Omega-3 tartışmalarına son nokta

07.01.2018 Pazar

“Hocam Omega-3 kanser yapıyormuş, ben almasam olur mu?” Hastalarımdan sıkça duyduğum bir cümle

Omega-3 takviyeleri hakkında bilgi kirliliği bitmiyor. Kalp sağlığından kansere kadar pek çok alanda koruyucu etkisi kanıtlanmış olan (1, 2) Omega-3 takviyeleri nasıl oldu da kara listeye alınıverdi? Omega-3 gerçekten kanser yapıyor mu? Bu işin aslı nedir?

Sanırım Omega-3 yağlarına iade-i itibarın vakti geldi de geçiyor.

Omega-3 kanserden koruyor mu, yoksa kanser mi yapıyor?

“Hocam Omega-3 kanser yapıyormuş, ben almasam olur mu?” Hastalarımdan sıkça duyduğum bir cümle bu. Son yıllarda pek çok hastama Omega-3’ün kanser yapmadığını, aksine kanserden koruduğunu anlatıp duruyorum. Onlara bu değerli yağ asidinin faydalarından söz edip, takviyelerini almaya ikna etmek durumunda kalıyorum. Okurlarımdan da benzer e-postalar alıyorum. Bu korkunun arkasında ne var biliyor musunuz? Kötü bilim!

Ürkütücü manşetler

 Haziran 2013’te Journal of the National Cancer Institute’de yayınlanan
bir araştırmanın(3)  sonuçlarına göre Omega-3 yağ asitleri prostat kanseri riskini ciddi oranda artırıyormuş. Araştırmacılar, söz konusu yayında sağlık faydaları saymakla bitmeyen bu yağ asidini agresif bir prostat kanseri ile ilişkilendirmişler.

Bu araştırmanın bilimsellikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını anlamak için dikkatlice okumanız yeterli. Ama araştırmanın bilimden uzak olması, sansasyonel bir haber olarak gazetelerin manşetlerine taşınmasını önlemiyor. Omega-3’ün prostat kanseri yaptığı iddiasının çıkış noktası bu çalışmadır ve biraz sonra da anlatacağım üzere hiçbir bilimsel dayanağı yoktur.

1- “Omega-3 Fatty Acids and Cancer Prevention” Homer S. Black, 2017, J Integr Oncol 6:e112. doi: 10.4172/2329-6771.1000e112
2- “Omega-3 fatty acids for breast cancer prevention and survivorship” Carol J Fabian Bruce F Kimler, Stephen D Hursting 2015; 17(1): 62. 2015 May 4. doi:  10.1186/s13058-015-0571-6
3- “Plasma Phospholipid Fatty Acids and Prostate Cancer Risk in the SELECT Trial”
4- Theodore M. Brasky, Amy K. Darke, Xiaoling Song, J Natl Cancer Inst (2013) 105 (15): 1132-1141.
DOI: https://doi.org/10.1093/jnci/djt174

Doktorlar da kötü bilime kanınca!

Hadi tıp eğitimi almamış biri, gazetede gördüğü haberi okuyup inandı diyelim. Peki, bu saçma çalışma yayımlandıktan sonra hastasına Omega-3 takviyesini bıraktıran doktorlara ne demeli? Sanırım onlar da herkes gibi haberi gazetede okuyup, yayının aslını okumaya tenezzül bile etmediler. Hastaya kanserle savaşında destek veren değerli bir takviyeyi yasaklamadan önce işin aslını öğrenmek gerekmez mi?

Haftaya, Omega-3 yağlarının insan sağlığına  faydalarını anlatmaya devam edeceğiz.

Bilim bunun neresinde?

Omega-3’ü zan altında bırakan çalışmaya bir göz atalım dilerseniz. Çalışmada, deneklerden alınmış tek bir kan örneği incelenmiş. E vitamini ve selenyumun kanserden koruyucu etkisini araştırmak için yapılan bir çalışmaya alınan deneklerden, prostat kanserine yakalanmış 834 erkek ve bu erkeklerle aynı yaş grubunda oldukları için çalışmaya alınan 1393 erkekten sadece tek bir kan örneği alınıyor. Kan örneğinde sadece tek bir omega-3 yağ asidinin seviyesine bakılıyor. Bakılan Omega-3 yağ asidi (long chain Omega-3 polyunsaturated fatty acids) balık yediğinizde ya da Omega-3 takviyesi alındığında hızla yükselen ve 4-12 saat kadar yüksek kalıp sonra düşen bir yağ asidi. Yani balık yendikten 48 saat sonra bu değere bakılsa sıfır çıkacak. Ancak, çalışmada nedense sadece tek bir ölçüm üzerinden yorum yapılmış, deneklerden ikinci bir kontrol kan örneği alınmamış. Çalışma boyunca alınan tek bir kan değerinin kişinin Omega-3 tüketimi hakkında bir bilgi vermesi imkânsızdır! Katılımcılara kanları alınmadan önce balık yiyip yemedikleri, takviye alıp almadıkları veya prostat kanseri ile ilişkili başka risk faktörlerine sahip olup olmadıkları da sorulmamış.

Haberi okuyan okurlar, düzenli olarak Omega-3 takviyesi alan katılımcılarda prostat kanseri riskinin arttığı sonucunu çıkarsalar da, alâkası bile yok. 

Bu çalışma nasıl olmuş da bilimsel bir yayında yayınlanmış onu bile aklım almıyor! Çalışma baştan sona hatalı veya kasıtlı olarak yönlendirilmiş.

Utanmasalar…

Daha da komik olanı, Omega-3 ile prostat kanseri arasında zorlama bir ilişki kuran araştırmacılar hızlarını alamamışlar, Omega-3’ü haksız yere karaladıktan sonra, bir çıkarım daha yapmışlar. Çalışmanın sonuç bölümüne “trans yağların prostat kanseri riskini azalttığını gördük” diye bir not düşmüşler. Pes! Utanmasalar kanserden korunmak için bol bol margarin yiyin diyecekler!

Sakın bu çalışmaya finans desteği verenler margarin firmaları olmasın?

Omega-3 zengini beslenmek için 10 neden

- Kalp sağlığını korur.

- Sağlıklı beyin fonksiyonları için olmazsa olmazdır.

- Depresyondan korur.

- Ana karnındaki bebeğin beyin ve sinir gelişimi için elzemdir.

- Hamilelik depresyonundan koruyucu etkisi vardır.

- Alzheimer’dan korur.

- Kilo kontrolüne yardımcı olur.

- Diyabetten korur.

- Vücuttaki enflamasyonu azaltır.

- Bazı kanserlere karşı koruyucu etkisi olduğu defalarca ispatlanmıştır.

Yazarın Önceki Yazıları