHP’yi sadece ‘iyi bir takipçi’ yapar. Oysa CHP bir kez bile özeleştiri yapıp, ‘şu hataları yaptığım için iktidar olamadım’ dediği anda takipçilikten kurtulur. Sorunun kendinizde olduğunu kabul ettiğinizde çözümü de düşünmeye başlamış olursunuz. Böylece iktidar olana kadar sürecek bir arayış başlar. Arayış; CHP’yi 21. yüzyıla yaklaştırır; çağın değişim ritmini öğretir. Kaybedilen tüm kavramların, başarısız olmuş kadroların ve topluma anlatılamayan hayallerin yerlerine yenilerini koymaya başladığınız anda artık gündemi kontrol eden, yaratıcı siyaset dönemi de başlamış olur. Bu sayede parti içinde kurumsal, teknolojik, ideolojik ilerleme sağlanacağı gibi, 21. yüzyılın gerçekleriyle uyumlu yeni bir siyaset sistemi de, siyasal partiler kanunundan seçim kanunlarına kadar, inşa edilebilir. Genciyle kadınıyla Türk milletine kamucu, sosyal adaletçi, özgürlükçü, tam bağımsızlıkçı bir hayali anlatmayı seçtiğinizde ve 6 oklu devrim bayrağını yükselttiğinizde, iktidar da hayal olmaktan çıkıp koşarak size gelir.”

‘Aykırı isimlerin aday olmasına karşı olacağız’

“En büyük eksiklik, yeterli zaman olmasına rağmen, 24 Haziran seçimleri için önseçim yapmamamız oldu. Bunun dışında belediyelerin bizde olduğu yerlerde, başkanların da listeler üzerinde etkileri oldu. Sonuçta bu listelerle başarı sağlanamadığı görüldü. O zaman listeleri yapanların da sorumluluğu taşıması gerekir. Her parti seçim yenilgisinden sonra özeleştiri yapmalı. Kurultay için imza sürecinin başlamasını tektikleyen seçmenin kendisidir. Seçmende genel bir kırılganlık, umutsuzluk, bir öfke oluştu. Kurultay talebi bir genel başkanlık savaşı için değildi. Kurultay olsaydı bir güven tazeleme olurdu. Böylece parti içi kutuplaşmalar da önlenebilirdi. Olmadı. Bizim seçmenin güvenini yeniden kazanmamız gerekiyor. Yeni bir siyasal örgütlenme modeline geçmemiz gerekiyor. Ben bunu yapabileceğimize inanıyorum. Farklı fikirlerimiz var ama tüm bunların ardında, ortak iyiyi birlikte yaratma arzusu var. Yerel seçimler için çabamız ‘sürpriz’ adayların olmaması yönünde olacak. Partimize çok aykırı isimlerin, aday olmasına karşı çıkacağız.” 

‘CHP yeniden yapılanmalı’

“Cumhuriyet tarihinde olmayan bir dönemi yaşıyoruz. İktidar, 16 yıldır kendinden olanlar ve olmayanlar diye toplumu böldü. Ülkedeki ayrıştırmalar öyle bir noktaya geldi ki, parlamenter sistemi bir kenara bırakıp, tek adam sistemine döndü Türkiye. CHP’nin yetkilileri bu durumu anlatmakta yeterli değil, yönetim kadroları bunu başaracak noktada değil. Buradan dönüş, toplumsal muhalefete önderlik yapılmasıyla mümkündür. CHP yeniden yapılandırılmalıdır. CHP’nin en büyük eksiği, meydanlarda, sokaklarda, köylerde toplumun içerisinde, ideolojisini, sorunları ve çözüm önerilerini anlatamamasıdır. Topluma ulaşması lazım CHP’nin. Kılıçdaroğlu topluma gitmiyor, ulaşmıyor. Milletvekili listeleri, kin ve düşmanlık üzerinden, partinin hafızasının, birikiminin olmadığı bir yapıya bürünüyor. Belediye başkan adaylarının mutlaka önseçimle belirlenmesi gerekir. Ön seçim CHP’nin varlık nedenidir çünkü CHP solcudur.”

