Çok ‘film işler’ bunlar

17.04.2015 Cuma

İKSV’nin “Film Festivali” yarışma programında olan “Bakur” adlı belgesel “şerden hayır mı üretecek?”
“Bakur” PKK kamplarında hayatı yansıtan bir film.


Kültür Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü tarafından gösterimi yasaklandı.
Gerekçe:
“Belgesel için Kayıt ve Tescil Belgesi alınmamış olması!..”
Fakat bu “şekil eksikliği” gerekçesinin arkasındaki “asıl neden” biliniyor:
“Terör örgütü propagandası...”

ÖZAL YASASI

ÖNCE şu her anlama çekilebilen “propaganda” kelimesinin yasaya sızıntısını anlatayım.

Bekaa Vadisi’ne giderek Abdullah Öcalan’la konuşmuştum.
İzlenimlerim o zaman çalışmakta olduğum SABAH’ta yayımlanmıştı.
Merhum Turgut Özal okumuş.
Telefonla beni aratmış.
IPI Kongresi için Japonya’ya uçmak üzere Singapur Havalimanı’nda buldular.
Özal “röportajı okuduğunu” söyledi.
“Sanki bazı şeyleri yazmamışsın gibi geldi bana” dedi.
Cevabım şöyle oldu.
“Çıkardığınız Terörle Mücadele Kanunu’na -propaganda yapmak- diye bir ifade koymuşsunuz. Her anlama çekilebilir. -Propaganda suçu- gibi yorumlanabilir.
O nedenle metni hocam Prof. Uğur Alacakaptan budadı.
Sonra ben de emin olmak için daha da budayıp otosansür yaptım.”
Özal samimi insandı.
Bakın ne dedi:
“Yok canım. O maddeyi ben yazdım. -propaganda- kelimesini de -övmek, methetmek- manasında yazdım. Yoksa ne yazılsa suça girer. Yok öyle şey.”
İşte olay budur.

O “amacıyla örtüşmeyen methetmek kastedilirken propaganda diye ifade edilen” madde yüzünden iletişim özgürlüğü çok yaralar aldı.
“Bakur” nasıl bir film, göremedik, bilmiyoruz ama bu olayın ve benzerlerine yapılan muamelenin arkasında böyle bir “anlam/ifade” çarpıklığı var.

‘İŞGÜZARLIK’ MI?

NEYSE...  Bakur’a yasaklama, protestolarla “domino etkisi” yaptı.
- Bütün belgeseller yarışmadan çekildi.
- Bütün ulusal filmler çekildi.
- Jüriler çekildi.
- Kapanış töreni iptal edildi.
Festival sadece yabancı filmlerle, âdet yerini bulsun kabilinden sürdürüldü.
......................
34 yıldır başarıyla tekrarlanan İstanbul Film Festivali’nin tadı kaçtı.
Uluslararası festivaller arenasında kendine iyi bir yer edinmişken ağır bir darbe yedi.
......................
Oysa “Bakur” gösterilseydi hiç de böyle yankıların odağında olmazdı.
Şimdi... Görürsünüz “Türkiye’de yasaklanan film” sunumuyla uluslararası festivallerin gözdesi olur.
Belki ödüller bile alabilir.
Türkiye’ye düşürülecek “sansürcü” gölgesi de cabası.

YENİ YÖNETMELİK

BU arada “Bakur”u yarışmaya kabul ettiği için İKSV’ye “teröristlerle ilişki” gibi saçmalıklara da bir çift laf...
Nejat Eczacıbaşı’nın kurduğu, Şakir Eczacıbaşı’nın bayrağı devraldığı, Bülent Eczacıbaşı’nın başkanlığını yapmakta olduğu İKSV için “terörist” diyebilenlerin “ikametgâh adresi” Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’dir.
Öyleleri için daha fazla bir şey yazmaya değmez.
........................
Olay sadece İKSV odaklı değildir. Türkiye’deki bütün Film Festivalleri aynı riski taşıyor.
Yazının başına dönelim.
“Şerden hayır doğar mı” ifadesine...
Ankara’dan edindiğim bilgilere göre Sinema Genel Müdürlüğü’nün yönetmeliğinde “festival filmleriyle ilgili değişiklik yapmak çalışmaları” başlamış.

Yazarın Önceki Yazıları