Uzm.Dr. Servet Külahçıoğlu Sağlıkla Kalın Tüm Yazıları

Bir Kadının Yaşam Döngüsü Ve Kadın Sağlığı

Bir Kadının Yaşam Döngüsü Ve Kadın Sağlığı

Kadınları anlayamamaktan yakınan erkekler ve anlaşılmama etiketinden yarı memnun yarı rahatsız olan kadınlar   öncelikle  bir kadının değişken ve üretken yaşam döngüsüne bir göz atmaya ne dersiniz?

Puberte ve Menarş:

 Kızlarda puberte dönemi yani ergenlik ortalama 9-10 yaşında göğüs dokusunda büyüme ile başlar.  Sonrasında koltuk altı ve genital bölgede kıllanma ve menarş görülür. Menarş  ilk adet kanaması demektir. Menarş genellikle 9-14  yaşları arasında başlamış olmalıdır.  İlk iki yıl  kanama aralıkları düzensiz  olup   çoğu zaman yumurtlama  gerçekleşmez . Menarş ile beraber kadın vücudu her ay gebelik olacakmış gibi hazırlık yapar.   Menarşın  beklenen  sürelerden geç ve erken olması durumunda  doktora  başvurmak gerekir .

Ovulasyon (Yumurtlama) :   

Düzenli bir adet döngüsünün yaklaşık   14.  gününde gerçekleşir.  Yumurtalıklarda  her ay hormonların etkisi ile  2 cm büyüklüğünde folikül adı verilen bir kist oluşur.  Bu  folikül menstruel döngünün ortasına yakın bir zamanda  yine hormonların direktifi ile çatlayarak içindeki yumurtayı tüplere bırakır.   Yumurtalar  bu kanalda 2 gün yaşar. Bu süre içerisinde sperm ile karşılaşır ise döllenme olur.   Döllennmiş yumurta  uterus içine doğru ilerler ve buraya yerleşir.  Döllenmenin olmadığı her siklusun  menstruasyon kanaması ile sonuçlanması beklenir.

Menstruasyon  Döngüsü  ve Adet Kanaması:

Ergenlik ile başlayıp  menopoz ile sona eren  bu üretken dönemde  her ay östrojen ve progesteron  hormonunun etkisi ile gebelik oluşacakmış gibi rahim iç zarını kaplayan tabaka  kalınlaşır.  Eğer  gebelik oluşmaz ise   oluşan bu tabaka  kan  ve mukozal  doku  ile beraber vajina aracılığı ile dışarıya atılır.   İşte buna  menstruasyon kanaması  denilir.  Kanamanın ilk günü yeni  döngünün de ilk günüdür.  Gebelik oluşuncaya dek ya da menopoza dek   bu olay her ay tekrarlanır.   Menstruasyon kanaması   25- 30 günde bir  gerçekleşir.  Yaklaşık  5  gün sürer.  Kanama  miktarı 30-80 ml ‘dir.  Her kadının kendine has bir menstruasyon düzeni vardır ,   bu düzene uymayan her durum o kadın için anormal kabul edilir ve kadın için ekstra stres yaratır.  Diyet, egzersiz, duygudurum değişiklikleri  döngünün süresi  ve kanama  miktarlarında normal sayılabilecek küçük  değişikliklere neden olabilir.  Döngünün rutinde beklenen süreden çok daha  uzun ya da kısa sürmesi, kanama miktarının az ya da çok olması, kanamalı gün sayısının fazla olması bir sorun göstergesidir.

Adet Öncesi Gerginlik  Sendromu (Premenstrüel Sendrom) :

Menstruel  döngünün ikinci yarısında özellikle   kanamadan 3-4 gün önce başlayan ,  mens kanaması ile son bulan hormonal ve psikolojik bir rahatsızlıktır.  Bu dönemdeki belirtiler özellikle progesteron hormonuna bağlı olup kadından kadına değişiklik gösterir.  En sık görülenleri :  göğüslerde  gerginlik, karında şişlik, ödem,  iştah artışı, uyuşukluk, ruhsal gerilimdir. Bu dönemde kadınların ağlama, kavga,  suç işleme ve şiddet uygulama eğilimlerinin arttığı görülmüştür.  Tedavisi  şikayetlere yönelik olup  antidepresanlar, bazı hormonlar, B6 vitamini  gibi ilaçlar  doktor önerisi ile kullanılabilir.  Ayrıca  dönemde su ve tuz kısıtlaması, egzersiz önerilir.

