Plastik cerrahi ve vücut algı bozukluğu

06.03.2017 Pazartesi

Yüzünüzde, cildinizde çıkan minik bir lekeye ya da sivilceye çok mu taktınız? Yada hiç kimsenin gör(e)mediği yüzünüzdeki minik bir çukur gece uykularınızı mı kaçırıyor? Saçlarınızın son zamanlarda dipleri görünmeye başladı, tutam tutam dökülüyor ama bunu kimse fark etmiyor mu? Burun şeklinizi hiç beğenmiyor bu yüzden dışarı bile çıkmak istemiyor musunuz?  Bu gibi sorular sizin de kafanızda varsa ve evet diyorsanız sizde vücut algı bozukluğu olabilir.

Yapılan bir araştırmaya göre yüz bölgesinde plastik cerrahi operasyonu geçiren her 10 hastadan birisinde,  burun, deri, saç, göz veya ciltteki basit bir  fiziksel  kusurunu abartarak daha farklı ve ciddi algılamasına neden olan bir akıl sağlığı problemi var; fakat plastik cerrahi  doktorları bunun pek de farkında değil. Araştırmalar plastik cerrahların, bu rahatsızlığı olan vakalardan ancak %5 ini teşhis edebildiğini ortaya koydu. Bu rahatsızlığın adı, “beden algı bozukluğu” ya da “vücut dismorfik sendromu” (body dysmorphic syndrome) … Bu sendroma sahip en önemli kişiler arasında, geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden, yılalr içinde geçirdiği pek çok estetik cerrahi operasyonuyla bambaşka bir yüz ve cilde sahip olan, Michael Jackson örnek olarak verilebilir. Bu hastalık, burun, deri, saç, cilt, göz gibi vücut yapılarında olabilen, gerçekte çok küçük kusurların hastanın gözünde büyütülmesi olarak tarif edilebilir. Biz plastik cerrahların pratik hayatında bu tür hastalara sıkça rastlamak olası. Fakat bizler tam olarak bize başvuran hastaların ne kadarında bu rahatsızlığın var olduğunu anlayamıyoruz; bu tür hastaların farkına varabildiklerimiz çok küçük bir oranı tutuyor ve yakalama oranlarımız çok zayıf. Yapılan çalışmalar beden algı bozukluğu olan vakaların, yaklaşık ¾ gibi büyük bir oranının plastik cerrahlara kozmetik operasyonlar için başvurduğunu göstermiş. Bu hastaların 10 tanesinden yaklaşık 6 tanesi de “derdine” derman olmak için gereksiz cerrahi işlemler yaptırıyor.

Bu araştırmada, 11 ay içinde 3 cerrahi merkezde yüzle ilgili operasyonlar yaptırmak isteyen 600 hasta sorgulanmış ve kendilerine verilen anketle vücut algı bozukluğuna  sahip olup olmadıkları araştırılmış. Bu araştırmada anketi cevaplayanların %10 unda bu rahatsızlık tespit edilmiş. Fakat bunların içinde sadece %4 kadar bir oranı, plastik cerrahlar tarafından şüphelenilmiş ve bu probleme sahip olabilecekleri düşünülmüş.

Plastik cerrahlar, genel olarak bu hastalarda problemlerine “dokunulduğunda” hastaların iyi hissedeceklerini, cerrahi işlemler yapıldığında hastanın kusuruna olan aşırı takıntısını giderebileceklerini;  yani bir anlamda onları tedavi edebileceklerini düşünmekteler. Fakat bu hastalar operatör doktorları görüntüleriyle ilgili takıntıları konusunda kandırabiliyor. Vücut dismorfik sendromlu hastaların çoğunluğu “keşfedilmekten” hoşlanmıyor. Eğer doktor tarafından keşfedildiklerini fark ederlerse ortamdan kaçıyorlar .Vücut algı bozukluğu olan hastalar genel olarak çok zeki ve bazen bu anketleri yanlış doldurdukları ya da doldurmadıkları da görülmüş.

Hasta doktor arasındaki ilişkinin etik olarak gizliliği, hasta hakları,  bu hastaların fark edilmeden pek çok cerraha gidebilmelerini, adeta bir “doktor alışverişi”ne çıkar gibi gezinerek operasyon olmak için “birisini” bulmalarını sağlıyor. Bazen hastanın gördüğünü plastik cerrah olarak bizim göremediğimizin belirtiyoruz. Bazen de hastanın istediğini verecek kadar iyi olmadığımızı söylüyoruz. Vücut algı bozukluğuna sahip hastaların nazikçe reddedilmesi önemli.

Plastik cerrahların çalışma hayatlarında hastalarına kolayca uygulayabilecekleri bu basit anketlerin hastalara vermeleri çok önemli. Aksi durum, önemli ve basit bir teşhis olanağının kaçırılması anlamına gelebilir. Bu tür hastalar kesinlikle hiçbir şeklide opere edilmemeli ve bu konuda deneyimli pskiyatristlere refere edilerek tedavi olmalarına yardımcı olunmalı.