Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

1
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

G.Saray’ın çöküşü - Serhat Ulueren (Vatan)
 
G.SARAY son 30 dakikayı 11’e 10 oynuyor ve 85’te Sinan’ın 3 adımdan atamadığı pozisyon dışında net gol fırsatı yoksa, Sneijder oyundan alınıp Tolga gibi IQ’sunun çok düşük olduğuna inandığım bir kalas oynayıp Josue, Rodrigues kenarda oturuyorsa, Bruma gibi hızlı bir adam kanatlar yerine ortada oynatılıyorsa, 4 aydır ligde oynamamış Cavanda en kritik maçta sahaya sürülüyorsa ben Tudor’u değil dün, sabahlara kadar sorgularım, hesap sorarım.
 
SEN istediğin kadar bu takımı koştur ama bana taktik dehanı da göster be Tudor. Büyük hayal kırıklığıdır Tudor.
 
MAÇTAN bir gün önce Nazifoğlu, “Cavanda’yı almamız büyük hata. Bize Cavanda’yı Riekerink aldırdı, pişmanız” gibi laflarla hem eski hocanı bo.layıp hem camiana şirinlik yaparsan ters köşeye yatırırlar seni. Öğrendim ki Tudor, Nazifoğlu’nu sevmiyor ve takımda istemiyor. Nazifoğlu’nun zaten takımla beraber Trabzon’a gitmemesi, eleştirdiği Cavanda’yı Tudor’un inatla oynatması bu ikilinin nefretini ortaya koymuyor mu? Net ortada; yeni sezonda Tudor da olmayacak, Nazifoğlu da.
 
YAZIK ÇOK YAZIK!
 
BEN, G.Saray’ın ne oynadığını anlamış değilim. Fizik olarak Trabzon, ezdi geçti. Yanal hayatının en rahat galibiyetlerini G.Saray’dan alıyor. Karşısında böyle hocalar olursa Yanal elbette yıldız olur. Maç 1-0 olmuş rakip belli ki kapanacak. Çıkarsana Tolga’yı, alsana Bruma ve Rodrigues’i açıklara. Koy defansa Semih ve Sabri’yi, 2. yarıya başla Josue ile. Ama bunları düşünecek teknik adam yok ki kulübede. G.Saray artık büyük takım değildir. Beşiktaş’a evinde, Trabzon’a içerde dışarıda, F.Bahçe’ye Kadıköy’de, Başakşehir’e evinde yeniliyorsan kim diyebilir ki G.Saray büyük takımdır diye?
 
YAZIK... Çok yazık. 25 milyon sevdalısı olan, bir zamanlar Avrupa’yı titreten G.Saray bu başkanı ve yönetimi yüzünden kupalardan atılıyor ve Özbek halâ koltukta oturuyor. Sadece o suçlu değil. Bir gün gelecek G.Saray’ı bu hale getirenler hesap verecek ve tarihten de silinip gidecek.

2
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri
Kusursuz Fırtına - Oktay Derelioğlu (Takvim)
 
Trabzonspor her hafta üzerine daha da fazla koyarak oynuyor. Galatasaray maçında da mükemmel mücadele ettiler.
Her futbolcu 2 kişilik mücadele etti.
Bu mücadeleyi yaparken futbolun gerçeklerinden asla vazgeçmiyorlar.
Topu kapmak için müthiş bir mücadele veriyorlar. Bunu yapmak için tabii ki müthiş bir kondisyonunuz olacak. İyi çalışacaksınız. 90 dakika böylesine mücadele etmek gerçekten ciğer işi... Ersun hocayı kutlamak gerekir. 2. yarı çok iyi çalışmışlar.
Maça gelince... Trabzonspor 2-0'ı bulduktan sonra farkı daha da fazla artırabilirdi. Biraz da kendini geri çekti. Aslında coşkulu taraftarı arkasındaydı.
Kontrolü elinden bırakmadı.
Uğur Demirok'un atılmasıyla birlikte maç sadece Trabzonspor sahasında oynandı.
 
