YİNE, YENİ, YENİDEN

09.04.2019 Salı

Sevdiğimiz mekânlar takviyelerle yeniden gündemimize giriyor.

Biliyorsunuz, Buz’la tanıdığımız, daha sonra Bebek’teki Daire 1 ile de takip ettiğimiz Lal Dedeoğlu, Fenix’i kendi dokunuşlarıyla başka bir kitleye daha sevdirdi.

Artık her cumartesi akşamüstü Fenix’te uzun zamandır İstanbul gece hayatında çok da görmediğimiz, özlediğimiz isimlerle birlikte erken saatlerde eğlenmek mümkün.

Ayrıca Fenix’te canlı caz performanslı akşam yemekleri de ses getiriyor.

Şimdi ise Fenix kadar üst katındaki, yeni müdavim mekânı 11/2 de konuşuluyor.

11.2, aslında geceye hazırlık noktası olarak planlanmış.

Adından da belli olduğu gibi 23.00’te açılıyor, eğlence 02.00’ye kadar devam ediyor.

Giriş arka kapıdan, ortam küçük ve samimi.

Daha ne isteriz?

Geceye devam etmek isteyenler ise soluğu Bebek’teki Angie’de alıyor. 

Hatırlatalım, Fenix mayısta Yalıkavak Marina’daki yazlık yerine geçecek.

Pera’da taze kan

Bir döneme damga vuran Nupera’nın yerinde uzun zamandır hazırlıklar devam ediyordu.

Şimdi Alcoholoco’nun kurucuları, Loco de Pera ile karşımıza çıktı.

İyi kokteyller, iyi müzik ve şef İsmet Saz danışmanlığında mutfağıyla...

Haftanın her günü 12.00-02.30 arası açık.

Denemekte fayda var!

Teknoloji aşkında son nokta

En son H&M’in ünlü moda tasarımcılarıyla yaptığı iş birliklerinde böyle bitmek bilmeyen kuyruklar görmüştüm mağaza önünde.

Alışveriş çılgınlarının depar atarak ve hatta birbirini dirsekleyerek öne geçip istedikleri kıyafetlere kavuşmaları acayip bir manzara.

Bir yandan dayanamayıp merakla izliyorsunuz, bir yandan da alışverişten, tüketim çılgınlığından soğuyorsunuz.

Geçen hafta sonu da benzer bir manzara İstinye Park’ta Huawei’in Türkiye’deki ilk mağazasının açılışında yaşandı.

İzdihamı gördüğünüzde sanırsınız telefonları ücretsiz dağıtıyorlar.

Oysa öyle bir şey yok.

Ekonomik durum nasıl olursa olsun, teknoloji meraklıları hiçbir şeye aldırmadan en son teknolojinin peşinde koşuyor.

En yeni ürün daima kazanıyor. 

Bu 5 filmi izleyin!

İstanbul Film Festivali 16 Nisan’a kadar devam ediyor.

Programda 45 ülkeden 186 film var.

İşte festivalde kaçırmamanız gereken 5 film:

1- Bay Jones: 2017’de ‘İz’ ile Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı kazanan Agnieszka Holland, efsanevi Galli gazeteci Gareth Jones’un hayatını, Jones’un 1933’te Stalin döneminde Harkiv’e giderek tüm engelleme çabalarına rağmen Sovyetler Birliği’ndeki gerçek durumu haberleştirme çabalarını anlatıyor. Jones’un George Orwell’le görüşmesinin de yazarın Hayvan Çiftliği romanının esin kaynağı olduğu söyleniyor.

2- Hangi Kadın: Fransız yönetmen ve oyuncu Safy Nebbou’nun ödüllü yazar Camille Laurens’in romanından uyarladığı film, Juliette Binoche’un harika performansıyla öne çıkıyor. Sosyal medya çılgınlığının ve sanal dünya algılarının gerçek hayatı nasıl etkilediğini anlatıyor.

3- Oray: Almanya’daki Türk toplumundan bir kesiti ele alıyor, yönetmen Mehmet Akif Büyükatalay uyum sorunları yaşayan genç bir erkeğin hayata tutunma çabasını anlatıyor. 2019 Berlin En İyi İlk Film ödülünü kazandı.

4- Canavarlar: Berlin Film Festivali’nde Forum bölümünde ilk gösterimini yaptı. Film, geleneksel sevgi anlayışına meydan okuyarak evli bir çifti 24 saat boyunca izliyor. Ödüllü kısa filmci Marius Olteanu’nun ilk uzun metrajlı filmi üç bölümden oluşuyor.

5- Eşanlamlılar: ‘Anaokulu Öğretmeni’ ile tanıdığımız yönetmen Nadav Lapid’in son filmi, 2019 Berlin Altın Ayı ödülünü kazandı. İsrail’den Paris’e göç eden ve kimliğini tamamen reddeden bir adamın hikâyesi.

Yazarın Önceki Yazıları