Yıldırım ve İmamoğlu TV’de mi?

25.05.2019 Cumartesi

Bir dostum anlatıyor...
Ege’nin bir sahil beldesi...
Site sakinlerinin önce ortak sorunları tartışmak, bunları yönetime duyurmak, site yöneticilerinin cevaplarını yayınlamak üzere bir Whatsapp grubu oluşturulmuş.
Zamanla sohbet platformuna dönüşmüş.
Tabii bol bol siyaset de konuşuluyor.

.....................

O yazışmaları bir şekilde bana da ulaştı.
Şöyle kesin tavırlar var:
“23 Haziran sabahı bizim buradaki plajlarda herhangi bir İstanbullu olmayacak...”
Ya olursa?
Öyle görünüyor ki 23 Haziran’da oy kullanmak için İstanbul’a gitmeyen tatilcileri fena halde mahcubiyete uğratacak bir psikolojik ortam var.
Mahalle baskısı!..
“Uçak ve otobüslerde yer bulmak” galiba zorlanma oluyor ki “Buradan 4 otobüs kaldırıyoruz” gibi yazışmalar da var.

.....................

Herhalde bu dinlediğim Türkiye’den tek örnek değil.
Seçim kütüğü İstanbul’da olanların 23 Haziran’da sahillerde kalıp güneşlenmek, serin sularda kulaç atmak şansı yok gibi.
Çevre baskısının yanı sıra bireysel motivasyon da tırmanışta.
Birbirini etkileyen “zincirleme reaksiyon...”

....................

Yukarıdaki satırlarla çizilen seçmen profilinin “Ekrem İmamoğlu’na oy vereceklerden oluştuğu” -herhalde- anlaşılıyor.
Binali Yıldırım’ın seçmen tabanında da saflar sıkılaşmakta.
31 Mart’ta sandığa gitmeyen AK Parti ve MHP’li İstanbul seçmeninin bir kısmı -halk diliyle- memlekete uzanmıştı.
Muhtarlık seçiminde akrabaya destek için.
Bunu yazın bir kenara...
Ama...
Bu “destek” hareketi 23 Haziran için esin kaynağı da oldu.
AK Parti ve MHP milletvekilleri İstanbul’daki Anadolu’yu “hemşehrilik” motivasyonuyla kazanma operasyonunu başlattı.
Binali Yıldırım “İstanbul’da sayıları 20 bini bulan hemşehri derneği” olduğunu söyledi Habertürk’teki söyleşide Didem Aslan’a.
Tabii sokak sokak, ev ev de ziyaretler.
Futbol ve basketbol diliyle “tam saha pres.”
Daha açığı “adama adama markaj...”

.....................

Sahada bunlar olurken, televizyonlarda da YSK kararı ve muhalefet şerhleri tartışılmakta.
Binali Yıldırım’ın hanesine yazılan artı “Bu işte bir organize durum var, bakın YSK da seçimi iptal ederek bunu gösterdi” söylemi.
Ekrem İmamoğlu’nun artısı ise “Yedek üyeleri katmasalardı bu karar çıkmazdı. Kaldı ki YSK’nın Başkanı bile iptal nedeni yok diye muhalefet şerhi verdi” söylemi.

....................

İlginç bir sürpriz de yaşayabiliriz.
TV ‘de Didem Aslan’ın “Ekrem İmamoğlu’yla birlikte konuğum olmanızı çok isterim” önerisine Binali Yıldırım kapıyı kapatmadı. 
“Kısmetse olabilir” dedi.
Programın ikinci bölümünde “Tabii bu benim tek başıma verebileceğim bir karar değil, rakibimin de kabul etmesi gerekir” açıklamasını yaptı.
Ekrem İmamoğlu topu havada kaptı.
“Ben hazırım...”
Onun da açıklaması incelikli:
“Medeni bir diyalog örneği olur” mesajını verdi.
İnşallah.

Yazarın Önceki Yazıları