(ÖZEL HABER) SPİNAL STABİLİZASYON AMELİYATLARI HASTAYI GENEL ANESTEZİ RİSKLERİNDEN UZAKLAŞTIRIYOR

Güncelleme :
Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersin Erdoğan, genellikle ileri yaş grubundaki belde kireçlenmelerin çok aşırı olduğu olgularda yapılan halk arasında bele platin konulması olarak bilinen spinal füzyon ameliyatların belden aşağısının uyuşturularak yapıldığını ve böylelikle hastanın genel anestezinin risklerinden uzaklaştırılmış olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tek uluslararası beyin cerrahisi dergisi kategorisinde olan “Turkish Neurosurgery” dergisinin Ekim 2015 sayısında, 500’e yakın hastada uyanık olarak belden aşağısının uyuşturulması yani spinal anestezi ile yapılan, halk arasında bele platin konulması olarak bilinen spinal stabilizasyon ameliyatlarının sonuçları yayımlandı. Spinal stabilizasyon ameliyatlarında hastalara genel anestezi uygulanmayarak, hasta bunun getirdiği risklerden korunuyor. Aynı zamanda hasta yatışı kısa tutularak hastane enfeksiyonlarından korunmuş oluyor. Konuyla ilgili Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersin Erdoğan, “Spinal ameliyatlarda, yani bel ameliyatlarında belde özellikle stabilizasyon dediğimiz halk arasında platin ameliyatları dediğimiz ameliyatları spinal anesteziyle, yani belden uyuşturarak yapılan bir anestezi yöntemiyle yaptığımız sistemi belirtmek istiyorum. Biz bu konuyla ilgili yaklaşık olarak 10 yıldır uğraşıyoruz. En son ’Turkish Neurosurgery’ dergisinde yayınlanan yayında da yaklaşık 500 vaka yayınlandı, spinal füzyon yapılan 500 vaka” diye konuştu.
“GENEL ANESTEZİNİN RİSKLERİNDEN KESİNLİKLE UZAKLAŞTIRILMIŞ OLUYOR HASTA”
Spinal füzyon ameliyatının önemine dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Spinal füzyon ameliyatları genellikle ileri yaş grubundaki belde kireçlenmelerin çok aşırı olduğu, dar kanalın olduğu olgularda yapılıyor. Bu olgularda sabitleme dediğimiz platin işlemi genellikle dünyanın her yerinde genel anestezi altında yapılıyor. Genel anestezinin kendine has riskleri bulunuyor. Özellikle genel anestezinin risklerini sınıflandırırken 1’den 4’e kadar ayırabiliyoruz. Bu 3 ve 4 grubundaki büyük riskli hastalar genel anesteziyle yaparken hastalarda problem olabiliyor. Bu nedenle spinal anestezi kullanılması, ki spinal anestezi birçok ameliyatta kullanılıyor, diz ameliyatlarında ve bazı karın ameliyatlarında da kullanılıyor. Bizde bu ameliyatı bel ameliyatlarında kullanmaya başladık. Öncelikle daha kısa süren bel fıtığı ameliyatlarında kullandık. Daha sonraki dönemde de platin denilen sabitleme yöntemi için kullanılan çiviyle ve rotla sabitleme yöntemiyle kullanılan yöntemde de kullanmaya başladık. Bu yöntemde çok kısa sürede yapmak gerekiyor ameliyatı. Yaklaşık olarak 2-3 saat içinde ameliyatı bitirmek gerekiyor. Çünkü spinal anestezinin belli bir süresi var. Buda tecrübeyi gerektiriyor. Belli bir senenin üzerinde tecrübe olunca bunlar çok daha kolay olarak yapılıyor. Birde hastanın anestezi sonrasında ağrısının hemen gelmesi söz konusu değil. Belli bir süre sonra hastanın ağrısı tekrar gelmeye başlıyor. Bu arada da ilaçları bunu dengeleyip hastanın ağrısını daha minimalize etmeyi sağlıyor bu yöntem. Genel anestezinin risklerinden kesinlikle uzaklaştırılmış oluyor hasta. Yaptığımız çalışmada da 500’e yakın vakada herhangi bir anesteziyle ilgili bir risk görmedik. Hastanın ağrısının gelmesi de çok olmadı. O yüzden hasta açısından ve hekim açısından da oldukça konforlu hasta. Bazen hasta normaldeki gibi uyanık değil. Bazı ilaçlarla o kısmı sedasyonla sağlıyoruz ve hastanın bu kısmı ameliyat kısmını hatırlamıyor. Ama solunum cihazına bağlı olmadığı için onun risklerinden, anestezi madde risklerinden hasta uzaklaşmış oluyor. Bu çok önemli.”
“GENELLİKLE AMELİYATTAN 5 SAAT SONRA HAREKET BAŞLIYOR”
Bel ameliyatlarında belde yapılan platin ameliyatlarından sonra bir miktar ağrı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Erdoğan, “Hastayı o akşam ya da daha sonraki gün mobilize ediyoruz. Hasta erken dönemde kalkıyor. Özellikle bu hastalar belli yaşın üzerinde. Belli yaşın üzerindeki hastaların uzun süre yatması uygun değil. O nedenle hastayı biran evvel hareketlendirmek gerekiyor. Genellikle ameliyattan 5 saat sonra hareket başlıyor. Tuvalete gidebiliyor, yatak içerisinde hareket edebiliyorlar. Ama genellikle ertesi gün yürümeye başlıyorlar. İlk bir hafta yaranın iyileşmesi, toparlamasıyla ilgili süreç oluyor. Bu dönemde de hastanın ağrıları daha az olsun diye istirahatı biraz daha ağırlıklı tutuyoruz. Mutlaka hareket oluyor” ifadelerini kullandı.
Şehir Seçiniz