Kelebek

20.03.2017 Pazartesi
Kelebek 
Kızım cilt konusu açıldığında benden bahsedecek ve şunu söyleyecek : Annemin cildi çok güzeldi. Canım kızım, sana buradan sesleniyorum . Ben cildime bakıyorum ve güzel olmak için vakit ayırıyorum. Sen de yap.  Daha çok yap. 
Ama sakın kese yapma, limon sürme, bal vs. sürme.Sodayla yıkama. Limonda bulunan asit cildini inceltir, kılcal damarları artırır.  Gelecekte cilt lekesine zemin hazırlar. Bal cildinde eritem yaratır.  Cilt yumuşak olduğu için sevinirsin , aslında sönmüş, gevşemiş ve incelmiştir . Limonu çorba, salata ve midye yerken kullanmak daha faydalı olacaktır.  Bal zaten olağanüstü bir besin ve tereyağlı ekmekle birlikte yemeyi çok severim. 
Her gün onlarca insanla konuşurum. 
Beyni karmakarışık bireysel toplantıların ardından ocakta iğneyi ısıtıp sivilcesini patlatıp  " limon sürdüm, karbonatla sildim, yoğurtla maske yapmıştım " diye devam eden diyaloglar...
Kelebeklerin 150.000 kadar türü vardır. Cildimiz kelebekler kadar narin ve hassasken acaba biz yağlı, kuru, hassas, az yağlı, vs. 5-6 cilt tipinden nasıl emin olabiliyoruz? Eğer emin değilsek ortalama 5-6 cilt tipinin üzerinden bilgi sunmak ne kadar doğru olur?
Her cilt kendi özelliklerine göre milimetrik 150.000 kez ve üzeri değişime sahip olmaz mı?. 
İnsanlar hassas gözeneklerinde bulunan yağ butonlarını ve sivilcelerini sıktıklarında cilt temizliğinin yapıldığını düşünüp  mutlu oluyorlar. Bu tür tercihleri yapanların ciltlerini neler bekliyor keşke bilseniz. Peki 23 yıldır ben neyle uğraşıyorum ?Karbonatla, bilmem ne yağı ile bu işler oluyorsa bu kadar yoğun bilgi akışında meslek tercihimi değiştirmeli miyim ? O halde vazgeçmeli miyim? Bıkıp emekli mi olmalıyım ?
Ana hatlarıyla
1 – Gündemi ve cildimi  takip ediyorum. 2 kere 2 4 eder.  Evde soğan, süt var diye cilde sürmek nasıl uygun olabilir ki?
Bu kadar yağ, tuz işe yarıyorsa ben 23 yıldır hangi ciltlerle uğraşıyorum pardon yani :) Aklım almıyor.
Bu arada aklıma gelmişken yüzümüzde bulunan yağ noktalarını sıkma işlemini vida açmaya benzetirim. Vidalar gibi farklı boyutta ve derinliklerde bulunan yağ noktalarını sıkmak yerine onarmak gerekir.
Aralarındaki ortak özellik her ikisi de çok derinlere ulaşıyor. Bu vida buraya büyük gelir ya da bu vida küçük. Bu vida çok ince evet ama kalın bir vida bu olmaz diyen ustaları duymuşsunuzdur.
Tüm bu düşüncelerle boğuşurken biraz hasta ve biraz da açık kapıdan gelen soğukla üşürken  açık kapıyı kapattım ve nedense portakal suyu içmek için  mutfağa gittim ve gözüm yemek tenceresine ilişti. Tencere ağzı kapalıydı. Kapağı açtığımda içindekiler bitmiş ama kalan atıklar kurumuştu. Birden cildimin de ağzı kapalı boş tencere misali içi kuruyor demek ki diye düşündüm.  Tencere kurumuştu bence ertesi güne kadar tezgahta kalan tencere ve atıkları koku da yapar diye düşündüm. Cildime iyi bakmazsam aynı tencere misali leke de olacak, içindeki atıkların çürüdüğü gibi benim cildim de hızla yıpranacak diye düşündüm. Sonra binlerce hizmet verdiğim cilt geldi aklıma. Gayretim şu ki cildiniz için anlamlı önlemler sağlamalısınız.
Aksi halde ilerleyen zamanlarda giderek  artan gözenek, iz, leke ve kılcal damar oluşumları ile baş başa  kalabilirsiniz.
Cildimizin bakımlı kalma gerçeği cilt bakımı ile doğru orantılı seyreder.  Yılda 3-4 kez vücudunuza kese yaptırın ama yüze değil. Keseyle temizlenen cilt üzerinde daha çok çil ve lekelenme olmaktadır. 
Cildin yenilenmesi için deri katmanların gerçek değerleri belirlenir ve kişiye uygun bakım yapılır.
Bu uygulamalar yaşam boyu olmazsa olmazlar arasında bulunmalıdır. 3 ay ara ile yılda 4 kez ideal olanıdır.
Kış, yaz demeden 1 yıl içinde yaptıracağınız 4- 6 seans yoğun yenileme işlemleri  cildi yeniler ve besler. 
Cildinize uygulanan size özel bakım sayesinde cilt altı onarımınızı gerçekleştirmenizi öneririm. 
 
Gülümseyin 
 
Sevgi ve saygıyla kalın
 
Uz: Estetisyen 
 
Şafak Özer