ÜÇÜNCÜ BİTİRİR
 
İşte bu dakikadan itibaren Galatasaray'ın vereceği reaksiyon önemliydi. Ama ben bir fark göremedim. Sanki iki takım da 11'e 11 oynuyordu.
Koskoca Galatasaray takımı gol pozisyonu üretemedi.
Yazık! Gerçekten çok yazık.
Operasyon şart. Formanın değerini bilmeyen oyuncular var. Unutmadan Türk futbolu büyük bir yıldız kazanmak üzere...
Trabzonspor akademisinden yetişen Yusuf Yazıcı, yine iyiydi.
Bir topu direkten döndü bir de gol attı. Alkışı hak etti.
Trabzonspor bu futboluyla, Fenerbahçe ve Galatasaray'ı geçer sezonu 3. sırada tamamlar. Hiç şüpheniz olmasın...
 
MAÇIN EN iYiSi TRABZONSPOR
Yine takım halinde müthiş oynadılar.
 
MAÇIN EN KÖTÜSÜ SNEIJDER
Büyük maçta sorumluluk almalıydı.

 
 
3
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

Bir Yanal klasiği -  Tayfun Bayındır (Milliyet)
 
Görünen o ki, üçlü savunma sistemi Igor Tudor’un başına çok işi açacak... Hem kanat bekleri hem de stoperleri daha dörtlü savunmayı doğru-dürüst yapamazken defansın tamamı hava topu almakta belki de tarihinin en beceriksiz dönemini geçirirken Igor Tudor tuttu bu takıma üçlü savunmayı zorunlu kıldı... İşte dün gördük; daha önce hiç yanyana oynamamış Cavanda, Semih, Carole üçlüsü yaptıkları hatalarla maçı Trabzonspor’a daha ilk yarıda bıraktılar...
 
Tudor’un ısrarı sadece şuana kadar ki kayıpları değil, sezon sonu daha da fazlalarını getirecek gibi... Hadi üçlü savunma ile çıktın, peki dünkü önde oynayan beşliye ne demeli? Galatasaray ya da Tudor, Trabzonspor’dan öylesine korkmuş ki, üç değil tam sekiz kişi ile savunma yaptı... Oysa, üçlü savunma sisteminin amacı güçlü koşan, çift taraflı oynayabilen beşli orta saha ile daha fazla hücum etmektir... Ne zaman ki Sneijder ve Linnes çıktı, yerlerine de Josue ve Rodrigues girdi işte o zaman sistem doğru işlemeye başladı. Ancak atı alan Trabzonspor çoktan Florya’yı geçmişti bile...
 
Trabzonspor çok hak ederek, çok da izleyene keyif, taraftarına mutluluk vererek bu üç puanı kazandı. Ersun Yanal nihayet istediği gibi bir yapıyı oluşturmuş... Yüzde yüz olmasa bile dün izlediğimiz takım bir Ersun Yanal takımı olmuş... Ne zaman baskı yapacaklarını ne zaman ve kime karşı çoğalacaklarını ne zaman taktik faul yapacaklarını öğrenmişler... Öğrendiklerini de iyi derecede sahaya yansıtıyorlar... Her iki gol de bu teoriden pratiğe geçmenin en güzel özelliklerini taşıyordu. Ne var ki, taktik faul yapma olayını sıradan bir uygulamaymış gibi sürekli hale getirenler var... Onları bu konuda uyarmak gerek... Her hakem Halis Özkahya gibi töleranslı olmaz... Aksi durum Uğur Demirok’ları çoğaltır...
 
