Hakkı Öcal

tüm yazıları
-
e-posta gönder

Trump ABD’ye karşı

19.06.2017 Pazartesi
Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada ana-akım basın-yayın organları, dış politika gelişmelerini magazinleştirerek verirler. Bu sebeple ABD’de Başkan Donald Trump’ın başının ne kadar dertte olduğunu, Türkiye’de olduğu kadar, örneğin İngiltere’de izlemek kolay değil. Dikkatle bakanlar görebilir ki, Trump, her gün hızla Nixon-vari bir kadere biraz daha yaklaşıyor. 
Trump’ın kazandığı seçimleri Rusya’nın manipüle ettiği tarzındaki (doğru olsa bile kanıtlanması imkansız) iddialar yerine, liberal, solcu, demokrat ve Trump’dan nefret eden muhafazakarlar koalisyonu, bu kez anayasayı çiğnemek gibi nereye çekerseniz oraya gidecek bir iddiayla yeni soruşturma başlatmayı başardılar.
İç politikada başı dertte olan her siyasetçi gibi Trump da dikkatleri dışarıya, savaşa, çatışmaya çekmeye çalışıyor. Nitekim, Orta Doğu gezisinde Suudi Arabistan’da kendi borazanını çalarak krallığı elde edeceğini sanan 32 yaşındaki “naip vekili” Muhammed bin Salman işbirliğiyle damadı Jared Kushner’in pişirip kotardığı plan çerçevesinde yaptığı tahrikler sonucu 5 Haziran’da bölgede Katar’a adeta savaş ilanını sağladı. Ertesi gün, ahmaklığın daniskası diyebileceğimiz “Yaptığım görüşmelerin meyvesini alıyorum!” anlamındaki bir dizi Twitter mesajıyla bu krizi bir ölçüde abesleştirdiyse de, kendine göre fitili ateşlemişti.
Ne var ki bu ateş, başta ABD ve hatta Suudi Arabistan olmak üzere, Türkiye’nin, İran’ın, Suriye ateşini söndürmeye çalışan ülkelerin ve tarafların işine gelmiyordu. Nitekim Türkiye, hemen bu ülkedeki askeri varlığını yükselterek, krizin bir sıcak savaşa dönmesini önledi. Sadece bu kadar değil: Trump’ın henüz ele geçirmeyi başaramadığı ve asla başaramayacağı görünen ABD kurumları, borsa ve yatırım dünyası, silahlı kuvvetleri ve diplomasisi başkanın açtığı hasarı telafi için kolları sıvadılar. Magazinleştirirseniz, “ABD Katar’a şu kadar milyonluk silah sattı; dolayısıyla krizi hafifletme yolunu seçti” demeniz de mümkün. Ama bu gelişme, gerçekte bu kadar basit olmadı. ABD Deniz Kuvvetleri’nin Katar donanmasıyla ortak manevralara başlaması, “Para aldı da ondan...” denilerek açıklanamaz.
Suudi Arabistan, 5 Haziran’da “talepler” listesi ileri sürerken ve bunların yerine getirilmesine kadar uygulanacak yaptırımları açıklarken (ki bu listede adeta komedi unsuru olan Katar’a uçak seferlerinin engellenmesi bile vardı) hafta sonunda, içinde talep kelimesi geçmeyen “rahatsızlıklar” (grievances) listesi hazırladığını bildirdi. Talep kelimesi yerine, rahatsızlık kelimesinin kullanılması, derin Amerika’nın, Türkiye ve İran’ın tutumlarına takiben takındığı krizi bitirme tavrının, Kral Salman’a   yansıdığını gösteriyor.
ABD Dışişleri Bakanı Max Tillerson, Trump’ın yaktığı bir başka dış politika yangını olan Meksika ilişkilerini onarma gezisinden vazgeçerek Washington’da kalıyor ve sebep olarak Katar krizini gösteriyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen haftanın çoğunu bölge ülkeleri arasındaki mekik diplomasisinde geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, liderler arası görüşme 
trafiğini sürdürüyor.
Görünen o ki, Trump’ın açtığı delik, gemiyi batıracak kadar su dolmadan kapatılacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları

27.07.2017

Mabet Tepesi savaşları

24.07.2017

Tatilini yarıda kesen Alman bakan!

20.07.2017

İsrail neden barışı torpilliyor?

17.07.2017

İstikrarlı ülke, Türkiye

13.07.2017

15 Temmuz’u dışarıda anlatmak

10.07.2017

DEAŞ sonrası tufan

06.07.2017

DEAŞ biter mi?

03.07.2017

‘Devlet-i İslamî’ bitti mi?

29.06.2017

Derin devletler savaş istemiyor

26.06.2017

‘Ben demokratım’ demek yetmiyor
daha fazlası...

Günün Yazarları

Melih Aşık

Aparatlar hazır!
27.07.2017

Güneri Cıvaoğlu

Fatih Terim ‘keşke...’
27.07.2017

Cemil Ertem

İki merkez bankasının büyük açmazı
27.07.2017

Çağdaş Ertuna

12 maddede Alaçatı 2017
27.07.2017

Ali Eyüboğlu

VEKİLLE SENARİSTİN KAMYONCU KAVGASI
27.07.2017

Sina Koloğlu

DOLUNAY’IN SIRRI
27.07.2017

Asu Maro

‘Üzgünmüşüm gibi çek’
27.07.2017

Hakkı Öcal

Mabet Tepesi savaşları
27.07.2017

Mehmet Tezkan

FETÖ’CÜ PİDECİ.. FETÖ’CÜ PARKECİ..
27.07.2017

Güngör Uras

Kurbanlık bol fiyat da ‘makul’
27.07.2017

Servet Yıldırım

Euro yükselişi kalıcı mı yoksa geçici mi?
27.07.2017

DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

HOŞGÖRÜ
27.07.2017