Papatya Somer PembeNar Yayın Yönetmeni Tüm Yazıları

Tipik bir kadın ne zaman gider?

 

Aldatıldığında?  

Aşağılandığında?

Sıkıldığında?

Daha iyisini bulduğunda?

 
Erkeklere göre kadınları elde tutmanın en iyi yolu “para ve sadakat”.
 
Sokakta gezerken 300 tane erkeği kolundan tutup çevirsek ve sorsak…” Sence bir kadını elde tutmanın yolu nereden geçiyor?” vereceği cevap belli; 
 
1. Sadık olacaksın, gözün dışarıda olmayacak, yanından geçen mini etekli kadına bakmayacaksın…
2. Pahalı hediyeler alacaksın, önemli günleri unutmayacaksın, arada çiçek alacaksın, para sıkıntısı yaşatmayacaksın….
 
Hııhıı evet canım aynen öyle…
 
Para; bir kadını şımartmak, hayatını kolaylaştıracak imkanları ona sunmak, tatlı jestler yapmak konusunda kullanabilecek kolaylaştırıcı bir etkendir, ancak asla bir kadını elde tutmak için tek başına işe yaramaz.
 
Sadakat; bir kadını huzurlu kılacak, güvende hissettirecek bir edep göstergesidir ancak asla bir kadını elde tutmak için tek başına işe yaramaz.
Yani… bir kadının karşısına geçip; “seni hiç aldatmadım ve ne istediysen aldım” diyorsa bir erkek, konuyu hiç anlamadı demektir.
 
Bir kadını elde tutmanın yüzeysel unsurlar ile başarılabildiğini düşünen adamlara bir kadını kaybetmesine sebep olan durumları anlatmak gerekiyor ki, kadınları elde tutmak için garip bir çaba içine girmek yerine standart davranmayı başarabilsinler.
 
Kadınlar nasıl erkeklerden koşarak kaçıyor?
 
 
İlgili olayım derken “sülük” olmak
Elbette ilgiyi seviyoruz. Her insan gibi. 
Önemsediğimiz şeylerin önemsenmesini, tatlı iltifatlar almayı, sevildiğimizi hissetmeyi, bir yere girerken kapımızın açılmasını, kahvemizi sütlü içtiğimizin bilinmesini, aşk mesajları almayı seviyoruz ama bütün bunların bir dozu olmalı. 
Her cümlenin başına “aşkım” yazmak, sanki kadın engelliymiş gibi onun yerine her işe atlamak, iltifatları havada uçurmak, ağzına beslemek, hediyelere boğmak kadında şöyle bir fikir oluşturuyor; “Bu adamın eksik bir yanı mı var da benim gözümü boyamaya çalışıyor?”….
 
 
Komik olayım derken “cıvık” olmak
“Kadınlar komik erkekleri sever” klişesi tamam güzel, ama komik olacağım diye dakikada 2 espiri yapmak neyin nesi? 
Komik olmanın ve espiri yapmanın zeka ile doğru orantıda olduğunu düşünürsek bu klişe lafın asıl sebebinin de bu olduğunu anlarız. Kadınlar zeki erkekleri tercih ediyorlar, komik olmak uğruna kendini gülünç duruma düşürenleri ve yaptığı sulu şakanın sonunda kendi kendine gülen erkekleri değil!
 
 
Kollayıcı olayım derken “gardiyan” olmak
Kadını kanatları altına alıp ona güvende hissettirmenin yolu ağırbaşlı bir hakimiyetten geçer. Etrafındaki insanlara kış kış yapıp, eleştiriler yağdırıp, onu değiştirmeye çalışıp, arkadaşları ile tanıştığında kaşının birini havada tutmaktan, çevresine ve kadına “O benim artık!” tadında mesajlar vermekten geçmez. 
 
Kadının bir hayatı, bir geçmişi, bir sosyal çevresi  olduğunu idrak edip, saygı duyup, ona zarar verecek olduğunu öngördüğü durumlar konusunda nazikçe, sevgi ile uyarmak ile olur kollayıcı olmak. 
“Şu saatte evde ol, onunla görüşme, bu eteği giyme” gibi cümleler babasının cümleleri olabilir ancak, sevgilisinin değil….
 
 
Sahipleneyim derken “paranoyak” olmak
“Seven adam kıskanır” mantığından yola çıkarak araştırmacı bir gazeteci edasında dolanmak, her hareketi sorgulamak, sosyal medya hesaplarını kurcalamak, telefonunu karıştırmak, geçmişini eleştirmek, etrafındaki herkesi kıskanmak gibi davranışlar erkeğin kendine olan güveni ile ilgili ciddi bir sorun yaşadığını hissettiriyor kadına. 
Kadınlar kendinden emin erkeklere saygı duyuyorlar ve bu tip erkeklere aşık oluyorlar. Sürekli onu kaybetmekten korkan ve bu konuda paranoya yapan erkeklere değil…
 
 
Bağlı olayım derken “bağımlı” olmak
Sadakat ve bağlılık bir ilişkinin temel taşlarını oluşturuyor. Ancak “Senden başkasını gözüm görmüyor” derken, annesinin kuyruğu dibinde gezen ördek gibi davranıp “sen yoksan ben bir hiçim” mesajını vermenin de alemi yok. 
 
Her günü, her saniyeyi yan yana geçirmek, kendi başına plan yapmamak/yapamamak, kadın her istediğinde kendi planlarını iptal edip kadına koşmak, kadının bir işi veya planı olduğunda sürekli “sıkıldım”, “ne zaman geleceksin”  , “ seni seviyorum, özledim” gibi mesajlar yollamak, istemediği bir şeye bile sırf kadın istiyor diye “peki” demek erkeği kadının gözünde “bana bağımlı oldu” duruma sokuyor ve bu da ona duyduğu saygıyı yok ediyor. Kendi başına da bir hayatı olmayan erkekler ne yazık ki kadınlar tarafından bir süre sonra istenmeyen erkek listesine alınıyor.
 
 
Hayal kurdurayım derken “vaatçi” olmak
Birlikteliğin ileri dönemleri ile ilgili hayaller kurmak ve planlar yapmak çok güzel. Hiçbir ilişki bitecekmiş gibi düşünülerek başlamaz. Ancak kadınlar ayakları yere basan hayalleri severler. Kısa vadeli hedefler ve ulaşılabilir hayaller kadının erkeğe olan inancını ve güvenini arttırır. Bir kadına asla yapamayacağı bir sözü veren ve bu davranışını sürekli vaat durumuna çeviren adam kadın gözünde “boş vaatçi” durumuna düşmekten kurtulamaz. Kadınlara sürekli söz vermek yerine yapılması gerekeni doğru zamanda yapmak gerekiyor.
 
Kadını kaybetmek aslında çok kolay değil, kazanmakta öyle. Meziyet yıpratmamakta. 
İçi boşalmış bir ilişki, ruhunu kaybetmiş bir kadın, mutsuz ve gergin bir adam, sonu gelmeyen tartışmalar… ne gerek var.
 
Hayat kısa arılar vızıldıyor… ;)
Hazır bahar gelmişken… aşık olun şekerler
 
Papatya Somer