‘Önseçim güven tazeler’

“Ne yazık ki CHP, uzun zamandır karışık bir süreç yaşıyor. 2018 başındaki kurultay, PM oluşumları ve sonrasındaki erken genel seçim süreci ve sonrası... Burada gerçekten çok paradoks durumlar yaşandı. İstenmeyen olaylar oldu. Yaşanan süreçler, 24 Haziran ile birlikte seçmende bir güven problemine dönüştü. CHP, tabana dayalı yönetselliği benimsemiş sol, sosyal demokrat bir partidir. Kurultaylar da bir muhasebe yeridir bizim için. CHP’de kurultay istenmesi kadar doğal bir şey olamaz. Aslında hiç bu kadar yoğun şekilde halktan gelen bir kurultay talebi hissedilmemişti. Ama genel merkez, bu kurultayı yapmamak için delegelere baskılarla elinden geleni yaptı. Yerel seçim meselesi... Şu an itibarıyla çok hayırlı şeyler olacağını düşünmüyorum. Eğer adaylar belirlenirken ön seçim yapılırsa yeniden güven tazelenebilir. Ama bir muhasebe yeri bile olsa, kurultayın toplanması gerektiğine hala inancım tamdır. Bu olmadan yerel seçimlerde nasıl başarılı oluruz meselesi eksiktir. Eğer seçimlere bu şekilde gidilirse, CHP’nin kurumsal kimliği daha da büyük zarar görür. Yerel seçimlerde ittifak konusunda kapıların kapalı olduğu söyleniyor ama bence ittifak kaçınılmaz. İttifaksız gireceğimiz bir seçimde kayıp yaşayacağımız aşikar. Bu konuda da cesaretli olmak lazım.” 

‘Kurucu değerlerden taviz veriliyor’

“9 Eylül Hareketi olarak kurultay görüşümüz şuydu; sadece genel başkan değişimi değil, CHP’nin ilkelerinin, ideolojisinin, delege sisteminin, yönetim biçiminin ve temel tıkanıklıkların tartışılacağı bir kurultay olarak cereyan etmesini arzu ediyorduk. Bir kişinin gidip, yerine başkasının gelmesi CHP’nin tıkanıklığının çözülmesi için yeterli değildir. CHP kurucu değerlerin temsilcisi olan bir partidir. İçinde yaşadığımız süreç; bu değerlerden taviz verilmekte olduğunu, bu değerlerin bir kenara itildiğini, partiye yabancı ideolojilerin kabul ettirilmeye çalışıldığını ortaya koymaktadır. Bu da partide ciddi bir güvensizlik yaratmıştır. Partinin ayağa kalkması bu güvensizliğin ortadan kalkmasıyla mümkün olacaktır. O yüzden CHP, kim olduğunu, ne olduğunu, tarihi misyonu doğrultusunda yeniden değerlendirmek zorundadır. Onun için biz ‘yeni CHP’ söylemine karşı ‘yeniden CHP’ diyoruz. Yerel seçimler, adaylar arası bir rekabetin gündeme geldiği seçimlerdir. CHP’nin artık sağdan ya da etnik kimliğe sahip bir kesimden oy alma kaygısıyla aday belirlemeyi bir tarafa bırakması, CHP değerlerine bağlı insanlarla yoluna devam etmesi gerekir.”

MUHARREM İNCE, İSTANBUL ADAYI OLUR MU?

CHP’nin 24 Haziran seçimlerindeki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, önceki gün katıldığı televizyon programında, “İstanbul’u kazanan birisi, yani AKP’nin İstanbul saltanatını yıkan bir belediye başkanı, doğal cumhurbaşkanı adayıdır zaten” diyerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına yeşil ışık yakması üzerine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile parti yönetiminin tavrının ne olacağı merak konusu oldu.

CHP’nin yerel seçimler için özel önem verdiği İstanbul adaylığı için henüz herhangi bir isimle görüşme yapmadığı, ancak İnce’nin de böyle bir talebi partisine iletmediği öğrenildi. Parti kurmayları, böyle bir ihtimalin konuşulması için İnce’nin bu talebini Kılıçdaroğlu’na iletmesi gerektiğini vurguladı. İnce’nin CHP için bir “değer” olduğunu ifade eden kurmaylar, ancak İstanbul’a aday belirlemek için, erken olduğu görüşünü savundu.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, dün düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorusu üzerine “Sayın İnce CHP’nin cumhurbaşkanı adayı. Her tarafa, her yere aday olma hakkı var. Dolayısıyla bununla ilgili daha fazla bir şey söyleyemem” dedi. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da, “CHP’de münakaşadan çok müzakere olur, bu sadece İnce’nin kararıyla olmaz, Sayın Genel Başkan, PM, İstanbul örgütünün kararıyla, mutabakatıyla olur, olmaz... Kendisinin de bu konuda daha net ifadeler kullanmasında fayda var” dedi. 

Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise, CNN Türk’e yaptığı açıklamada “İnce partimizin bir değeridir, cumhurbaşkanı adayımızdır. Kendisi elbette ki partimizde her türlü sorumluluğu yüklenebilecek bir partilimizdir. Biz İönce stratejimizi belirleyeceğiz” dedi.

YARIN: CHP, YEREL SEÇİMLERE NASIL HAZIRLANMALI?

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