Büşra Köksal

Büşra Köksal

busrakoksal@yahoo.com

Tüm Yazıları

Coronavirüs ya da tüm dünyanın bildiği adıyla Covid-19 hepimizin hayatına geldi, gitmek bilmeyen sevmediğimiz bir misafir gibi oturdu. Sürekli de çay istiyor.
Peki gittiğinde evi toplayabilecek miyiz?

Ben hep “bırak dağınık kalsıncı” tarafındayım hayatın. Hayat da böyle bir şey değil mi zaten? Bir şeyler oluyor ve bitiyor, sonra yenileri geliyor… Böyle böyle neler atlattık. Bunu da atlatacağız.

Şimdi böyle diyorum ama bazen derin bir umutsuzluk içinde bir sonraki günü bir önceki günden ayırt etmeye çalışıyorum, bu doğru. Sadece günler değil, saatler bile birbirine giriyor. Bazen yemek yemek bile zor geliyor, bazen de ne yiyeceğime karar veremeyip her şeyi yiyorum. Fakat tüm bunlar olurken kendimi hiç yadırgamıyorum.

Haberin Devamı

Daha önce hiç yaşamadığımız bir şeyle karşı karşıyayız. Bütün bunların fiziki olduğu kadar psikolojik etkileri de var. Hatta belki de hiçbirimiz aynı anda aynı yerde hiç bu kadar aynı şeyleri hissetmemişizdir şimdiye kadar.

Bu yüzden kendi söylediklerimize de duyduklarımız kadar kulak vermek önemli. Durduk yere çıkan tartışmalardan kolay sıyrılmanın yolu bu. Kendimize olduğu kadar başkasına da anlayış göstermek.

Yaşadıklarımız, normalimizde olan şeyler değil. Ve biz normal davranmak zorunda değiliz ama kesinlikle adapte olmak olmak zorundayız.

Her şey eskiye döner mi? Her şeyin eskisi gibi olması bir yılı alır mı?

Hayır. HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK.

Zaten neden olsun ki?

Eskiye dönersek nasıl ileri gidebiliriz?

Bu yıpratıcı bir süreç. Bunu kabul edip başta kendimizi inşa edeceğiz.

Sonra su akıp yolunu bulacak.

Bugüne kadar olduğu gibi.

Yol biraz karanlık. Ama ışık biziz.