Şövalye

14.06.2018 Perşembe

Henüz “ileri demokrasiler” yüksekliğine çıtayı koyamamış olsak da, 24 Haziran’da sandıklara yansıyacak “özgür iradelerimizin kıymetini bilelim.”

Şimdi çevireceğim “tarihten bir yaprak” bu ifademin kanıtlarından biridir.

..................

12 Mart 1971...

AP iki yıl önceki seçimde yüzde 50’nin üzerinde oy alarak tek başına bir kez daha iktidar olmuş.

Yıllık yüzde 6 satın alma gücü artan halk genelde memnuniyetini bu oy oranıyla göstermiş.

Döviz rezervleri kabarmış.

Daha o tarihte TL’yi serbest dolaşıma sokacak “konvertibilite” projesi yapılmış.

Ve...

Ortada fol yok yumurta yok, TSK’nın Genelkurmay Başkanı, 3 kuvvet ve jandarma komutanının imzalarıyla bir muhtıra TRT radyolarından emirle okutulur.

“Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki hükümetin artık görevi sürdüremeyeceği, yeni bir hükümet kurulacağı, Meclis’in bu çerçevede faaliyetine devam edebileceği” bildirimi, daha doğrusu buyruğudur bu okunan muhtıra.

Meclis toplanır.

Meclis Başkanı “TSK’nın bir muhtırasının olduğunu” söyler. “Bilginize sunuyorum” der.

Başkanlık divanı kâtibi muhtırayı okumaya başlar...

Salonda sinek uçsa duyulacak bir uzay boşluğu sessizliği vardır.

Sıralardan bir milletvekili ayağa kalkar, “Sayın Başkan, itiraz ediyor ve söz istiyorum. Demokrasinin bu kutsal çatısı altında bu muhtıra okunamaz” sözleri salonda yankılanır.

Ancak...

Başkan kâtip üyeye “devam etmesini” söyler.

Muhtıranın okunması sürer.

....................

O genç adam Demokratik Parti Denizli Milletvekili Hasan Korkmazcan’dır.

Siyasi tarihimize “demokrasi şövalyelerinden biri” olarak geçmiştir.

İlerleyen zamanlarda Millet Meclisi Başkan Vekilliği de yapmıştır.

....................

Hafta içinde bir yemekte aynı masa etrafındaydık.

Hikâyenin devamını anlattı.

Aynı akşam Çankaya Köşkü’ne dönemin Cumhurbaşkanı (eski Genelkurmay başkanlarından) Cevdet Sunay tarafından bir dar kadrolu davet düzenlenmiş.

Parti genel başkanları veya Ankara’da olmayan başkanların vekilleri çağırılmış.

Hasan Korkmazcan da Demokratik Parti Başkan Vekili olarak gitmiş.

Gelenler arasında dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü de varmış.

Herkes yerini aldıktan sonra başyaver, protokol kuralı gereği, “Cumhurbaşkanımız Sayın Cevdet Sunay” anonsunu yapmış.

Liderler ve vekilleri ayağa kalkıp selama geçmişler.

Cevdet Sunay eliyle “oturmalarını” işaret etmiş.

Ve...

Doğrudan şöyle demiş:

“Genelkurmay Başkanı, 3 kuvvet komutanı ve Jandarma Komutanı’nın imzasıyla bir muhtıra verilmiştir. Okutuyorum.”

Okuma sona erince, Cevdet Sunay “Toplantı bitmiştir” demiş ve dönüp gitmiş.

Cumhuriyet’in kurucularından ve İnönü savaşlarının komutanı, yıllarca Cumhurbaşkanlığı yapmış bulunan İsmet İnönü tek kelime etmemiş bu tavra.

Birkaç dakika hepsi de donmuş kalmış gibi oturmayı sürdürmüşler, sonra aralarında bile tek kelime konuşmadan büyük teessür içinde gitmişler.

..........................

Hasan Korkmazcan o ağır başlı tavrıyla gülümseyerek noktayı şöyle koydu:

“Ama... Aynı Cevdet Sunay Cumhurbaşkanlığı süresinin 2 yıl daha uzatılması için anayasa değişikliğini önümüze getirdi. Meclis’te reddettik.”

İsmet Paşa’nın “2 yıl daha uzatmak nedenmiş? Şimdiye kadar ne yapmışsa, istediği 2 yılda da aynısını yapacak, olmaz öyle şey” diye tavrını koymuş.

.........................

Hasan Korkmazcan Vatan Partisi adayı...

Genelkurmay -eski- İstihbarat Dairesi Başkanı, Tümamiral Soner Polat, Apo’yu ilk sorgulayan Jandarma Kurmay Albay Hasan Atilla Uğur gibi isimlerin de aday olduğunu söyledi.

Masadaki iki üniversiteli genç de milletvekili adaylarıymış.

24 Haziran gerçekten ilginç ve değişik bir süreç.

Yazarın Önceki Yazıları