Fuat Bol

Fuat Bol

fuat.bol@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Kalabalık bir iş adamları gurubu ve yine kalabalık bir gazeteci ekibiyle, Cumhur-başkanımızın Afrika seyahatine refakat ettik.

Cezayir, Moritanya, Senegal ve Mali’yi kapsayan ziyaretler, geçen hafta boyunca sürdü.

Gördüklerimize şaşırmadık ama doğrusu bu kadarını da beklemiyorduk.

Asırlar boyu ezilen, horlanan, enva-i çeşit işkencelere tabi tutulan, madde ve manasıyla bütünüyle sömürülen Afrikalı, hala aynı boyunduruk altında inim inim inletiliyor.

60’lı yıllarda sözde bağımsızlıklarını kazanmışlar ama bu, yalnızca kağıt üzerinde…

Haberin Devamı

Müstevlilerin engizisyonu elan devam etmekte ve Afrikalının sahip olduğu başta altın olmak üzere tüm yer altı zenginlikleri Batıya akmakta…

Bu kirli alışverişin adı tek kelime ile ‘kurt taksimi’; zira taraflardan birisi devamlı alıyor diğeri ise, devamlı veriyor. Buna rağmen veren, alana asla yaranamadı ve asla insan yerine konulmadı, konulmuyor.

Siyah adamın dökülen kanında ve dinmeyen gözyaşında, Batının yüzsüzlüğünü ve sözde inşa etmiş olduğu medeniyetin soysuzluğunu görürsünüz. Zira o kan ve gözyaşı aralıksız akmakta, bununla beraber caniler, emdikleri kandan bir türlü doyamamaktadırlar.

Batılı beyaz adamın inşa ettiği medeniyetin gerçek adı’ korku ve sömürü imparatorluğudur’. Batılı beyaz adam Afrikalıyı insan olarak görmedi; üzerine korku saldı, kesti, doğradı, biçti… Çoğunu öldürdü, kalanını köleleştirdi.

Asırlar boyu süren bu katliamlar, sağ kalabilenlerinde ve onların sonraki nesillerinde derin travmalar oluşturdu.

Öyle ki; siyah adam beyazı gördüğünde aslandan korkup kaçar gibi kaçıyor!

Zira siyahlar için beyaz adamlar, sırtlan sürüsünden farksız!

Batı medeniyeti dediğimiz Avrupa ve Amerika, mazlum kanından ve gözyaşından oluşan bu deryada yaşıyor ve gerçekte; manen ölü (leş) yüzünü makyajla süsleyerek caka satıyor!

Eski İngiliz başbakanı Margaret Teacher’in ifade ettiği gibi, ‘ ..Sahip olduğumuz medeniyetin üzeri sırla kaplıdır ve bu sır asla çizilmeye gelmez. Zira altından, birbirimizin yüzünü bakamayacağımız canavarlıklar, zulüm, işkence ve sömürü çıkar!..’

Haberin Devamı

Afrika’da bu sır, bu örtü yok; enva-i çeşit zulüm, baskı ve işkence; eskisiyle ve yenisiyle, abidevi olarak cascavlak ortada!

Bundan dolayadır ki, Afrika’ya giden ve oraları gören insanlar (!), insanlıklarından utanmakta birbirinin yüzüne bakamamaktadır.

İstikbalin tarihçisi, Batı medeniyetini (!) ancak ‘sırtlanın sırça sarayı!’ seklinde özetleyebilir.

Şükürler olsun ki, mazlumların koruyucusu uyuyan dev Türkiye uyanmakta ve onlara sahip çıkmaktadır.

Daha önemlisi; Türkiye’nin kendilerine sağladığı özgüvenle bu ülkelerin Batıya bakışları değişti. Korkunun yerini umut aldı ve yavaş yavaş ‘teslimiyetçilik’ten kurtulmaya başladılar. (Devam edecek F.B.)