Pereira, Yusuf, Castillo ve Olcay dün gerçekten çok öne çıktılar... Elbette oyundan erken düşmesine rağmen Okay’ın ve N’Doye’un çabalarını da gözardı etmemek lazım... Trabzonspor’un özeti şu; geç açıldılar ama tam açıldılar... Şimdi daha önce burun kıvırdıkları Ersun Yanal’a destek zamanı... Ama öyle kerhen değil... Bir beraberlik ya da mağlubiyette unutulacak türden olmamalı bu destek... Yanal’a verilecek, “Tam destek” bu Trabzonspor’u ligin ilk dördüne taşır, gelecek sezon şampiyon adayı yapar...
 
Galatasaray, dünkü kayıpla şampiyonluğa tıpkı Fenerbahçe gibi erken veda etti. Şansı yok mu? Elbette matematiksel olarak var... Ama bunun için mucize gerekir... Galatasaray mucize hakkını çoktan kullandı...
4
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

Yanal'ın takımı işte bu -  Cemal Ersen (Milliyet)
 
Ersun Yanal’ın Galatasaray maçına geçen haftanın yıldızı N’Doye ile başlama kararı, taktik hamleden çok net bir mesaj içeriyordu: “Çalışan, mücadele eden, takıma katkı sağlayan formayı alır.”
 
Gol atarsın, atamazsın. Önemli olan, senden isteneni verip veremediğin. Senegalli oyuncu ligin ikinci yarısındaki performansıyla Yanal’ın en güvendiği isimlerden biri olmuştu. O da şimdi kendisine inanan hocasına fazlasıyla karşılığını veriyor. Dün akşam rolantide giden maçın düğümünü çözen N’Doye oldu. 90 dakika inanılmaz bir özveri ile oynadı.
 
Trabzonspor skor üstünlüğünü ele geçirdikten sonra özellikle orta sahada rakibe uyguladığı müthiş baskıyla hemen her topun sahibi oldu. Galatasaray’ın şaşkınlıkla izlediği pas trafiği ilk yarı bitmeden ikinci golü getirebilirdi. Okay ile başlayan, Onazi ile devam eden ve Yusuf Yazıcı’nın direği bulan son vuruşu, ev sahibi takım adına şanssızlıktı.
 
Oyunun bu bölümünde takım olarak savunmayı ve hücumu doğru hamlelerle yöneten Trabzonspor da özellikle sağ kanatta Mas, ortada Okay ve Onazi, sol kanadı çok etkili kullanan Castillo dikkat çeken isimlerdi.
 
Trabzonspor’un dominant görüntüsü Galatasaray’ın etkili olması beklenen silahlarını da adeta kilitledi. Sneijder, Podolski, Yasin ve Bruma sahada kayboldu. Igor Tudor’un o agresif takımından eser yoktu.
 
Galatasaray’ın oyuna ortak olabilmesi için takım olarak reaksiyon göstermesi gerekiyordu, ancak ikinci darbe yine Trabzonspor’dan geldi. Müthiş bir hücum organizasyonu ve Yusuf Yazıcı’nın klas vuruşu tribünleri ayağa kaldırdı.
 
Lakin hesapta olmayan bir kırmızı kart, Trabzonspor’da tüm planları değiştirdi. Uğur’un beş dakika arayla gördüğü iki sarı sonrası bordo-mavililer kalan bölümü bir eksik ve sıkıntılı tamamlamak zorunda kaldı. Uzatmalar dahil yaklaşık 35 dakika direnç göstermek kolay değildi. Çünkü yiyeceğiniz bir gol, bu tip mücadelelerde beklenmedik sürprizlere yol açabilirdi.
 
Şunu net söyleyelim, Trabzonspor ligin ikinci yarısında takım olarak inanılmaz bir yardımlaşma ve paylaşım içinde. Gerektiğinde sahada kaç kişi kalırsa kalsın kenetleniyor, örnek bir mücadele sergiliyor.
 
Ersun Yanal’ın yaratmak istediği, görmeyi arzuladığı ve her hafta üzerine koyarak doğru yolda ilerleyen Trabzonspor’un, sezon sonuna kadar ligin en renkli ve keyif veren figürlerinden biri olacağı kesin.
 
