Düşüncelerimizi Görebilmek Mümkün

20.03.2017 Pazartesi

İnsanın en çok güvendiği duyu organı gözdür. Çok sık kullanılan deyimlerden biridir hatta "gözümle görmediğime inanmam". Diğer yandan da görmediğimiz pek çok şeye inanırız. Örneğin duyguları göremeyiz ama kendimizin veya başkasının kızgın ya da neşeli olduğunu fark ettiğimizde duyguları dolaylı yönden görmüş oluruz. Bedene yansıyan duyguların bedendeki hareketi  ve  değişimiyle duyguların varlığını fark eder, onların varlığına inanırız. Duyguyu duygu olarak görmüyoruz ama onun form değiştirmiş haliyle, yansıması aracılığıyla onu fark ediyoruz. "Kızgın birini gördüm" dediğimizde aslında kaşlarını çatmış, hızlı nefes alıp veren, kasları kasılmış bir insan görürüz. Ama dile getirirken kızgınlığı gördüm deriz. Aslında kızgın olduğunu anlamışızdır. Görme duyumuza çok güveniyorsak özellikle görsel algımız yüksekse, ki çoğu insanın öncü temsil sistemidir, bu yüzden "görme" kelimesini hem çok kullanır hem de anlamak ve inanmak için görmek isteriz. Oysa görme duyumuz bizi bir o kadar da yanıltabilir JAlgımıza göre zihnimiz illüzyonlara girer  ve çok hata yapar. Ama bu yanılgılar bugünkü yazımızın ana konusu değil JBugün konumuz, düşünceleri görmek J 

Peki, düşüncelerimiz görebilir miyiz? Fiziken hayır ama bu, onların yok olduğu anlamına gelmiyor. Elimizi, ayağımızı ya da karnımızı görüyoruz, yüzümüzü, arkamızı göremiyoruz ama bir ayna aracılığıyla onları da görüyoruz. Ona göre de bedenimizin bir yerinde sorun varsa fark ediyoruz ve düzeltmek için çaba harcıyoruz. Yıkanıp temizlenmek, üstümüze başımıza çekidüzen vermek ya da doktora gitmek gibi.

Peki, düşüncelerimizi görebiliyor muyuz? Yapılan araştırmalar, insanların günde ortalama 60.000-70.000 düşünceyi zihinlerinden geçirdiklerini söylerken biz bu düşünceleri özellikle de kalıplaşmış düşüncelerimizi nasıl görebiliriz?

Düşünceler, dil aracılığıyla görünür olur, konuşma dilimizi takip edersek düşüncelerimizi görebiliriz. Düşünceyi dil yansıttığı gibi dil de düşünceleri yeni baştan inşa edebilir. Şöyle ki "biliyorum ki benim sorunlarım zor şeyler, problem büyük anlayacağın, kendimi sıkışmış hissediyorum" gibi dilde olan bir yansımanın düşünce kökleri "zor, problem, sorun, sıkışmışlık" kelimeleridir ve bunu tekrar tekrar dile getirdiğimizde bu kullandığımız dil tekrar aynı düşünceleri zihnimize geri verir. Ve kısır döngü devam eder. Oysa konuştuğumuz dilde kelimeler aracılığıyla düşüncenin kökünü fark edip yeni baştan inşa edersek zihni de yeni baştan kurgulamaya başlarız. Örnekteki dilde yansıyan düşünceyi şöyle değiştirebiliriz: "Çözülmeyi bekleyen durumlarım var, kolay değil ama bir şekilde çözerek rahatlayabilirim". Dilimizin içinde kullandığımız kelimelerin köklerini olumlu hale dönüştürmek, hem kendimizi daha iyi hissettirir hem de zihni olumlu yönde yeniden kurgular. Böylelikle düşünce şeklimiz değişmeye başlar, anlamlar değişir, tepkiler, davranışlar değişir, sonuçlar değişir. J

Sorunlarınızın neden devam ettiğini anlamak istiyorsanız o konuyla ilgili düşüncelerinizi dile dökün. Sonra onları çözüm odaklı, olumlu kök kelimeler kullanarak değiştirin. Ve öyle yazın, öyle konuşun, zihninizde yeniden yapılansınlar. Zihnimiz yeniden yapılandırmaya müsaittir. Zaten bunu kendi başına da yapar ama çoğu zaman olumsuzca yapar maalesef. 

Evet güzel insan, bu hafta dilinde düşüncelerini gördüğün bir hafta olsun J

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin...

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

www.arzubiyiklioglu.com

instagram @arzu.biyiklioglu

www.arzubiyiklioglu.com