Terörist devletler!

12.10.2018 Cuma

Malum, balık baştan kokar. Dünyaya nizamat verdiğini iddia eden süper güçlerin halleri ortada. Ya silah verip ufak devletleri birbirlerine kırdırıyorlar ya da terör örgütlerini destekleyerek, onları kendi kirli emelleri doğrultusunda kullanıyorlar.

Affedersiniz ama eskiden bu denli namertliklerin bile bir raconu vardı; daha da önemlisi, bu tür kepazelikler gizlilik içinde yürütülürdü.

Şimdi ise, en kepaze haller tüm dünyanın gözleri önünde pervasızca icra edilmekte ve en ufak bir sakınca (beis) görülmüyor.

İşte gördünüz; ABD vatandaşı olan Müslüman bir gazeteci (Cemal Kaşıkçı), evrak almak için girdiği İstanbul’daki Suudi konsolosluğundan bir daha çıkmadı.

Bu cinayeti ya da en hafifinden insan kaçırma olayını, dikkat edin, herhangi bir terör örgütü değil, devlet ya da devletlerin gizli servisleri ortaklaşa gerçekleştiriyor.

ABD Başkanı Trump, Türkiye’de yargılanmakta olan bir vatandaşı için (rahip Brunson) dünyayı velveleye vermesine karşın, bu olayı, sade suya tirit cinsinden bir açıklamayla geçiştirmeye çalıştı.

Trump’ın, Suudi Arabistan ziyaretindeki altın küre etrafında yaptığı kılıç dansının manası anlaşıldı. Daha önceden, terörist devlet olmasına karşın, İsrail’i bu haliyle kabullenip baş tacı eden ABD, ona yeni ortaklar bulup Ortadoğu’daki elini güçlendirdi.

O gün bugün, Suudi Arabistan’ın İsrail’i desteklemesine herkes hayret ediyordu. Yeni kral Salman, ABD’nin kucağına oturarak, ondan aldığı güç ve destekle ülkesinde devlet terörü işletiyor.

Aklı sıra rakiplerini ekarte ediyor, gerçekte ise ülkesini dikensiz gül bahçesi halinde (yer altı ve yer üstü tüm servetleriyle) ABD’ye peşkeş çekiyor.

Trump, Suudi Arabistan-Mısır ve BAE’yi yanına alarak bir taşla onlarca kuş vurdu.

Filistin’i devre dışı bırakıp, İsrail’in hem güvenliğini sağladı ve hem de yapmakta olduğu ve yapacağı devlet terörlerinin önünü açtı.

Aynı cümleden olarak, Suudi kralı Salman da hem içeride, hem dışarıda pervasızca devlet terörü işlemeye devam ediyor.

Hani nerede Avrupa? Nerede ABD? Nerede en ufak olay karşısında mangalda kül bırakmayan insan hakları örgütleri?

Öldürülen ya da kaçırılan bu kişi bir gazeteci (Washington Post’un yazarı). Hani nerede ‘bağımsız’, ‘bağlantısız’, hür medya çığırtkanları?

Gazeteci gözüken ve gazetecilik dışında işledikleri suçlardan dolayı gözaltına alınanlar için, gök kubbeyi Türkiye’nin başına yıkmak isteyenler! Neden susuyorsunuz?

Bu meslektaşınızın başına gelen, yarın sizin de başınıza gelebilir!

Dedik ya; balık baştan kokar... ABD gözetiminde ve desteğindeki terörist devletler çoğaldıkça, bu denli kepazelikler karşısında daha çok hop oturup hop kalkacağız!

Ta ki bumerang geri (kendilerine) dönünceye kadar!

Yazarın Önceki Yazıları