Tüp bebek (Embriyoloji) laboratuvarında hangi işlemler uygulanıyor?

Kadın Hastalıkları, Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Zehra Onar Şekerci Tüp Bebek Laboratuvarında uygulanan işlemleri sizler için anlattı.

11.05.2018 Cuma Güncelleme : 11.05.2018-14:02 Cuma

Herhangi bir sorun tespit edilemeyen veya kadın ve/veya erkeğe ait nedenlere bağlı olarak belli bir süre korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebe kalamayan çiftler tüp bebek tedavisine başvurmaktadır. Kadın Hastalıkları, Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Zehra Onar Şekerci Tüp Bebek Laboratuvarında uygulanan işlemleri sizler için anlattı.

Gerek tedavi protokollerindeki yenilikler gerekse laboratuvar teknolojisi ve kaliteli embriyo gelişimini desteklemeye yönelik laboratuvar malzemelerindeki gelişmeler gün geçtikçe tüp bebek tedavisinde başarıyı arttırmakta ve birçok çiftin çocuk sahibi olmasına olanak sağlamaktadır.

Tedavi aşamasındaki çiftler yumurta toplanacağı güne kadar her türlü gelişmeyi tedaviyi yürüten doktor ile beraber konuşup gözlemleyerek bilgi sahibi olurken başarının belki de en önemli aşaması olan embriyoloji laboratuvarındaki işleyişle ilgili olarak meraklarını yeterince giderememektedirler.

“Peki, yumurta ve spermin başına laboratuvarda neler geliyor?” sorusu pek çok çiftin merak ettiği bir konudur.

Klasik IVF (tüp bebek) yapılacaksa yumurtalar ayıklanmadan ve her bir yumurtanın etrafına belli yoğunlukta sperm konularak spermin kendisinin yumurtayı döllemesi hedeflenir. Ancak biz günümüzde daha çok mikroenjeksiyon (ICSI) dediğimiz ve her bir yumurtanın içine bir adet spermin embriyolog tarafından enjekte edildiği yöntemi kullanmaktayız. Bu şekilde döllenme başarısı çok daha yüksek olmaktadır.

Mikroenjeksiyon (ICSI) yapılacak çiftlerde yumurta ve spermin işleme hazırlık aşamaları şu şekildedir:

Kadından toplanan yumurtalar granulosa hücreleri denilen bir hücre topluluğu tarafından sarılmıştır. Yumurta toplama işleminden sonra yumurtalar inkübatör denilen özel muhafaza ortamında belli bir süre bekletilerek yumurtalara laboratuvar ortamına alışması ve olgunlaşma fazı için süre tanınmış olur. Bu süre ortalama 1-2 saattir (yumurtalara dölleme işlemi yapılmayıp direkt yumurta olarak dondurulacaksa beklememek ya da süreyi minimuma indirmek daha başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olur).  

Toplanmış olan yumurtalar mikroskop altında embriyolog tarafından etrafını sarmış olan granulosa hücrelerinden arındırılır, ayıklanır ve kaliteleri /olgunluk dereceleri değerlendirilir. Germinal vezikül (GV), Metafaz I (M1) ve Metafaz II (M2) denilen olgunluk derecelerine göre yumurtalar ayrıştırılır. Sperm ile döllenmeye hazır olan yumurta M2 yumurtadır ancak başarı oranı daha düşük olsa da M1 yumurtalara da dölleme işlemi yapılabilmektedir. Mikroskop altında ayrıca yumurtaların iç yapısının durumuna(parlak/granüllü/vakuollü vb..) , polar cisimciğinin yapısına bakılarak kalite hakkında bilgi sahibi olunur.

Kadının yumurtası toplanırken hastanın eşinden de sperm örneği alınır. Sperm örneğinin mikroenjeksiyon işlemi için hazırlanmasında farklı yöntemler mevcuttur. Klasik olan yıkama ve gradient denilen yöntemlerin dışında özellikle son dönemlerde spermlerin genetik yapısındaki hasar derecesine göre ayrılmasını sağlayan mikroçip yöntemi başarıyla uygulanmaktadır.

Sperm çip uygulanırken spermler üzerinde klasik yöntemlerde başvurulan ve spermde travma yaratabilecek aşamalar yoktur. Ve sperm örneği akışkan çipe uygulanarak sperm DNA hasarı olan spermlerin DNA hasarı olmayan ya da çok az hasar olan spermlerden ayrışması sağlanmış olur.

Embriyo gelişimi sürecinde döllenme oranı ve beşinci gün yani blastokist dediğimiz rahme tutunma aşamasındaki embriyo sayısının daha çok erkeğin spermine bağlı olduğu bilinmektedir. Çip yönteminde sağlam DNA’ya sahip olan spermler embriyolog tarafından yumurtaları döllemek için kullanılır ve bu şekilde gerek embriyo sayısı gerekse embriyo kalitesinde ve beşinci gün yani blast aşamasına ulaşacak embriyo sayısında yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir.

Embriyoloji laboratuarında aynı gün işlem yapılan hastalarda karışıklık olmaması ve sonuçları oldukça travmatik olabilecek yanlışlıklara sebebiyet verilmemesi adına özel güvenlik önlemleri alınmakta, barkodlama sistemi kullanılmakta ve bir hastanın işleminin yapıldığı ortamda işlem bitene kadar başka bir hasta işlemi yapılmamaktadır.