YAZAN, YÖNETEN VE ÇİZEN

13.04.2018 Cuma

Ümit Ünal, Türkiye sinemasında yazan ve yönetenler arasında hep beğendiğim bir isim oldu. Sinema yolculuğunda ‘Teyzem‘ gibi kült olmuş bir filmden en son imza attığı ‘Sofra Sırları‘na dek, kadın karakterleri öne çıkaran ve kadın hikayeleri anlatan filmlerini kıymetli buldum. Üstelik sanat sinemasıyla ana akım arasında bir yerde durması da, bana göre Ünal filmlerinin bir başka özelliği. Belki de bu yüzden Türkiye’deki festival jürileri Ünal‘ın son filmi ‘Sofra Sırları’nı göz ardı ederken, yine aynı sebepten, yani festival filmi olarak anılması dolayısıyla vizyonda da hak ettiği seyirciyle buluşamadı. Şimdiyse ‘Sofra Sırları‘, İstanbul Film Festivali‘ndeki ulusal yarışma filmlerinden biri olarak yolculuğunu sürdürüyor.

‘Kuşlar, Yüzler ve Diğer Şeyler’

Neyse ki, sanatın farklı kollarında kendini ifade etmek mümkün. Senarist, yönetmen ve yazar olarak izlediğim Ümit Ünal‘la bu kez ‘Kuşlar, Yüzler ve Diğer Şeyler‘ başlıklı sergisi dolayısıyla buluştum. Daha önce ‘Bana Göre Kıyamet’ adlı romanındaki dijital çizimlerin kendisine ait olduğunu biliyordum. Bu sergideyse, desenleri ve sulu boya işleri yer alıyor. Hasan Ali Toptaş‘ın ‘Gecenin Gecesi‘ ve Mehmet Yaşin‘in ‘Abuk’ adlı kitapları için yaptığı çizimler de, eserleri arasında. Sergi, Beyoğlu‘nda İstanbul Concept Galeri‘de mayıs başına kadar görülebilir.

Şimdilik daha özgür bir alanda, desen ve çizimleriyle mutlu gözüken Ünal, bir yandan da ‘Bana Göre Kıyamet‘ adlı romanını filme çekmek için görüşmeler yapılıyor. Yani Ümit Ünal cephesinde üretim devam ediyor.

SANAT İZMİR’DEN YÜKSELİR

Hafta sonu yolumuz İzmir’e düştü. Uzun zaman sonra bir araya geldiğimiz Erhan Gölbey’in önerisiyle, yeni bir bölge olarak yapılandırılan Bayraklı’daki kültür sanat faaliyetlerine tanıklık etme fırsatı bulduk.

Üç yıl önce kapılarını açan ve danışma kurulu başkanlığını Doğan Hızlan’ın üstlendiği Folkart Gallery‘de dünya çapında bir sanatçı olan Ivan Marchuk‘un ‘Düşsel Detaylar‘ başlıklı sergisi ve Folkart Academy’de devam eden tiyatro, bale ve modern dans faaliyetleri, gezimizin en sürprizli anları oldu.

Ukraynalı ressam Ivan Marchuk, ‘Yaşayan 100 Dahi Sanatçı’dan biri olarak biliniyor. 9 Mart‘ta Folkart Gallery‘de başlayan sergisi de bugüne kadar Türkiye’deki en kapsamlı sergisi olarak kayda geçiyor. Açılış için İzmir‘e gelen sanatçı, sanatının amacını insanlara zevk vermek olarak ifade ediyor. Nitekim eserlerini satmamayı tercih ediyor. Aileden gelen dokumacılık geleneğini yansıttığı pliontanizm ve boyaları yumurta akıyla karıştırarak yarattığı özgün teknikleriyle, eserleri bir daha unutmamak üzere aklımızda yer ediyor.

Ivan Marchuk ile 12’inci süreli sergisini gerçekleştiren Folkart Gallery’de ‘Düşsel Detaylar‘, 20 Mayısa kadar ücretsiz olarak görülebilir. Bu arada açık havada sergilenen modern sanatın en önemli temsilcilerinden Meksikalı sanatçı Jorge Marin’in heykelleri,galeriyle akademi arasında şık bir geçiş anlamında ziyaretçileri ağırlıyor. Sergiyi gördükten sonra Folkart Academy‘deki öğrenci seçmeleri ve tiyatro sınıfına kısacık da olsa dahil oluyoruz. Volkan Severcan‘ın sanat yönetmenliğini üstlendiği akademide, bir nevi konservatuvar yapılanması ve disiplini içinde ücretsiz olarak sanat eğitimi veriliyor. Aynı akşam Erhan Yazıcıoğlu ile sahneleyecekleri ‘Çehov Kabare‘ öncesinde sohbet ettiğimiz Severcan, heyecanla akademi olarak hedeflerini anlatıyor ve gençlere bir yol açmak için çalıştıklarını söylüyor. Öğrencileriyle eylüldeki İzmir Fuarı için de hazırlandıklarını haber veriyor.

Yazarın Önceki Yazıları