Kadınların estetik yanılgıları

Cinsiyet ayrımcılığı yapıyorum sanılmasın ama yıllar içinde gördüğüm kadarıyla kadınların bazı estetik konularında yanlış anladıkları bazı şeyler var. Erkeklerin böyle belirgin bir şekilde yanlış anladıkları bir konu aklıma gelmiyor, ama kadınların bazı konularda çok vahim yanılgıları var. Bu yüzden bu konuda derli toplu bir yazı yazmak istedim. Çok uzun bir yazı olmayacak. Şu yazacaklarım gerçekten kafamı karıştırıyor. Kadınlar bu yanılgılara nasıl düşüyor anlamıyorum..

---

Beni en çok şaşırtan konu, bacak estetiği için başvuran bazı kadınların bacaklarını yukarıdan aşağı (ayak bileği dahil) dümdüz, aynı kalınlıkta istemeleri. Bu gerçekten çok garip. Hasta bu isteğini söyleyince "yani bacaklarınızı soba borusu gibi yukarıdan aşağı aynı kalınlıkta olsun istiyorsunuz, öyle mi?" diye sorduğumda "evet" diyorlar. Ben kulaklarıma inanamayarak defalarca farklı şekillerde soruyorum, yanlış mı anladım acaba diye. Hayır, kadın net olarak bacaklarını yukarıdan aşağı dümdüz, soba borusu gibi istediğini söylüyor. Bu istekle gelen bazı kadınlara "Siz sütun gibi bacak lafını yanlış anlamışsınız. Kadın bacağı yukarıdan aşağı aynı kalınlıkta olursa göze hiç hoş gelmez." dedim. Gördüm ki, bu düşüncem doğru! Bazı kadınlar gerçekten "sütun gibi bacak" lafını yanlış anlamışlar. Yukarıdan aşağı dümdüz, aynı kalınlıkta, antik roma tapınaklarının sütunları gibi bacak istiyorlar. İnanılmaz! Bu arada bu yazının bir mizah yazısı olmadığını belirtmek istiyorum. Bu yazdıklarım tamamen gerçek. İnanılmaz, hatta trajik! "Sütun gibi bacak" lafını yanlış anlamışsınız dediğim ilk hastamın yüz ifadesini hala aynen hatırlıyorum. Bana "makbul bacak öyle değil midir?" diyerek ciddi ciddi soran bakışlarla bakmıştı. Bu hastalara anlatamıyorum; kadın vücudunun feminenliği kıvrımlarından; bazı bölgelerin yuvarlak ve dolgun, bazı bölgelerinin ince ve narin olmasından kaynaklanır. Hatta ayak bileğine halhal takılması bu yüzdendir. Ayak bileği ince ise halhal daha güzel durur, ayak bileğini narin gösterir. Hastalarıma bazı mankenlerin fotoğraflarını gösteriyorum. Bacakların üst kısmı kalın ama dümdüz değil, kalçadan aşağı indikçe inceliyor. Diz çevresi ince. Dizden aşağı baldır kısmı narin bir kavisle dolgunlaşır, ayak bileği yine incedir. Hastalarıma cam kola şişesini hatırlatıyorum. Kıvrımlı şekilli bu şişe, kadın vücudundan esinlenilerek şekillendirilmiştir. Hastaya "siz şimdi böyle kıvrımlı değil, teneke kutu kola gibi dümdüz, aynı kalınlıkta bir bacak mı istiyorsunuz?" diye sorduğumda bazen "evet aynen öyle" cevabını alıyorum. Bu gibi hastaları ameliyat etmedim. İstedikleri ameliyatı yapsam ve odun (yada soba borusu... yada tapınak sütunu) gibi bacaklar yapsam eminim memnun olmayacaklar. Bu hastalar eminim başka kliniklere başvurmuştur.. Çok ilginç gerçekten.

Haberin Devamı

---

Haberin Devamı

Bir de meme ucu çevresinde sivilcelerden şikayet eden kadınlar var. Bu hastalar meme başı çevresini çevreleyen "sivilcelerin" alınması için başvuruyor. Bu sivilce dedikleri aslında tıpta "montgomery tüberkülü" denen yağ bezcikleri. Bu bezler meme ucunu koruyan ve nemlendiren, ayrıca meme ucuna hafif koku veren yağ kesecikleridir. Tamamen normal bir anatomik oluşum yani. Bazı kadınlarda çok belirgindirler, bazısında ise neredeyse hiç fark edilmez. Yine de kadınların kendi vücutlarını tanımamaları bana ilginç geliyor. Meme ucu çevresinde böyle ufak çıkıntılar olduğunu nasıl bilmezler anlamıyorum. Kendisinde montgomery tüberkülleri belirgin olmayabilir ama yine de bunun normal bir anatomik yapı olduğunu bilmeleri gerek diye düşünüyorum.

