Mehmet Soysal

tüm yazıları
Kırk Kapı
e-posta gönder

İnadına birlikte

21.04.2017 Cuma
Referandum sonuçlarına itiraz süreçleri demokratik bir haktır ve bir taleptir. Lakin, itirazlara verilen ret cevaplarına rağmen hâlâ sonuçlara şüphe rüzgârı estirmeye çalışmak artık demokrasinin ötesinde bir şey. 
Ayrıca Amerika’da her geçen gün saygınlığını gittikçe yitiren medyanın olağanüstü bir çaba sarf etmesi ise başka bir garabet.
Türkiye’deki referandum seçimleriyle ilgili ipe sapa gelmez iddiaları sayfalarına taşıyan New York Times’ın, CNN ve BBC’nin yayıncılık anlayışsızlığını ve sorumsuzluğunu kimsenin tartışmaya açmaması ise daha büyük bir gaflet.
Demokrasiyi sevdiğini iddia eden bu global medya 15 Temmuz darbesinin kadrolarını ülkelerinde sakladıkları gerçeğini görmezden geliyor.
Darbecileri besleyen, büyüten ülkelere tek kelime etmemeleri bizlere gerçek yüzlerini gösteriyor...

Dışarıdaki garabet böyle...
İçeridekilerin de dışarıdakilerden bir farkı yok.
Gürültü korosu,”MHP ile ittifaka rağmen Kürtlerin desteği yüzde 10 oranında arttı” şarkısını sürekli söylemeye başladı.
Referandum seçim sonuçlarını ırkların, mezheplerin, tarikatların ve marjinal grupların yüzdesine göre dağıtmak ırkçı ve fanatik bir yaklaşımdır.
Irk ayrımcılığını körükleyenler yeni bir oyun peşinde...
Güya AK Parti “Bu durumda Kürt politikamız ne olacak? Bu mesajı dikkate alıp, sosyal ve sivil çözümü mü gündemimize alacağız yoksa mevcut uygulamaları güçlendirerek sürdürecek miyiz?” sorusunu gündeme getirmiş. Ülke bu şekildeki yaklaşımlarla yeni stratejilere gebe bırakılırsa, bu yeniden PKK’nın masaya oturması demektir.
Ve yine iddiaya göre, böylesi bir yaklaşıma İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Mevcut uygulamalar sayesinde bu artışı sağladık. Bunu sağlamlaştırarak sürdürmemiz lazım” demiş.
Evet, bu strateji sonucu bölgeye huzur gelmiş, halk PKK’ya karşı kendini daha güvenli hissetmiş ve devletinin yanında yer almıştır.
Bakan Soylu bize göre en doğru tespiti yapmıştır...
*
“Bu durum Kürt sorununa yaklaşımın böyle devam edeceği anlamına mı geliyor yoksa yeni açılımlar söz konusu olacak mı?” diyerek yine garabet bir açılım sürecine AK Parti’yi zorlayanlar başka bir oyun peşine düştü.
Sorunları, oyları ısrarla ırklara ve mezheplere göre bölerek gündem maddesi yapmaya çalışanlara karşı dikkatli olunmalı uyarısında bulunuyor ve haykırarak diyoruz ki:
Bölücüsünüz! 
Referandum akşamı televizyon ekranlarında “Evet, şimdi Kürt illerine bakıyoruz” diyerek Güneydoğu Bölgemizdeki sonuçları analiz edenler de bölücüdür...
AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığının bazılarının gözünü döndürmüş olduğunu biliyoruz ama bu ülkeyi Irak, Suriye’ye çevirmek isteyenlere de diyoruz ki:
Bölemeyeceksiniz! 
İnadına bir arada yaşamayı sanatlaştıran stratejilerin hayata geçirileceğine inanıyoruz. 

Yazarın Önceki Yazıları

18.08.2017

Soğuk mevsimlere doğru...

15.08.2017

Mugalatacılar

13.08.2017

Gri şehirler

11.08.2017

Kirli sularda

08.08.2017

Yol kayıtları

06.08.2017

Eşkıyaların masalları

04.08.2017

Mangaldaki kül

01.08.2017

Kırılgan zamanlar

30.07.2017

Deruni bir hayat

28.07.2017

Anahtar ülkeler
daha fazlası...

Günün Yazarları

Tunca Bengin

Barzani’nin amacı güç devşirmek
19.08.2017

Serpil Çevikcan

PKK hangi yöntemleri deneyecek?
19.08.2017

Çağdaş Ertuna

‘Sakın gitme, çok tehlikeli!’ sendromu
19.08.2017

Abbas Güçlü

Harvard’ı dünyanın en iyisi yapan değerler ne?
19.08.2017

Abdullah Karakuş

Turizmde Çin ve Hindistan atağı
19.08.2017

Tolga Şardan

Saha olayına TCK’dan soruşturma
19.08.2017

Mehmet Tez

Bursa’dan güzel haberler
19.08.2017

Prof. Dr. Erol Ulusoy

En iyi hukuk fakülteleri
19.08.2017