Mehmet Tez

tüm yazıları
.
e-posta gönder

Bodrum Bodrum (çağdaş bir yol hikâyesi)

21.03.2017 Salı

Arabaya atladım, bastım gaza yollara düştüm. Tünelden geçip 15 dakika sonra şak diye Yenikapı’ya geldim feribota bindim. Günümüzde ağız tadıyla yol hikâyesi bile yaşayamıyor insan sevgili okurlar, işte bu kadar sıkıcı bir dünyada yaşıyoruz artık. Camı açıp yüzümüzü güneşe verip saçları savura savura güneye gitmeler çoktan bitti. Solda güneş yükselirdi halbuki güneye giderken ne güzel (copyright Bulutsuzluk Özlemi). Yol kenarında derme çatma bir kulübenin önünde durup tavukların arasında demli bir yol çayı içer, uyuşmuş eklemlerimizi açar, kuş seslerini dinlerdik.

Şimdi otobanda durmak yasak. Çıkış yok. İlla herkes bilmem ne oğulları tesislerinde durmak zorunda. Orada da zaten Starbucks’tan chai tea latte alıyoruz “Benimki 55 derece olsun yalnız”lar eşliğinde. Soruyorum size, ne oldu bize?

***

Feribotta yerimi aradım; çocuklu bir aileyi, uyuyan bir amcayı rahatsız ettim. Sabah sabah biletin üzerindeki 235 rakamını 285 şeklinde görmüşüm. Görevliye sordum, yerimi gösterdi. Oturup etrafı kesmeye başladım. Halkımız Cakes & Bakes’ten havuçlu kek alıp Caffe Nero’dan double espresso içiyor. Ben yanımdakiyle gazete değiş tokuş ederken yavaşlıktan acı çektiren internete bağlanmaya çalışıyorum. Kapanmaz/susmaz televizyondan da reklam izletiyorlar. Kaçış yok, her koltuk mutlaka televizyondaki reklamı görecek ve duyacaktır. Sigara içilen, ısı farkından camları buğulanıp sulanan tek camlı dandik otobüsleri bile özledim. Belki bir turizm firması “1980’lerde güneye nasıl gidilirdi” şeklinde bir kültür turu düzenler ve insanlar 24 saatte internetsiz, cep telefonsuz (muhtemelen Bülent Ersoy veya Zeki Müren eşliğinde) Bodrum’a giderek gerçek bir yol deneyimi yaşarlar bir gün.

***

Sıkıntıdan kendime bir oyun uydurdum. Bir evet/hayır anketi. Ama önce şu illet televizyon sesinden ve reklamlardan kurtulayım diye kulaklığı taktım, ‘noise canceling’i ‘on’ yaptım ama olmadı. Şarj bitmiş (işte çağımızın sorunu, şarj bitmesi). Çaresiz Spotify’ı açtım, son dinlediklerimin arasında Moderat’ın yeni albümünü buldum, sabah 07.00 itibarıyla kökledim. Şimdi onlar düşünsün.

Feribotta sadece üç gazete satılıyor. Sözcü, Posta, Sabah. Sanki özetlemişler durumu, hayır, kararsızlar ve evet diye. Bakalım bandırma feribot anketimizin sonuçları ne olacak?

Beş dakika sonra iki adet Sabah gazetesi kaldı tezgâhta. Kendi oyunumdan sıkılarak ‘Tarihte hangi referandum yapıldığı ülkeye mutluluk getirmiş bunu bir araştırayım’ diye defterime not düştüm. Uyumuşum.

***

Otobanlar, tüneller, köprüler, viyadükler üzerinden, 120’yi geçme, 90’ı geçme, 80’i geçme uyarlarına dikkat ederek güvenli bir şekilde orta şeritten gittim. Ne söyleniyorsa onu yaptım uslu uslu. Bir yandan da daha az otoban, daha az tünel ve köprümüz olsaydı da daha mutlu, huzurlu olsaydık diye düşündüm. Gideceğimiz yere hızlıca varıyoruz iyi güzel de vardığımız yerde ne yapıyoruz?

Halikarnas Balıkçısı 100 yıl önce Ankara’dan, sürgüne gönderildiği Bodrum’a üç ayda varmıştı. Önce tren, ardından at sırtında ve yürüyerek geldiği Bodrum’a oldukça yavaş bir şekilde geldi. Ama Bodrum’u ve hayatımızı değiştirebildi. Ben tek molayla İstanbul’dan yedi buçuk saatte Torba kavşağına vardım. Vardım da ne oldu?

***

Duble yollardan çıkıp ara yollara saptıktan sonra denize yaklaşırken, geçen bahar sabahın beşinde kocaman bir yaban domuzuyla karşılaştığım yerde koyunlar yolumu kesti, camı açtım ve işte bir an, sadece bir an, bunları düşündüm değerli okurlar.

Güneyde her yer çiçek açmış, bahar gelmiş. Neşenizi, umudunuzu kaybetmeyin.

Yazarın Önceki Yazıları

28.03.2017

Tabletsiz uçak

21.03.2017

Bodrum Bodrum (çağdaş bir yol hikâyesi)

19.03.2017

Uzelli’nin “psychedelic” Anadolu’su

14.03.2017

Gelecek

12.03.2017

“Kliktivizm”

11.03.2017

Sonar İstanbul notları

07.03.2017

Yerli ve milli ‘expat’

05.03.2017

Asmalımescit macerası

04.03.2017

Tahribad-ı İsyan’ın çarpıcı gücü

28.02.2017

Milli Kültür Şûrası
daha fazlası...

Günün Yazarları

Melih Aşık

Emsali var mı?
30.03.2017

Tunca Bengin

Suriyelileri siyasete karıştırmanın riski
30.03.2017

Güneri Cıvaoğlu

Sandık loto
30.03.2017

Cemil Ertem

16 Nisan mutabakatı ve reform meselesi
30.03.2017

Çağdaş Ertuna

Bravo Bilge Demirköz!
30.03.2017

Abbas Güçlü

YGS’de başarısız olan adaylar mı yoksa MEB, ÖSYM ve aileler mi?
30.03.2017

Cem Kılıç

Fesih şekli tazminatı belirler
30.03.2017

Sina Koloğlu

AMERİKALILAR ‘KÜRK MANTOLU MADONNA’NIN PEŞİNDE
30.03.2017

Asu Maro

Bu işler parayla
30.03.2017

Hakkı Öcal

Arap Birliği Zirvesi
30.03.2017

Mehmet Tezkan

MESELE KİMİN SEÇİLECEĞİ DEĞİL
30.03.2017

Güngör Uras

Regaip Kandili
30.03.2017

Servet Yıldırım

Bize güçlü bir hikâye lazım
30.03.2017

DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ

Türkiye’de din görevlileri ve kitap
30.03.2017