Başka şehirlerin hayatı

18.05.2010 Salı



İstanbullunun huyudur, kurusun: Diğer şehirlere yabancı bir ülke muamelesi yapılır. Oysa Eskişehir’den Mardin’e, Mersin’den Van’a, sanat ve kültür adına önemli ve eğlenceli organizasyonlar yapılıyor
  

İstanbul merkezli medya, ‘diğer’ şehirlerde ne olup bittiğine genelde taşra baskılarında yer verir. Kötü niyet yoktur ama, İstanbullu için o kadar çeşitli kültür, sanat, spor ve eğlence faaliyeti vardır ki sayfalara sığmaz, taşar. Bu yüzden Anadolu’nun eğlencesi Anadolu’ya hapsolur, İstanbul’unki ise memleketin malumudur.
Bursaspor’un şampiyonluğuna bir başka sevindim. Bursa’nın başarısı, bizlere “Aaa... Başka şehirler de varmış” dedirttiği için... Hep zengin ve güçlü olanın kazanması, hep güzel veya yırtık olanın kıymete binmesi, hep ‘işi bilene’ prim verilmesinin hüküm sürdüğü bir dünyada böyle güzel sürprizlerin de olabileceğini gösterdiği için... Ve erkek egemen olduğu kadar Fener egemen bir medyanın sayfalarını, daha önce hiç görmediğimiz renklere boyadıkları için.
Tıpkı sporda futbolun, futbolda da ‘üç büyükler’in domine etmesi gibi, Anadolu şehirleri kültürel alanda da kıt imkanlarla kendini ıspat etmeye, ilgi çekmeye çalışır. Medyada ancak hatır ve ricayla, bazen de bir hemşerilerinin yardımıyla yer alabilirler. Haricinde ‘oralarda hayat yok’tur.

Orada neler oluyor?
Oysa şu sıralar ‘başka şehirlerden’ peş peşe şenlik ve festival haberleri geliyor. Yayla ve kiraz güzeli şenliklerinin dışında, kendi kültürüne sahip çıkan ve gençlere müzik, eğlence, sanat yoluyla hitap eden bu etkinliklere hak ettikleri değeri vermenin zamanı geldi de geçiyor!
Kaş’ta geçen hafta sonu rock-blues konserleri vardı, Hatay’da ise Geleneksel Lezzet Şenliği... Bu güzel etkinlikleri kaçırdık, ama önümüzdeki günlerde ülkenin doğusundan batısına, her yerde şenlik, açılış, festival var.

VAN GÖLÜ CANAVARI
Van Gölü’nü pek azımız bilir.  Şöyle anlatayım; tekneyle gezmeye çıktığınızda kendinizi pekala Ege’de sanabilirsiniz. 100. Yıl Üniversitesi 13. Bahar Şenliği’ni Van Gölü kenarında düzenliyor, konserler cuma’ya (21 Mayıs) kadar sürüyor. Sertab Erener pazartesi konser verdi, bugün Demir Demirkan, yarın Emre Aydın ve son gün Aynur Doğan sahnede. Ayrıca üniversite grupları çıkacak, plaj voleybolu turnuvası düzenlenecek, içecek-giyim-kitap-takı stantları kurulacak.

ESKİŞEHİR’DE ŞEHRİ-AŞK
Üniversite şehri, Anadolu’nun en modern ve genç şehri Eskişehir, Yunus Emre’nin memleketi. Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, bu defa da ‘Şehr-i Aşk’ adasını açıyor. ‘Aşkın, romantizmin, sevgililerin şehri’ni basına tanıtacak. Açıkçası ‘Şehr-i Aşk’ın neye benzediğini hayal edemiyorum, fakat ‘sevgi kütükleri’ne isim yazmak, sembolik nikah kıymak gibi had safhada ilginç faaliyetler söz konusu. Yakında Aşk Müzesi de açılacakmış, gerçekten merak ettim.

MERSİN FESTİVALİ (20 MAYIS-3 HAZİRAN)
Mersin’in kültürel ve tarihi zenginliklerini, çok sesli ve evrensel müzikle buluşturan Uluslararası Müzik Festivali’nin dokuzuncusu başlıyor. 20 Mayıs’ta İdil Biret Konseri’yle açılan festival programı hem çeşitli hem de iddialı: Yıldız İbrahimova, Çigan müziğinin yorumcusu Jozsef Lendvay, opera yıldızı Denyce Graves ve Jazzing Flamenco, programda yer alan sanatçılardan bazıları. Mersin çıkarması yapmak şart!

MARDİN’DE BİENAL
 (4 Haziran-5 Temmuz)

Mardin ve bienal kelimelerini yan yana görmek pek alıştığımız bir durum değil. Ekim 2009’da “Davetinizi aldım, teşekkürler” ile bir ön açılışı yapılan sergi, 4 Haziran’da asıl açılışını yapacak. Mardin Valiliği ve Başbakanlık GAP İdaresi’nin desteklediği, küratörlüğünü Döne Otyam’ın üstlendiği sergi başlığı ilginç: Mardin’de hem ev hem de sokağa geçit veren binlerce yıllık mimari yapıların adı olan Abbara’lardan ilham alarak, ‘AbbaraKadabra’.
Yapıtlar Kasımiye Medresesi, Zinciriye Medresesi, Cumhuriyet Meydanı, Tokmakçılar Konağı gibi tarihsel yerleşimlerin yanı sıra şehrin kamusal alanları ve bazı abbaralarda sergilenecek. AbbaraKadabra, Türkiye’nin farklı coğrafyalarından genç ve yetişkin sesleri bir araya getiriyor. Mardin Bienali’ne katılacak bazı isimler: Mehmet Güleryüz, Hussein Chalayan, Kezban Arca Batıbeki, Arzu Başaran, Nezahat Ekici.


DUR, TELEFONU KAPAMA!

Cep telefonları beyin tümörüne neden olur mu? Yıllardır bu soruya cevap arayan bilim, hâlâ net bir cevap veremiyor. New Scientist dergisinde yayınlanan habere göre, Dünya Sağlı Örgütü’nün (WHO) 30 milyon dolarlık araştırmasına 13 ülkeden 50 bilim insanı katkıda bulunmuş. Cep telefonunun beyin kanseri riskini artırdığına dair bulgu yok, ama tersini de kanıtlayamadılar. Bir sonraki uzun soluklu araştırmanın sonucu da 20-30 yıl sonra açıklanacakmış!

GANDi ABi

-  Kemal Kılıçdaroğlu’na yakıştırılan ‘Gandi’ lakabı her ne kadar komik gelse de şurası kesin: CHP’ye kerhen oy verenler rahat bir nefes aldı. Vermeyenler için de ilk kez ‘Gandi’ye oy verme şansı doğdu.
 -Yerel seçimlerde İstanbul’dan aday olduğunda da aynı şey konuşulmuştu, daha adaylığı açıklanmadan da bazı çokbilmişler atladı: Efendim ‘Gandi’nin ‘liderlik vasfı’ yokmuş! Tabii bizim anladığımız, tanıdığımız anlamıyla lider, hot zot yapan, ortamı geren, kodumu oturtan demek. 
- Acaba gerçek mi? Ben hâlâ inanamıyorum. Son anda bir parti toplantısı, bir iç darbe, ne bileyim Baykal için jilet atan bir kalabalık falan çıkar da Kemal Kılıçdaroğlu adaylıktan vazgeçer diye.

Yazarın Önceki Yazıları