Ufulie Dogano / İç Mimar, Art Direktör ve Bilirkişi Dekorasyon Gıybeti Tüm Yazıları

Wall carpet

Bu hafta sizler için itinayla, bir zamanlar yaşam alanlarımızda duvara yapıştırdığımız hatta çivilediğimiz afiş, poster gibi dekor süsü verilmiş olgudan örnekleri inceledim. Sıkı durun ve şaşırmayın lütfen!

Hatırlarsak; duvar kilimleri diye bir furya vardı bir ara… Hemen hemen her evin salonunda değerli bir tablo gibi muamele gören kilim, üst iki köşesinden çivi ile duvara sabitlenirdi. İlginç olan ise asılış şekliydi. İşin ironisi ise sergilenen duvarın onda biri kadar yer tutmayışı bir yana evdeki diğer eşyalar ile uyumsuzluğuyla beraber duvarda kilim fikrini ve trendini çok önceden istemeyerek de olsa yakalamış olmamız. Sanki herkesin hatırlayabileceği en çok uygulanan örnek sol üstte...

Komşularımızın salon duvarlarında sık gördüğümüz, zamane duvarlarımızı süsleyen en popüler kilim; "tedirgin halde su içen geyikler" temalı kilim, sizce de özel bir ilgiyi hak etmiyor mu bu yazıda?

Ve en az onun kadar popüler olan ‘bilardo oynayan köpeklerin olduğu duvar kilimi’.

O dönem vakitler, kıraathane denilen sosyal mekânlarda tüketilirdi. Kabul ediyorum, yalnızca erkeklerin kabul edildiği bir mekândı kıraathane. Bu mekânlarda duvar kilimlerinin en bilinen örnekleri kadar en farklı temalılarını da görme şansımız yüksekti.

Bir de bilardo salonları vardı. Bilardo sporu ve hayvan sevgisi ile beraber bir duvarda bütünleştirdiğimiz dekor unsuru kilim teması. Ne diyeyim artık bilemedim. Takdir sizlerin.

Bu arada o dönem duvarı süsleme merakımız tabii ki bitmedi. Gazete ve dergilerin bir ara poster, afiş dağıtma furyaları vardı. Hemen hemen her basılı yayın ya milli takım ya da popüler sanatçıların tam sayfa afişlerini ek olarak hediye verirdi. Peki, bizler ne yapardık acaba bu dikey 50 x 70 ebatlarında hediye eki sayfasını?

O dönem bizzat yaşamışlara sorduk ve anıları ortak filtreleyince bakın neler çıktı neler…

Film ve sanatçı afişleri o dönem özellikle ergen çocukların saplantı haline getirdiği, yine dekor süsü verilerek odalarına sele bant(şeffaf bant),koli bandı ya da siyah renkte elektrik bandı ile duvara astığı dekoratif nesne imiş. ve öyle bu tutkuymuş ki bu uğraş… elektrik bandının duvar boyasını kaldıracağını ve ebeveyninden de bir araba dolusu laf işiteceğini bildiği halde bir dönemin vazgeçilmeziymiş.. Tabii, o döneminafiş veya posterleri günümüzdeki gibi basılı bir ticari ürün nesnesi değilmiş. Bazen gazete sayfası bazen dergi kapağı’da poster olarak kullanabiliyormuş.

En popüler afişler ise Yılmaz Güney’den Orhan Gencebay’a, Ferdi Tayfur’dan Müjde Ar’a, Ahu Tuğba’dan Hülya Avşar’a, oradan hoop Kemal Sunal’a çeşitlenen yüzleri ile film afişlerine kadar uzarmış…

Batsın Dünya film afişlerinden -1975. Çok fazla şaşırmayın, çünkü o yıllar bırakın photoshopu, bilgisayar bile hayatımızda yoktu. Bu gün illüstratördediğimiz, resim yeteneği olan kişiler veya karikatür çizerleri tarafından özenle çizilerek veya fotoğraf üzerinden düzenleme yapılarak hazırlanıyordu afişler.

Başka örnekler ise...

Bir zamanlar ‘ses’ dergisinin sponsorluğunda pozlar veren hülya Avşar.

Ergen ya da yetişkin ergenlerin vazgeçilmez kadın ikonlarından ‘Müjde Ar’ posteri.

 

Sevgili pembenar okuyucuları, Güzel bir hafta sonu dileğiyle ve görüşmek dileğiyle şimdilik hoşcakalın :)