Haberin Devamı

---

Bir de yüzündeki tüm çizgilerden, nasolabial oluktan ölesiye korkan, bu çizgilerin tamamen "yok edilmesini" isteyen kadınlar var. Bakın, şurasını netleştirelim: normal anatomik yapılarla, yaşlılık belirtilerini ayırt edelim. Öncelikle şunu belirteyim; yüzün doğal görünmesi için yüzün estetik ünitelerinin arasındaki sınırları bozmamak lazım. Estetik ünite dediğimiz şey, yüzün normalde ayrı ayrı algılanması gereken bölgeleridir. Mesela göz çevresi. Mesela ağız çevresi. Mesela elmacık kemiği bölgesi. Bu bölgeler (estetik üniteler) arasında doğal sınırlar vardır. Mesela göz ve göz çevresi ile üst çene arasında gözaltı çizgileri vardır. Ağız çevresi ile yanak bölgesi arasında ise meşhur nasolabial oluk bulunur. Bu çizgiler (çizgi derken, aslında sınır anlamına geliyor) yüzünüzün doğal görünmesi için olması gereken doğal çizgiler "sınırlar"dır. Yaşlılık belirtisi değildirler! Burayı en iyisi büyük harfle yazayım da aklınıza kazınsın: "YÜZÜN DOĞAL GÖRÜNMESİ İÇİN YÜZÜN ESTETİK ÜNİTELERİNİN ARASINDAKİ DOĞAL ÇİZGİLERİN (SINIR ÇİZGİLERİ YANİ) OLMASI GEREKİR. BUNLAR YAŞLILIK BELİRTİSİ ANLAMINA GELMEZ! ZATEN DOĞAL YAPILARDIR!" Ama bazı hastalarımız maalesef yüzlerindeki tüm çizgilerin "yok edilmesi" için başvuruyor. Bakın, tüm çizgilerin yok edilmesi başka, yaşlılık belirtisi olan çizgilerin silikleştirilmesi başka. Gözaltında hafif çizgiler olsun, normaldir; ama burada çukurluk oluşmuşsa, çizgiler artmış ve gözkapağında sarkma varsa, bu artık yaşlılık belirtisidir. Estetik ameliyatla, dolgu enjeksiyonu ile düzelir. Nasolabial oluk hafifçe varsa bu normaldir. Ne zaman ki yanakların sarkması sonucu bu oluk derinleşir, yüze asık, yorgun bir ifade vermeye başlar, işte o zaman estetik müdahale yapılabilir. Burada lafım, yüzünde hiç bir yaşlılık belirtisi olmadığı halde tüm bu olağan estetik ünitelerin sınırlarını "sildirmeye" gelen kadınlara. Bu olağan sınırlar silinirse yüzünüz sun'i görünür. "Estetikli" görünürsünüz. Bazen hastalara bu durumu anlatamıyorum.

---

Bazen de hasta zaten estetik ameliyat ya da estetik uygulama ile yapılabilecek (hedeflenen) durumda gelip bizden estetik uygulama yapmamızı istiyor. Mesela alnında hiç bir çizgi yok, kaş çatma çizgileri yok, kaşları kalkık, kaz ayağı çizgileri yok; ama gelmiş botulinum toksin enjeksiyonu yaptırmak istiyor. Bunun hastaya hiç bir faydası olmayacağını, bir fark yaratamayacağımızı, zaten görüntüsünün botulinum toksin yapılmış gibi olduğunu söylüyoruz. Aldığımız cevap şu: "Bütün arkadaşlarım botoks yaptırdı, ben neden yaptıramıyorum?" Bu hastaya botoks yapmak ticari anlamda başarılıdır. Sonuçta hasta parası cebinde, botoks yaptırmaya kararlı gelmiş; ama tıbbi olarak bir fayda görmeyecek, çünkü botoksun yapacağı bir fayda yok hastada. Hasta zaten botoks yaptırmış gibi.. Bir keresinde yine böyle yüzü mermer gibi dümdüz, kaşları kalkık bir bayan geldi ve "herkes yaptırıyor, neden ben yaptıramıyorum" diye söyleniyor.. Durumu anlatmam fayda etmedi, fotoğraflarını çektim ve botoks uygulamasını yaptım. Aradan 2 hafta geçti, hasta geri geldi. "Botoks yaptınız ama hiç bir faydasını görmedim" diyor.. Fotoğraflarını çektim, öncesi, sonrası fotoğraflarını yan yana koydum. "Ben size demedim mi? Zaten botoks yapılmış gibi bir yüze botoks yaptırırsanız ne bekliyorsunuz? Hiç bir faydası olmaz." dedim.. Bu "bile bile lades"tir. Doktorunuz uyarıyorsa kulak verin, haklı olabilir.

---

Op. Dr. Oytun İdil

www.peniscerrahisi.com

www.kozmetikcerrahi.com

oytunmd@gmail.com

0 533 5690649

0 505 2965569