5
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

Suçlu Tudor! - Osman Şenher (Milliyet)
 
Eminim Trabzon maçının faturası Tudor’a kesilecek. Böyle düşünenler bana göre büyük hata yaparlar. Galatasaray takımı ortada. Kalitesi belli. Bu takım Riekerink döneminden daha çok koşuyor, daha çok pres yapıyor, daha arzulu ve istekli bir ekip. Ama ne yaparsan yap bundan fazlasını yaptıracak bir teknik direktör dünyaya daha gelmedi. Sarı-kırmızılıların sorunu teknik direktörde değil, futbolcularda.
 
İki tane en önemli oyuncuyu ele alalım. Güya takımlarının beyni. Biri Sneijder, diğeri Selçuk. Hollandalı futbolcu epey kilo almış. Bir şeyler yapmak istiyor ama öyle takımını sırtlayacak, iyi şutlar çekip, iyi paslar verecek konumda değil. Gelelim Selçuk’a... Sneijder olmadığı zaman duran toplarda ve penaltı atmakta başarılı. Bunun haricinde takımına hiçbir katkısı yok. Trabzon’a baktığım zaman Castillo ve Yusuf Yazıcı’nın yaptıklarını sarı-kırmızılılardaki bu iki isim yapamıyor.
 
Tolga Ciğerci’den bahsetmek bile istemiyorum. Belki ilerde kendisini geliştirebilir. Ama şu an Cim Bom’a ilaç olacak ne yeteneği var, ne de kapasitesi. Eren Derdiyok’un olmadığı yerde Podolski kendini kral zannediyor. Takımına katkısı sıfır.
 
İki net penaltıyı atladı
 
Yasin’i gözümüzde çok büyütmeyelim. Öyle çok büyük, yıldız futbolcu falan değil. Yetenekleri kısıtlı, iyi niyetle mücadele eden bir çocuk. Bu kadarını yapabiliyor. Kızsan da, bağırsan da daha fazlası mümkün değil. Carole’a inşallah Avrupa’dan bir kulüpten transfer teklifi gelir de gider. 35 yaşındaki Hakan Balta’ya razıyım. Arkasına öyle top kaçırıyor ki rakip, Fransız futbolcunun olduğu mevkiyi otobana çeviriyor.
 
Linnes oynamaya oynamaya daha fazlasını yapamıyor, öz güvenini kaybetmiş. Tudor’u herkes ‘Neden Ahmet Çalık’ı oynatmadın’ diye eleştirecek. Ahmet sakat. Bu hafta Florya’da iki kere idmana çıktı. Ağrıları var, hocasına oynamak istemediğini söyledi.
 
Rodrigues, Bruma, evet belki ilerde iyi futbolcular olacak. Ama kesinlikle kimseyi bu futbolcular yanıltmasın. Daha 20 fırın ekmek yemeleri lazım. Pişmeleri için çok zamana ihtiyaç var. Sinan Gümüş’ü de bu kategoriye koyuyorum.
 
Sonuçta Trabzonspor Ersun Yanal ile toparlanmış, iyi top oynuyor, iyi mücadele ediyor. Tribünlere 34 bin taraftar geliyor. Takımın özgüveni artmış. Onazi, Okay, Castillo, Yusuf, Olcay bunlar hep iyi futbolcular. Bordo-mavililerin bu galibiyet serisi devam eder.
 
Son sözüm de hakem Halis Özkahya’ya... Galatasaray’ın yüzde 100 iki penaltısını vermedi.
6
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

Rezalet! - Bahri Havadır (Vatan)
 
EĞER Josue, G.Saray’ın umudu olmuşsa, Cavanda’dan inanılmaz bir performans bekleniyorsa sadece savunma oynayan bir defanstan harikalar bekliyorsanız üstüne üstlük futbol aklınızı İstanbul’da bırakmışsanız bu son kaçınılmaz oldu. 
 