Dismenore:  

Ağrılı adet kanaması demektir.  Adet gören kadınların yüzde 50’sinde ortaya çıkar. Karın ağrısı kramp şeklinde olup beraberinde  bel ağrısı,  baş  ağrısı, bulantı, ishal  gibi belirtiler de görülebilir.  Sebebi artmış  prostogalandin sentezidir. Tedavisinde doğum kontrol hapları, ağrı kesici antienflamatuar ilaçlar  kullanılır.

Gebelik:

Döllenmiş yumurtanın  uterusa  yerleşmesi ile  başlayıp  doğuma kadar devam eden  dönemdir.   Son adetin ilk günü gebeliğin ilk günü olarak kabul edilir ve 284 gün (40 hafta) sürer.  Yaklaşık  13’er haftadan oluşan  ve   trimester adı verilen  3 dönemden oluşur.  Bu dönemlerde anneden, bebekten, plesantadan kaynaklanan çeşitli problemler görülebilir.  Gebeliğin 1. üç aylık  döneminde,  bulantı-kusma, halsizlik, yorgunluk , çok uyuma  gibi belirtilere ilaveten   dış gebelik, düşük tehdidi gibi sorunlar vardır.  2. üç ay nispeten  rahat olup gebeliğin en güzel dönemidir.  Son üç ayda ise bebeğin artan hacmi ve  artan gebelik hormonların da etkisiyle    fiziksel ,  ruhsal rahatsızlıklar epeyce artmıştır.

Lohusalık :

 Doğumun tamamlanmasından hemen sonra başlayıp 6 haftaya kadar   devam eden döneme verilen isimdir. Bu süreçte  gebelikte kadının  rahminde  ve vücudunda meydana gelen tüm değişiklikler sırası ile   eski haline döner. Bu dönemde kimi hormonlarda  artış, kiminde ise azalma görülür. Bu hormonal  ve bedensel değişiklikler  kadının  psikolojik ve sosyal açıdan  zorlu bir dönem geçirmesine neden olur.  Bu dönemde  fazla miktarda olan kanamalarda, bayılma ve ateş gibi durumlarda, ruhsal durumda görülen abartılı değişikliklerde hızlıca   doktora başvurmak gerekir.  Anne ölümlerinin yüzde 60’ı bu dönemde gerçekleşir.   Aynı zamanda doğun yapan kadınların yüze 15-30’unda lohusalık döneminde depresyon görülür.

Laktasyon (Emzirme) Dönemi:

Emzirebilenlerin  ve emziremeyip  vicdan azabı ile çırpınanların  zorlu sınavı…

Prolaktin ve oksitosin hormonunun  etkisi ile gerçekleşen fizyolojik bir süreçtir. Bebeğin emmesi ile prolaktin ve oksitosin salınımı, bu hormonların artması ile de süt oluşumu ve salgılanması artar.  Bu dönemde mastit, ateş gibi durumlarda doktora başvurmak gerekir.

Menopoz: 

İlerleyen yaşla beraber  yumurtalıkların aktivitesi ,  foliküllerin sayısı  ve östrojen düzeyi  azalır, yumurtalıklar artık yumurta üretemez hale gelir  ve menstruasyon kanaması  kalıcı olarak son bulur.  Ortalama menopoz yaşı 51 olup  45-55 yaşları arasında  başlayabilir.  Bu dönemde ateş basması, terleme, uykusuzluk,  duygudurum   bozuklukları gibi belirtiler görülür. Bedensel , hormonal, ruhsal olarak bu dönemin kolaylaştırılması ve oluşabilecek şikayetlerin azaltılması için doktor kontrolü ve  önerisi ile hormon ve/veya ilaç  tedavileri uygulanabilir.  Yine bu dönemde  meme muayenesi , pa-smear testi  gibi  kanser  taramaları aksatılmadan yapılmalıdır.

Böylesine meşekatli, karmaşık  bir yaşam döngüsü olan  kadınlara  hakettikleri değerin verildiği , psikolojik ve fiziksel şiddetin olmadığı ,sevildiği, etiketlenmediği bir dünya dileğiyle..

Sağlıkla kalın!