Kirli anlaşma

15.11.2017 Çarşamba
PKK uzantısı “PYD/YPG” tarafından Rakka’nın alınışı tam bir “kirli anlaşma.” 
TSK’nın desteğiyle ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) El Bab’ı alırken DAEŞ mahalle mahalle, sokak sokak, hatta ev ev ölümüne savaşmıştı.

Her yeri mayınlamış, tuzaklamıştı.
O yüzden, El Bab’ın alınışı uzun sürmüştü.
Bunda “sivil halkın zarar görmemesi” için gösterilen özenin de payı vardı.
Oysa...
Ortaya çıktı ki...
DAEŞ, Rakka’yı birkaç çatapata dışında “PYD/YPG”ye adeta tepside sunmuş.
Sonra da kamyon kasalarında zafer işaretleri yaparak “PYD/YPG”nin korumasında şehirden çıkmışlar. Kendilerince güvenli coğrafyaya uzaklaşmışlar.
“İddia” falan değil. 
Başta güvenilir BBC olmak üzere dünya TV’lerinde bu “Al gülüm ver gülüm” denebilecek “kirli anlaşma” video görüntüleriyle yayınlandı.
..........................
Bir soru: 
“Hedef bir şehri mi ele geçirmekti yoksa DAEŞ’i yok etmek mi?”
ABD’nin PKK uzantısı “PYD/YPG”ye destek vermesi, onu sahada “kara kuvveti” olarak kullanması, bu amaçla eğitmesi ve donatması “DAEŞ’le mücadele amaçlı” olarak dünyaya açıklanmış değil miydi?
Başından beri Türkiye’ye “Onlarla DAEŞ’i yok etmek için ittifak yapıyoruz. Bu ittifak geçicidir” denilmiyor mu?
Oysa...
Rakka ele geçiriliyor, ama DAEŞ’liler serbest bırakılıyor.
Her biri “ölüm makinesi” gibi yetişmiş, eğitimli, deneyimli DAEŞ teröristlerinin serbest kaldıktan sonra melanetlerine devam etmeyeceklerini kim düşünebilir?
Yani...
Evlerine dönüp, işçilik, memurluk, esnaflık mı yapacaklar?
...........................
Evet...
Rakka stratejik önemde bir şehirdi.
DAEŞ, gücünün ve yayılmacılığının tavan yaptığı zamanlar bu kenti “başkenti” ilan etmişti.
Ama...
Artık gittikçe gerileyen ve tükeniş sürecine giren DAEŞ’in Rakka’sından daha önemlisi orayı korumakta olan bu örgütün en deneyimli, en donanımlı, en eğitimli teröristlerini etkisiz hale getirmekti.
Onlar yok edildiklerinde Rakka zaten düşmüş olurdu.
............................
O halde...
İki terör örgütü arasındaki bu “kirli anlaşma” arkasındaki sebep nedir?
“Sen Rakka’yı teslim et, biz de senin savaşçılarını serbest bırakalım” pazarlığında hedef ne?
Görünüşe göre...
“PKK uzantısı PYD/YPG’ye hakimiyet alanı kazandırılıyor.
Su kaynaklarının yanı sıra enerji  alanları ve ona mücavir stratejik yerleşimler sınırımız boyunca uzanan bu kantonlara (!!) bırakılıyor.
DAEŞ’le mücadele görüntüsü verilirken güney sınırımız boyunca uzanan Suriye Kürtleri koridoru genişletiliyor ve ekonomik olarak yaşayabilirliği sağlayacak su, enerji, tarım alanları, ticaret yolları veriliyor...”
Topraklarındaki Amerikan üsleriyle de güvenliği sigortalanıyor.
.............................
Ve bir şey daha...
Artık “anlaşma yoluyla çözüm” için ABD ile Rusya arasında ortak irade oluşurken, masaya PYD/YPG’nin de oturtulması... Masaya oturduğunda böyle sürdürülebilir kaynakları olan kendine yeterli bir hakimiyet alanının bulunması hedefleniyor.
ABD’nin “Saygı duyuyoruz” açıklamasını yaptığı “kirli anlaşmada” oyun kapalı ama kartlar açık.
Yazarın Önceki Yazıları