Omuz omuza

24.04.2019 Çarşamba

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na saldırı çirkin ve vahimdi.

Ama...

Daha da büyük bir tehlike atlatılmış.

...................

Görüntülerde “Evi yakın” sesleri duyulmakta.

Ya... Bir Madımak dehşeti yaşansaydı?

Ve... Hassasiyeti tetikleyebilecek bir olası saldırının da atlatılışı...

Ankara-Çankırı arasındaki Pursaklar ilçesinden olay yerine hareketlenme saptanmış.

Abdülkadir Selvi şöyle yazıyor:

Kılıçdaroğlu daha büyük bir tehlike atlatmış dememin bir nedeni var.

Kılıçdaroğlu evde tutulurken, Akkuzulu Köyü Muhtarı Halil Kökmen, “Kemal Bey’i köyden çıkarmamız lazım. Kalabalıklar geliyor, Pursaklar’dan gelenler varmış” diyor. Tehlikenin büyüdüğü uyarısında bulunuyor. Kılıçdaroğlu’nun saldırıya uğradığı haberi birilerine ulaştırılmış olmalı ki saldırganlara destek vermek için birileri organize olup harekete geçmiş.

Kimi zaman saldırı organize olur, kimi zaman saldırıdan sonra organize olunur.

Bunun üzerine muhtar, eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz ve Özel Harekât Şube Müdürü Eraslan Er, Kapaklı köyü istikametinden bir çıkış planı yapıp Kılıçdaroğlu’nu tahliye ediyorlar. Tahliye sürecini yöneten isimlerden birisi de Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya...

Bu tür süreçler kırılma anıdır. Biz karanlık dönemlerin içine bir günde itilmedik. O nedenle, bu sürecin yönetimi çok önemli. Eğer bir kırılma olursa, derin güçler harekete geçer, uyuyan hücreler uyanır, bir de bakmışız ki ülke bir kaosun içine itilmiş.              

.....................

Yani...

Kılıçdaroğlu ve yanındakiler sadece dışarıdaki kalabalıktan ve saldırıyı gerçekleştiren güruhtan kurtarılmış olmuyor, yoldaki daha büyük bir saldırı olasılığı da “güzergâh değiştirilerek” bertaraf ediliyor.

“Kapaklı köyü istikametinden” çıkış yapılıyor.

Ya Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler Pursaklar’dan hareketlenen grupla karşılaşsaydı? Olabilecekleri düşünmek bile kâbus.

.....................

Abdülkadir Selvi olayın geçtiği köyün muhtarı Halil Kökmen’le konuşmuş.

“Dünden beri tehdit telefonları alıyorum” demiş.

“Kılıçdaroğlu’na bunu nasıl yaparsınız? Bunun hesabını soracağız” diye tehdit ediyorlarmış.

Halil Kökmen durumu emniyet birimlerine iletmiş.

.....................

Selvi bir hatırlatma yapıyor.

“Bu ülke, Madımak’tan 3 gün sonra Başbağlar katliamını yaşadı.

Birileri, Başbağlar için ‘Madımak’ın rövanşı’ demişti.”

Allah korusun...

Madımak faciasından sadece 3 gün sonra PKK Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki Başbağlar köyünü basmıştı. PKK’lı caniler 1 saat boyunca propaganda konuşmaları yaptıktan sonra köydeki 28 erkeği kurşuna dizmişti.

Aralarında kadınlar ve çocuklar da olan 5 kişinin sığındıkları evleri ateşe vererek yakmışlardı. 33 can almışlardı.

Ağzımdan yel alsın.

Tekrarlıyorum: “Allah korusun...”

Ancak...

Böyle duyarlı günlerde ve dumanlı havalarda “karanlık tezgâhlar” Türkiye’yi karıştıracak kanlı senaryoları sahnelemek için zehir saçarlar.

....................

Atatürk’ümüzün kazandırdığı Cumhuriyet’in simgesi Millet Meclisi’nin 99’uncu kuruluş yıl dönümünü kutladık dün.

Bu vesileyle iktidar ve muhalefetiyle, siyasi parti liderleri bir araya geldiler.

Bu güzel günde “birlik” psikolojisini yeniden yaşadık.

Gün, içten ve dıştan bütün kirli tertiplere karşı omuz omuza olmak günüdür.

Yazarın Önceki Yazıları