Sadece 8 Mart’ta Kadının Yeri ve Değeri Konuşuluyor

08.03.2018 Perşembe

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlama mesajlarına çok tepkiliyim. Zaten 8 Mart bir kutlama değil, anma günüdür. Bu günü de ticari diğer günlere benzetip, anlamsızca çarpıtmanın hiç gereği yok. Geri kalan günlerde kadın dövülebilir, ezilebilir, hırpalanabilir, tecavüz edilebilir öyle mi? Kadın kim ki? Evde otursun, çocuk baksın, çalışmasın üretmesin, düşünmesin, konuşmasın, gülmesin…

Neden mi Tepkiliyim?
Her gün ülkemizde sektirmeksizin en az 2-3 kadın şiddete, tacize, tecavüze ve hatta cinayete maruz kalıyor. Tek bir gün ile kadının toplumdaki yerini, süslü sözlerle geçiştirerek tüm bu sorunlarını yine görmezden gelip, pembe yalanların ardına sığınmamız isteniyor. Erkek egemen zihniyet böyle istiyor diye safça kutlama mesajlarıyla yüreklerimizi mi soğutalım bugün? Ne dersiniz?

Kadınlar sosyal hayattan uzaklaştırılarak, cehaletin pençesine kurban ediliyor. Çünkü kadın bilinçlenirse, toplum bilinçlenir, gelecek bilinçlenir. Diledikleri biçimde toplumu yönlendiremeyecekleri korkusuna kapılan kimi çevreler, bu yüzden büyük endişe taşıyor da onun için. Tam da bu yüzden kadınlardan korkuyorlar da onun için. Korku arttıkça kadına karşı yapılan şiddet de artıyor farkında mısınız?

Konda’nın Türkiye’de yaşayan kadınlar üzerinde yaptığı araştırmasına göre; 14 yaş üstü 31 milyon kadının 20 milyonu evde hiç bir şekilde üretmeden, sosyal hayata karışmadan boş boş oturuyor. Bunların %78’i sadece nefes alıp, tüketmeyi, hazır yemeyi ve yaşamının tek kurtuluşu olarak gördüğü yolla evlenip, çocuk doğurmayı hedefliyor. Gönüllü biçimde kolaycılığı seçmiş kadınların da bu sayılara katkısı insanı düşündürüyor ve oldukça üzüyor elbette. Geleceğimiz için, ülkemiz için ne kadar kara ve acı dolu rakamlar. Bu korkunç tablo her geçen gün erkek egemen toplumda “kadının yeri” denilen alanı daha da daraltıyor...

Çare ne mi? 
Kız çocuklarınızı prenses gibi değil, kitap okuyan, düşünen, sorgulayan, üreten, çalışan ve kendi ayakları üzerinde durarak, kimseye muhtaç olmadan dimdik yaşamayı başaran, geleceğin güçlü kadınları olarak yetiştirin. Erkek çocuklarınıza, kız çocuklarınızla arasında hiçbir fark ya da üstünlük olmadığını söyleyin ve onlara kadınlara saygı duymayı öğretin. Başka türlüsü ile kadının toplumdaki yeri ve kurtuluşu mümkün olamaz.

Kadının; tacizden, tecavüzden ve cinayetten uzak, kendi istediği ve seçtiği hayatı özgürce kimseye hesap vermeden yaşaması demek, dünya kadınlar gününü her gün yaşıyor olması demektir. 

F. Nur ŞEN

İçerik Sihirbazı ve İletişim Danışmanı

https://www.instagram.com/f_nur_sen/