Hüseyin Apaydın Erkek Gözünden... Tüm Yazıları

AN'A DAİR BİR AŞK

Ağaçların arasında kenarlarında çiçekler olan bir patikada yürürken elele tutuşmuş olduklarının farkında değildik ikimiz de..

Öğle sonrası soğuktu, kış güneşi haliyle soğuğu kesemiyordu..

“Kalbimde sakladığım o acıyı ilk kez ne zaman farketmiştin, gerçekten çok merak ediyorum” dedi..

“Zamanın ne önemi var ki..?” dedim..

“Hiçbirşeyin başlangıcı ve bitişi yok aslında.O yüzden o duyguyu ne zaman hissetmeye başladığımın da bir önemi yok. Önemli olan birinin  onu hissedebilmiş olması..”

Gözlerindeki şaşkınlık ifadesi kolayca belli olmaktaydı.

Haliyle belli etmek de istemiyordu..

O umursamaz hayatı iplemez gibi görünen kişilik yapısının içindeki en derin çatlağı yıllar önce görmüştüm..O benim bunu farkettiğimi bilmiyordu yalnızca..

Göz pınarlarında gizlemeye çalıştığı yaşların aslında  gökgürültüsü ve şimşekle beraber yağan bir yağmur kadar etkili olduğunu anlamıştım..

Yıllar önce bir meyhane masasında paylaşılan o kısa konuşma dönüp onca zaman  sonra karşımıza gelmişti ve o yüzden elele yürümekteydik belki de..

Hiçbir zorlaması yoktu bu anın, kendiliğinden doğal akışında bir tül gibi süzülüyordu zamanın perdesinde..

Sevgili miydik, birbirimizi çılgınca arzulayan iki insan mıydık..?

Tamamı belirsizdi..

Bu belirsizlik  teslim almıştı bir bakıma ikimizi.

Birden bire sarılıp öpüşmek giderek bütünleşmek de bu belirsizliğin bir parçası sayılabilirdi..

“Yıllar önce  yaşadığım duygumu farketmiş olman bizi buraya getiren o büyülü an mı gerçekten..? Onu bu kadar önemsediğini ve derinden hissettiğini  hiç anlamamıştım..”dedi.

“ Bütün bu anlaşılmaz anların yalnızca bu sonuca hizmet ettiğini söylemem gerek..” dedim merakla bakan gözlerinin ta içine..

“Hangi sonuç?” dedi..

Diğer elini de tuttum..Yüzyüze gelmiştik..

“Dur yapma” diyebildi fısıldayarak..

“Benim bir şey yaptığım yok ki” dedim.

“Geçmişten gelen o karma’da o ağlar arasında bir örümceğin tuzağına yakalanmış gibiyiz yanyana, o ağ bizi bırakamaz, boşuna uğraşma..”

“Yani bir örümceğe tutsak olduk..”

“Evet ama bunda korkulacak bir şey yok..Tabii ki örümcek ikimizi yakalayacak ama biz de gerçek bir aşkı yakalamış olacağız.. Zamanı dikkate almazsan  ki zaten aşk başka türlü varolmaz..Aşkta zaman yoktur, bağlanmak vardır..Aşk yokolmaz çünkü bilmediğin bir ağ karmasının içinde birlikte olmayı hissedebilmektir aşk.

Örümceğin gelip de bizi yakalayacağını sanmamıza kadar..”

“Yani yakalamayacak mı ?”

“Evet” dedim..              

“Çünkü önce aşkı hissettik. Yaşadık.. Zamanın dışına evrildik o sayede..An’da  hissettiğinin  dışında bir şey yok yani..Önemli olan onu yaşayabilmek.. Kısacası aşk ve an yanyana geldiğinde başlar herşey..”

Sarıldı, başsını omuzuma koydu yavaşça..Biraz daha sıkı sarıldığını ve sarılırken titrediğini de hissettim..

Yıllar önce farkettiğim o gözyaşı yine belirivermişti gözlerinde