Sudaki fırtına...

15.09.2018 Cumartesi

Ambalajlı içme sularına neredeyse günübirlik zam gelmeye başladı... Yarım, 1.5, 5 litrelik pet şişe sularla 15-20 kiloluk damacana sulara son birkaç ayda yüzde 60’a varan zamlar yapıldı.

Her zaman alışveriş ettiğimiz markette Erikli suyun 5 kiloluk plastik şişesi 5 TL oldu, 15 litrelik Taşkesti cam damacana 14 lira... İstanbul Sucular Esnaf Odası Başkanı Ahmet Turan Akkaya, su firmalarının dolardaki artışı fırsat bildiklerini, oysa bu zamları makul gösterecek bir hammadde artışı olmadığını söylüyor... Fiyat artışında yabancı ve büyük markaların öncü olduğunu söyleyen Akkaya, yüzde 10 oranında zamlara hak verebileceklerini fakat yüzde 60’a dayanan zam oranlarının temelsiz olduğunu bildiriyor.

Piyasayı elinde tutan yabancı markalar malum...

Ticaret Bakanlığı ve ticaret odalarının bu zam yarışı konusunda söyleyeceği bir söz yok mudur? Şu saate kadar duymadık... Sadece “sert demeçler” uçuşuyor havada...

Bir başka konu... Acaba Sağlık Bakanlığı bu suların sağlık derecesini kontrol ediyor mu? Gıda Güvenliği Hareketi’nin su raporunda su firmalarının hemen tümünün son analiz tarihi 2010-2012 yılları görünüyor. İçtiğimiz suyun sağlık ve besin derecesi de belirsiz. Her şey belirsiz...

3’ÜNCÜ LİMAN...

Üçüncü havalimanının adı, Vatan gazetesinin haberine göre, açılışın yapılacağı 29 Ekim’de açıklanacakmış. Sürpriz yapılacak yani!

Peki, isim nasıl saptanacak? İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Kadri Samsunlu anlatıyor:

“İsim konusu, yönetim kurulu üyelerimizin dünya genelinde yaptıkları araştırma çalışmaları ve ilgili mercilerle yapılacak değerlendirmeler sonucu belirlenecek.”

Buna sıklıkla üçüncü havalimanı diyoruz ama mevcut Atatürk Havalimanı millet bahçesi olacağına göre yeni havalimanı “İkinci” oluyor. Eğer Atatürk’ten farklı bir ad verilirse, ülkede “Atatürk” adını taşıyan bir havalimanı kalmıyor. Adnan Menderes Havalimanı var, Süleyman Demirel var, Hasan Polatkan var... Atatürk yok! Yapmayın...

KAYNAK

Su konusuna birkaç satır ilave...

Yabancı şirket dışarıdan gelmiş... Senin toprağındaki su kaynağını satın almış... Veya kiralamış... Senin toprağından kaynayan suyu koyup sana satıyor... Kârını da döviz olarak dışarı aktarıyor... Sen de ikide bir cari açıktan, döviz giderlerinin çokluğundan yakınıyorsun...

Mine Kırıkkanat dostumuzla sudan söz ederken sorduk:

- Siz Paris’te içme suyu olarak ne kullanıyorsunuz?

- Musluk suyu içiyoruz, dedi Mine, son derece lezzetli ve sağlıklı bir sudur...

Biz ise kendi suyumuzu para verip satın alarak içiyoruz... Kara mizah...

ŞEMA

Gazetelerde haber; falanca kişi Cumhurbaşkanlığı Bilgi Teknolojileri Başkanlığına atandı. Filanca kişi Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığına getirildi vs...

Merak ediyoruz... Bu birimlerin konumu ve görevi nedir? Cumhurbaşkanlığı yapısı içinde “politika kurulları” var... Finans  Ofisi, Yatırım Ofisi gibi “ofisler” var. Bu birimlerin teşkilat içindeki yeri nedir, kim nereye bağlıdır, yetki ve görevleri nelerdir? Bunları bilmiyoruz. Cumhurbaşkanlığı internet sitesine bir teşkilat şeması ve görevli isimler eklenirse hayli yararlı olacak.

İTFAİYE

Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Özgür Demirtaş dün dedi ki:

- İtfaiye geldi su sıktı. Keşke yanmadan önce sıksaydı... Merkez Bankası’nın kararı doğru bir karar. Keşke bunu 3 yıl önce yapmaya başlasaydık...

- Dünkü artış gerekli ancak yeterli değil. Bundan sonra TCMB’nin yapacağı bir şey kalmadı. Artık acilen yapısal reformlara başlanmalı. Aksi halde döviz yine can acıtmaya devam eder..

 

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları