Mustafa Anıklı

Mustafa Anıklı

mustafa.anikli@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Maraton, 42 kilometrelik uzun mesafeli bir koşu... Bu uzun süreçte nefesini iyi ayarlayamadın mı tıknefes olur, yaya kalırsın.
Lig maratonu da 34 maçlık bir seri... Burada da mesafeyi iyi ayarlamak, tempoyu tutturmak elzem...
Şampiyonluk adayı Başakşehir, haftalardır öyle-böyle götürdüğü sürat koşusunda Alanya’da yolda kaldı. Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Göztepe maçındaki tutunuşun onu kurtarmayacağı besbelliydi.
Silik futbolun panzehiri; kurtarıcı Adebayor, tecrübe sosuyla oyunun kalitesini artıran bir Emre Belözoğlu falan, filan... Bunların hepsi kabul de, Başakşehir’in savunma zaaflarına ne demeli... Alanya’da golcüsüz kalmasını veya o meşhur yıldızının olmamasını mazeret olarak öne sürmek mümkün mü?
Epureanu ne yaptı? Bu maçta takımını on kişi oynatmasına mı kızmalı, gelecek hafta Beşiktaş karşısında takımını yalnız bırakmasına mı?
Caiçara biraz çabaladı ama Fernandes’in karşısında olması en büyük handikaptı. Efecan, sağ kulvardan yüklendi, Clichy iyice tekledi.
İlk yarıdaki arızanın pozisyon üretiminde olduğunu düşünen Abdullah Avcı, Mossoro’yu kenara alarak dörtlü orta saha, ikili forvete döndü. Ancak Mevlüt öylesine kötüydü ki, bırakın gol atmayı, koşmaya bile mecali yoktu.
“Ölmüş kuzu kurttan korkar mı?” misali, 2-0 geriye düştükten sonra kaybedecek bir şeyi kalmayan Başakşehir, Napoleoni ve Elia’yı oyuna aldı. Bu bile kadro seçimindeki hatayı gösterdi. Elia girdi, sol kanat hareketlendi. Konuk takım, bir eksikle ne yapılabilirse onu yaptı. Bir gol attı ama iki gol yedi.
Bu sonuç; zirvedeki Galatasaray’a mı yaradı, Başakşehir’in ardında kalan Beşiktaş’a mı? Yoksa, zirveyi yakalamak için artık kayba tahammülü bile olmayan Fenerbahçe’ye mi? Başakşehir’in üç puanlık kaybı, zirve yolcularının yanlarına bir katık olur belki ama gelecek hafta Epureanu ve Emresiz Başakşehir ile oynayacak Beşiktaş için kaymaklı kadayıf olduğu bir gerçek...
***
Alanya mı? Statta çalan Mahmut Tuncer’in türküsündeki gibi, Bakkal (Mesut) amcaları, yağı, unu, şekeri bulduktan sonra helvayı yapması hiç de zor olmadı.