10 kişi oynayan rakibi önünde doğru dürüst tek bir organize atak bile geliştiremedi G.Saray. Sinan bomboş kaleye atamayınca güldüm. 
 
DAHA ÇOK ACI!
 
LUKAS Podolski çoktan fişi çekmiş! ‘Nasıl olsa Japonya’ya gidiyorum’ havasında. Sneijder’in de ondan farkı yok. Bir tek G.Saray’da Muslera var, gerisi Allah’a emanet.
 
RIEKERINK’İN staj döneminden sonra Tudor da bir şeyler öğretmeye çalıştı ama topu ayağına alan ne yapacağını bilemedi. Selçuk birazcık çaba gösterdi o kadar. G.Saray, oyun içerisinde ne kadar yanlışlar yaptıysa Trabzon da o kadar doğrular yaptı. Sarı-kırmızılıların bu çöküşünün sorumlusu elbette G.Saray yönetimi. 
 
HİÇ vakit geçirmeden önümüzdeki yılın planlamasını yapmalılar. Hatta Levent Nazifoğlu’nun dediği gibi şampiyonluklara oynayan takım kurmalılar! Yoksa daha çok acılarla daha çok yaşlı gözlerle bu G.Saray seyredilir.
7
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

Trabzon'un sırrı Mas ve Pereira - Levent Kalkan (Milliyet)
 
Trabzonspor'daki büyük gelişimin sebeplerini sorsalar bana; ilk sıraya Ersun Yanal ve yeni stadı, ikinciliğe Mas'ı, üçüncü basamağa Olcay'ı, dördüncülüğe Yazıcı'yı, beşinci sıraya Pereira'yı yazarım...
 
Yanal ve yeni stadın 2017'de elde edilen başarıdaki payı ortada. Mas, Olcay, Yazıcı ve Pereira'nın performansları da alkışa değer...
 
Ancak ben özellikle Mas ve Pereira'nın takımın bütün çehresini değiştirdiğine inanıyorum. Savunmanın iki kenarı iki ustaya teslim edildikten sonra Trabzonspor adeta sınıf atladı ve zamanla taşlar yerine oturmaya başladı. Gökhan Gönül-Caner Erkin misali onların çift yönlü katkısı olmasa Trabzonspor bu kadar hızlı ve sağlıklı biçimde ayağa kalkamazdı...
 
Mas-Pereira ikilisi Galatasaray karşısında da hem defansif hem ofansif görevlerini başarıyla yaptı. Mas savunmada Yasin ve Bruma'ya karşı geri adım atmazken hücuma katıldığı anlarda Castillo'ya ciddi destek oldu. Pereira, Sneijder'in derin pas tehdidi yüzünden fazla hücuma çıkamadı ama defansta kolay kolay geçit vermedi.
 
N'Doye'un golünde Castillo'nun takibi ve vuruşu başrolü oynadı. Yazıcı'nın farkı ikiye çıkaran golünde ise Pereira-Olcay işbirliği vardı. Trabzonspor 2-0'a kadar hücumu da savunmayı da bir bütün halinde yapmaya çalıştı ve bunda da başarılı oldu.
 
Tudor'un yeniden dizayn etmeye çalıştığı Galatasaray savunması her iki golde de sınıfta kaldı. İlk golde Castillo'nun bomboş bırakılması kabul edilebilir cinsten değildi, faturası da golle kesildi. Sarı-kırmızılı savunmacılar, Yazıcı'nın golünde de yaprak gibi savruldu. Olcay'ın pasında Yazıcı ve N'Doye'un Muslera ile karşı karşıya kalması savunmada yapılacak daha çok iş olduğunun belgesi gibiydi.
 
Trabzonspor 49'da 2-0'ı yakalayınca kalan uzun süreyi düşünerek kalesinde erken bir gol görmemek adına skoru korumaya çalıştı. Tribünlerden yükselen, "üç, üç" ve "oley" sesleri ise onları ileriye değil, geriye doğru itti adeta...
 
