Dr. Haluk ALAN / Uzman Klinik Psikolog Psikoterapi Dünyası Tüm Yazıları

Asıl İhtiyacımız Olan Şey...

İhtiyaçlarımız zamana ve mekana göre değişir. İhtiyaçları değiştiren ve şekillendiren başka unsurlar da var elbette. İhtiyaçların farkına varmak bunların içinde en önemlilerinden biri olarak görülebilir. Bir kişinin her hangi bir konuda ihtiyacı olduğunu biliyor olması bu konudaki farkındalığı ile mümkündür. Çok basit bir bakışla; karnı aç olan ve açlığının farkında olan bir kişi yemek yemeği akıl edebilir. İşte tam bu noktada farklı unsurlar devreye giriyor.

Zamanla otomatikleşmiş kimi alışkanlıklar içsel dünyada farkına varılanı biliş dünyasına çekemeyebiliyor işte o vakit farkındalığı fark edemiyor rutinin içinde kayboluyoruz. İş sadece yemek yiyip karnınızı doyurmakla sınırlı kalıyor. Ne yediğiniz yemeğin farkına varıyor, ne lezzet alabiliyor, ne de şükredebiliyorsunuz. Dolayısıyla farkındalık her alanda önemli. İhtiyaçların farkına varmak yetmiyor. O ihtiyaçların karşılanması süreçlerinde neler yaptığınız ve ne kadar farkında olduğunuz da önemli.


Hep söyler dururuz ya "bugünlerde birliğe ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var" diye... Ben aslında her zamankinden daha fazla farkında olmaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu birlik ve beraberlik ihtiyacı söylemi maalesef artık işlev görmüyor, sıradanlaştı. Çünkü ne anlam ifade ettiğiyle ilgilenmiyoruz, içini boşalttığımız için bir işe yaramıyor.

Sıradanlaşmayı öylesine içselleştirmişiz ki, bunun dahi farkında değiliz. Bir an önce yavaşlayıp ruhumuzu da bekleyelim. O geride kaldığı müddetçe yavan bir dünyada her şeyden uzak yaşamaya mahkum olabiliriz.


"Bilinçli farkındalık ve iletişime" yönelik yazdığım bir yazıdan alıntı ile ne demek istediğimi kısaca ifade etmiş olayım:

"Bilinçli farkındalık, Siegel’e göre benden bize geçişi sağlar. Tıpkı ailenin tanımı gibi; ben varlığında biz olabilmek… Bu bağlamda bilinçli farkındalık, empatik bir yaklaşımı da öncelemektedir. Empatik yaklaşım sağlıklı iletişimin olmazsa olmazlarındandır. Bu sayede hoşgörü çerçevesinde uzlaşma ve dayanışmadan yana tavır alabilir, mutlu bir benlik ve mutlu bir çevre içinde yaşamın tadına varabiliriz.
Bilinçli farkındalıkla yargısızlığı hedefleyen kişiler, zihinlerinin tertemiz kalmasına yardımcı olurlar. Çoğumuzun zihni, tıpkı eski bavulların, çerçöpün, ıvır zıvırın atıldığı tozlu tavan arası görünümünden pek de farklı değildir. Bu yüzden günümüze ait bir olayı değerlendirirken her defasında o çöp dünyasına geri döner bir türlü temiz algıya ulaşamayız. Bilinçli farkındalık o an ne yaptığımızı bize göstererek arınmış bir zihinle olayı algılama kolaylığı sağlar. İletişim için yargısızlık ve önyargısızlık özel bir öneme sahiptir. Kişileri olduğu gibi kabul edebilmek âlicenaplığı ancak bu sayede mümkün olabilir.


Kısacası; sağlıklı bir iletişim için bilinçli farkındalık son derece önemli olup, basit birkaç uygulama ile kolaylıkla hayatınıza dâhil edebilirsiniz. İnsan şunu da sormadan edemiyor; ülkeler ulusal düzeyde bilinçli farkındalığa ulaşmış olsalardı, uluslar arası arenada yaşanan şu son acılar acaba yaşanır mıydı?"

Ne dersiniz?