Paranoya

19.09.2017 Salı

Paranoya çoğunlukla sorun çözme yetisi olmayan insanlarda sıkça rastladığımız karmaşık duygulara sebep olan ruhsal bir bozukluktur. İlk olarak kaygının meydana geldiği daha sonra ise düşünce çarpıklıkları, kuşku ve hezeyanlarla devam eden bu süreç, gün geçtikçe bir bataklık gibi hastayı içine çekerek yaşamını etkisi altına alabiliyor. Bu sorunun görmezden gelinerek tedaviden kaçılması ise hem paranoyası olan hastaya hem de yakınlarına büyük zararlar vermektedir.

Paranoyası olan hastalar bu bozukluğun farkında olmadıkları gibi bunu farkeden yakınlarına da büyük çıkışlar yaparak kuşku ve hezeyanlarını kanıtlama yoluna gitmektedirler. Yetersiz özgüven ve sorun çözme becerilerinde ki başarısızlık paranoyanın gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Bir akıl hastalığı belirtisi olan paranoya genetik ve çevresel etmenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Kişi bu durumda çevresi tarafından aldatıldığını ve sömürüldüğünü düşünür. Sürekli şüphe duyar, iz sürmeye çalışır ve başkalarının ona zarar vereceğine inanır. Yakınlarına büyük oranda kin tutar, görmezden gelinmeye tahammül edemez ve asla unutmazlar. Sıradan sözleri dahi aşağılanma ve tehdit olarak algılayabilirler. Zaman zaman gerçekle tutarlı olmayan düşüncelere kapılırlar. Aile, arkadaş ve ilişkilerinde karşı tarafın bağlılık ve güvenirliğinden sürekli kuşku duyarlar. Doğruluğuna inandığı bu kuşkunun sonucunda ise bazen pişmanlık bazense öfke ve saldırı tepkileri gösterebilirler. Eleştirilmekten hoşlanmazlar. Sürekli olarak gard almış durumda kendilerini savunarak karşıyı bunaltırlar. En yakınlarına bile güvenmediklerinden ilişkilerinde sürekli huzursuzluk yaşarlar. Sıklıkla yakınlarındakileri kontrol edip, olmadık şeylerden şüphe duyar ve hesap sorarlar.

Paranoya ile birlikte majör depresyon, kişilik bozuklukları, alkol ve madde bağımlılıkları, saplantılar gibi diğer psikolojik rahatsızlıklar da görülebilmektedir.

Bireyin kendini güvende hissetmemesi ve bu duygunun zedelenmesi paranoya ilerlemesinde önemli bir tetikleyicidir. İçinde bulunduğumuz toplumdaki huzursuzluk, tehdit, risk ve tehlikeler  paranoid bir tutumun oluşmasını teşvik etse bile kişinin bire bir paranoya hastası olmasını desteklemez.

Gelin kuşkuyu polisiye filminde ki SHERLOCK’a bırakalım efendim.

Herkese şüpheden uzak huzurlu bir hafta dilerim.

PSİKOLOG Ayşe Düşüngülü