Tudor'un yaptığı Rodrigues, Josue ve Sinan hamleleri Galatasaray'ın baskısını daha da artırdı fakat Trabzonspor 10 kişiyle de olsa iyi savaştı ve sarı-kırmızılı takımın iştahla aradığı gole izin vermedi.
 
Geleceğin temellerini atmaya başlayan Ersun Yanal bu yolda kararlı biçimde devam etmeli.
 
Geleceği kurtarması için Galatasaray'ın başına getirilen Tudor ise savunmada acilen 4'lü düzene dönmeli. Hele hele Cavanda'da yaptığı gibi kesinlikle şapkadan tavşan çıkarmaya çalışmamalı. Yeniler goller savunma kaynaklı olduğuna göre yanlışı başka yerlerde aramamalı.
8
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

Sıradaki gelsin - Aksal Yavuz (Milliyet)
 
Ligde şampiyonluk iddian sıfırın altında eksi! Lig ikincisi olup Şampiyonlar Ligi’ne gitmen de mümkün değil! Türkiye Ziraat Kupası’ndan da erken terhis olmuşsun! Elde kaldı; ligi 3’nücü ya da 4’ncü bitirmek...
 
Tüm bunlara rağmen ülkenin dört bir yanında ikamet eden Trabzonsporlular havadan-karadan Trabzon’a çıkarma yapıyorlarsa, Trabzon ve çevre illerde ikamet edenler işi gücü bırakıp stada koşuyorlarsa bu Trabzonspor’u ne kadar çok sevdiklerinin ve Trabzonspor’un geleceğinden ne kadar umutlu olduklarının en büyük işaretidir! Ülkenin birçok stadı sinek avlarken, Medical Park Arena’da 41 bin kişi, dile kolay... Zemin cillop gibi, insanın içinden kuzu olup yayılası geliyor!
 
Ve ilk derbi..
 
Trabzonsporlular Mas ve Pereira’yı kuş sütü ve üzüm kurusuyla beslemeli. Adamlar Trabzonspor’un sigortası! Geçmek için pasaport lazım! Rakibi durdurmak bir yana, takımı atağa kaldırıyorlar. Kalitelerini anlatmaya gerek yok, şekil a ve b’de görülüyor..
 
Genç Yusuf’un ölü topa can verdiği ana (23.Dak.) dek ne Trabzonspor’un ne de Galatasaray’ın kaleyi bulan şutları yoktu. Kilitlenen her maçta olduğu gibi; fitili Yusuf’un adrese yolladığı topa vuran Castillo ve son dokunan iki haftanın formda adamı N’Doye. Sahi bu N’Doye’ya ne oldu... Aslında bir şey olduğu yok da, takım oynayınca ona da arkadaşlarına ayak uydurmak, rakibi hataya zorlamak ve topu oyunda tutmak düşüyor. İlk yarının kırılma anı, Yusuf’un direkten dönen bir topu var ki, genç Yusuf’un da aklı o pozisyonda kalmış olacak ki, ikinci yarının hemen başında sol ayak içini resmen konuşturdu... Bu çocuğu izlemek hakikaten büyük keyif. Hele Olcay ağabeysiyle yardımlaşmaları; izlemeye görülmeye değer...
 
Trabzonspor 10 kişi kaldıktan sonra, bordo mavili oyuncular iyi alan kapattılar, iyi mücadeleler ettiler, görevini yapmayan oyuncu yoktu. Dokuz hafta yenilmemeleri de tesadüf değil.
 
Özetle, dün gece Medical Park tribünlerinin “dik oynayın” tezahüratlarına, bordo mavili futbolcular da 2-0’lık galibiyetle rakiplerine “sıradaki gelsin” der gibiyiler...
9
Trabzonspor - Galatasaray maçının ardından yazar görüşleri

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