Cem Kılıç

Cem Kılıç

cem.kilic@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı (OECD) tarafından yayımlanan, "OECD İstihdam Görünümü 2018" başlıklı yeni rapor, Türkiye'nin de aralarında olduğu OECD ülkelerinde ekonomik büyümenin toparlandığını ve bazı ülkelerde işsizliğin düşük seviyelere gerilediğini ortaya koyuyor. Diğer taraftan, rapora göre ücretler açısından bir durgunluk söz konusu. OECD raporunda, ülkelerin bu döngüyü kıramaması halinde ekonomik toparlanmaya ilişkin inancın azalabileceği ve işgücü piyasasındaki eşitsizliğin genişleyebileceği yönündeki endişe dikkat çekiyor.

Haberin Devamı

İstihdam % 61.7'ye çıktı

OECD İstihdam Görünümü 2018 Raporu, OECD bölgesinde 15-74 yaş grubundaki kişiler için istihdam oranının 2017 yılı sonu itibarıyla yüzde 61.7'ye ulaştığını gösteriyor. Buna göre, 2008 ekonomik krizi öncesine kıyasla ilk kez daha yüksek düzeyde istihdam yaratılmış durumda. Yani, OECD ülkelerinde bugün kriz öncesi döneme göre çok daha fazla sayıda iş sahibi olan insan söz konusu. Raporda, OECD ülkelerinde ortalama istihdam oranının 2018 yılı sonunda yüzde 62.1 ve 2019 yılının dördüncü çeyreğinde de yüzde 62.5'e ulaşması öngörülüyor.

Raporda yer alan bir başka sevindirici gelişme de işgücü piyasasında dezavantajlı gruplar arasında en büyük iyileşmenin yaşlı çalışanlar, küçük çocuk sahibi anneler, gençler ve göçmenler açısından gerçekleşmiş olması.

İşsizlik oranı düşüyor

OECD bölgesi işgücü piyasası işsizlik oranları itibarıyla değerlendirildiğinde, işsizliğin çoğu ülkede küresel ekonomik kriz öncesi seviyeye yakın veya söz konusu seviyelerin altında olduğu görülüyor. Dahası, raporda ABD, Japonya, Avustralya ve Euro Bölgesi'nde iş ilanlarının rekor seviyelere ulaştığı da ifade ediliyor. Raporda yer alan tahminlere göre, OECD bölgesindeki ortalama işsizlik oranı 2018 yılı sonunda yüzde 5.3 ve bir sonraki yıl ise 5.1 seviyesine gerileyecek.

İş güvenliğine dikkat

Diğer taraftan, rapora göre işgücü piyasasında iş kalitesi ve iş güvenliği açısından mevcut riskler önemini korumaya devam ediyor. Bununla birlikte, çalışma çağındaki nüfus içindeki yoksulluk oranı artıyor. Raporda, söz konusu grup açısından 2015 yılı itibarıyla yüzde 10.6 olan yoksulluk oranının, on yıl öncesinde yüzde 9.6 seviyesinde olduğuna dikkat çekiliyor.

Haberin Devamı

Ücret seviyesi

Raporda üzerinde önemle durulan hususlardan biri de ücret seviyelerindeki artışta görülen durgunluk. Bu anlamda, OECD bölgesinde ücret artışları küresel ekonomik kriz öncesi döneme göre oldukça durgun seyrediyor. 2017 yılı sonunda OECD bölgesindeki nominal, yani parasal ücret artışının, on yıl öncesi ile kıyaslandığında sadece yarısı düzeyinde kaldığı görülüyor. Daha da endişe verici olan husus ise yaşanan ücret durgunluğunun en üst ücret grubunda yer alan çalışanlara kıyasla düşük ücretli çalışanları daha fazla etkiliyor olması. Son yıllarda ücret geliri elde edenler arasında en yüksek yüzde 1'lik grubun emek gelirlerinin, ortalama ücret düzeyinde çalışanlarınkine göre çok daha hızlı arttığı bir eğilim söz konusu.

Kadın-erkek eşitsizliği

Bu yılın raporunda, işgücü piyasasındaki cinsiyet eşitsizliğinin kadın ve erkeklerin kariyeri boyunca nasıl geliştiği de analiz edilmiş. Rapora göre, erkekler ve kadınlar arasındaki yıllık ortalama emek gelirindeki fark önemli ölçüde azalmış olsa bile, OECD genelinde kadınların yıllık emek geliri, erkeklere göre ortalama yüzde 39 daha düşük düzeyde. Bu durum, işgücüne katılımdaki cinsiyet farklılıkları, çalışılan saatler ve çalışılan saat başı kazançlardaki farklılıkların bir yansıması. Rapora göre, cinsiyetler arasındaki kazanç farkının büyük bir bölümü kadınların kariyerlerinin ilk yarısında ortaya çıkıyor.

Haberin Devamı

İşsizlik tek hane

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan 2018 dönemi Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, işsizlik oranı uzun bir aradan sonra tekrar tek haneli rakamlara geriledi. Söz konusu dönem itibarıyla yüzde 9.6 seviyesinde gerçekleşen işsizlik oranı, bir önceki yıl verisi (yüzde 10.5) ile karşılaştırıldığında, neredeyse bir puanlık bir azalışa denk geliyor. Bu da işgücü piyasası açısından sevindirici bir gelişme. Genç nüfustaki işsizlik oranı (yüzde 16.9) da bir önceki yıl (yüzde 19.8) ile kıyaslandığında yaklaşık 3 puanlık bir düşüş söz konusu. Özellikle gençlere yönelik istihdam teşvikleri ile genç girişimcilerin desteklenmesine ilişkin düzenlemeler işgücü piyasası verilerine yansıdığında, gençlerimiz açısından daha iyi sonuçlar ile karşılaşabiliriz.