Dilara Koçak

Dilara Koçak

bilgi@mezurasaglik.com.tr

Tüm Yazıları

Diyabet, hem ülkemizde hem de dünya üzerinde en sık karşılaşılan metabolik hastalıklardan birisi. Son zamanlarda sosyal medya üzerinden de diyabetle ilgili çok soru gelince ben de hem bilgilerimizi tekrar hatırlayalım hem de son gelişmelere göz atalım istedim.

Vücudumuzun temel enerji gereksinimi için doğru karbonhidratlar gerekir. Glukoz, beyin ve diğer organlar için enerji kaynağıdır. Yalnız hücrelerin bu glukozu kullanabilmesi için insülin hormonuna ihtiyaç vardır. İnsülin hormonu pankreasta üretilir ve kandaki glukozu hücrelere götürür. Böylece kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur.

Eğer insülin hormonu vücutta yeterli derecede bulunmazsa, glukozun hücrelerin içine girerek enerji olarak kullanımı da mümkün olmayacaktır. İnsülin yokluğundaysa kanda glukoz birikir. İşte bu olayın gerçekleşmesi diyabet yani kandaki şekerin yüksek olması olarak isimlendirilir.

Haberin Devamı

Dost bakteriler: Probiyotikler

Probiyotiklerin bağırsaklar ve sağlığımıza olan faydalarından bahsediyoruz ama bu yıl bu konuyu çok daha fazla konuşacağız. Bağırsaklarımız artık ikinci beynimiz ve vücudumuzun en büyük bağışıklık sistemi organı olarak adlandırılıyor. Orada yaşayan ve sağlığın geliştirilmesinde önemli rol oynayan dost bakterilere ihtiyacımız var. Probiyotiklerin sağlık yararları sadece bağırsaklarla da sınırlı değil. Kolesterolün azaltılması, cilt ve ağız sağlığı, hatta kilo kontrolünde de etkili olabiliyorlar.
Probiyotikler, hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet için önem taşıyor. Çalışmalar bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak diyabet gelişme riskinin azaltılabileceğini söylüyor. Florida Üniveristesi’ndeki araştırmacılar, probiyotiklerin Tip 1 diyabetin başlamasını önleyebileceğini veya erteleyebileceğini ortaya koydu. Daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulsa da düzenli probiyotik alımı, bağırsaktaki bağışıklık sistemini destekleyen hücrelerin sayısının artmasına yardımcı oluyor ve insülin duyarlılığını artırıyor.

Eğer diyabete yatkınlığınız varsa veya diyabet hastasıysanız beslenmenize daha çok özen göstermeniz ve kendinize iyi bakmanız gerekiyor. Kişiye özel programlar, hem diyabet riski taşıyanlar hem de diyabet hastaları için çok önemli. Her diyabetli için ortak bir beslenme programı mümkün değil.

Bu maddelere dikkat!

Haberin Devamı

- Basit şekerden ve bunu içeren besinlerden uzak durun.

- Karbonhidrat içeren besinleri tek başına tüketmemeye özen gösterin, yanına süt, yoğurt, peynir veya badem, fındık, ceviz gibi protein kaynağı olan besinler eklemek, kan şekerini kontrol altına almanıza yardımcı olabilir.

- Çok uzun saatler aç kalmayın ve üç ana öğünü atlamayın.

- Meyvelerin suyu yerine kendisini tüketmeye özen gösterin, çünkü meyveler aynı zamanda lif içerir ve bu sayede kan şekerini daha yavaş yükseltir.

- Meyve tüketirken porsiyon ölçülerine de dikkat edin Karbonhidrat içerdikleri için fazlası kan şekerinizi kontrol altına almanızı zorlaştırabilir.

- Beyaz ekmek yerine tam buğday, tam çavdar ekmeği; pirinç yerine bulgur tüketmeye çalışın. Tam tahılların tüketimine özen gösterin.

- Haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketmeyi ihmal etmeyin.

- Haftada en az iki kez balık yemeye özen gösterin.

- Etlerin görünür yağlarından ve çok fazla doymuş yağ içeren besinlerden mümkün olduğunca uzak durun.

- Diyetinizde, avokado, Hindistan cevizi, badem, fındık gibi farklı yağ kaynaklarını bulundurun.

- Yoğurt, kefir ve pancar gibi probiyotik besinleri beslenmenize ekleyin.

- Gün içinde en az 2-2.5 litre su
içmeye özen gösterin.

Haberin Devamı

- Öğünlerinizde mutlaka protein kaynağı besinlere yer verin.

- Düzenli egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirin.