Uzman Psikolog Özlem Ataoğlu Psikoloji Dünyası Tüm Yazıları

Depresyonda olduğunuzun farkında olmayabilir misiniz?

Çevrenizde çok mutlu görünen, her gün gülücükler saçan, neşeli insanlar mutlaka vardır. Peki zaman zaman ne kadar mutlu diye imrenerek baktığınız bu kişilerin de aslında depresyonda olabileceğini biliyor muydunuz? Evet, bu neşeli, gülen, günlük işlerini çok planlı bir şekilde halleden arkadaşınız, komşunuz, iş ortağınız, patronunuz da depresyonda olabilir, üstelik bu durumun kendisi dahi farkında olmayabilir!

Bu gülümseme, kahkahalar, espriler aslında gerçekte yaşanan duyguları saklamak için bir maskedir. Bu bireyler duygularını ya önemsemez ya da yaşadıkları zorlukları dışarıya göstermeme, güçlü bir imaj çizme adına kabul etmezler.

Bunun sebebi herhangi bir ilişkinin bitişi, aile içi dinamiklerde yaşanan uyumsuzluklar, mesleki zorluklar, hayatta bir amaç belirleyememe ve bunların tekrarlayan bir döngüde devam etmesi olabilir. Bunlar günlük hayat ile o kadar bütünleşmiş olabilir ki kişinin kendisi dahi bunun farkına varmayabilir. Hayattan zevk alamama, keyif veren aktiviteleri yapmak istememe, yapılan günlük aktiviteleri anlamlandıramama hatta bir nevi robot gibi yapma, zorunlu işler haricinde motive olamama, bir şeylerin yolunda gitmediğine dair güçlü bir his maskeli depresyonun belirleyicilerinden olabilir. Buna yoğun değersizlik ve çaresizlik düşünceleri de eşlik etmektedir.

Maskeli depresyon yaşayan bireyler genellikle çevreleri tarafından huzursuz, mutsuz, tahammülsüz, öfkeli, gergin, tedirgin, umutsuz, sinirli olarak değerlendirilmektelerdir. Kişi de bir süre sonra kendisini bu duygular içinde hissedebilir. Bu dönemde bir doktora en yaygın olarak yaygın bedensel yakınmalar ile başvurulmaktadır – örneğin kronik baş ağrısı, sırt ağrısı, yorgunluk, uyuşmalar, kas ağrıları olabilir. Bunlar, psikosomatik dediğimiz psikolojik kökenli gelişen bedensel yakınmalar olduğu için fiziksel bir sebebi bulunamayıp bireyler psikiyatriste veya psikologa yönlendirilmektedir.

Bu noktada bireyin hayatı ile ilgili doyum sağlayamadığı, ihtiyaçlarını karşılayamadığını düşündüğü alanları, ikili ilişkilerinde yaşadığı sıkıntıları (evde, işte veya duygusal ilişkilerde davranış sorunları, iletişim bozuklukları olabilir) baz alarak önce bu noktalar bir terapist ile belirlenmeli, daha sonra bu problemleri ortadan kaldırma ve doyum sağlama adına davranış değişiklikleri üzerinde çalışılmalıdır.

Ayrıca bireylerin kendilerine yakın gördükleri, kendilerini yargılamadan anlayacağını düşündükleri biri ile iletişim kurup duygularını ve düşüncelerini paylaşmaları da sürece katkı sağlayacaktır.

Öğrenilmesi gereken en önemli nokta ise şu – çevreye mutlu görünürken eve gittiğinizde bu günlük direncin yorgunluğu ile kendinizi yatağınıza attığınızda bu sizin için uzun vadede kısır döngüye girmiş bir çökkünlük duygusu yaratacaktır. Unutmayın, her zaman mutlu olmak, iyi hissetmek zorunda değiliz – ZAMAN ZAMAN MUTSUZ OLUP NEFES ALMAK İÇİN LÜTFEN KENDİNİZE İZİN VERİN!!

 

 

Uzman Psikolog Özlem Ataoğlu

Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Öğretim Görevlisi

Web: www.ozlemataoglu.com.tr

Instagram: psikologozlemataoglu