Servet Yıldırım

Servet Yıldırım

servet.yildirim@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

İtalya, krizden en zor çıkan Avrupa ülkesi. Hatta “çıkamayan ülkesi” demek daha doğru. Daha ileri gidip “Avrupa’nın hasta adamı” diyen de var. Bu yüzden hafta sonu İtalya’daki seçim piyasanın ilgisini çekiyor.

Bu hafta sonu İtalya’da seçim var. Söz konusu olan Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olunca ister istemez piyasaların ilgisini çekiyor.

Türkiye’nin en fazla ithalat ve ihracat yaptığı beşinci ülke olduğu için de bizim ilgimizi çekiyor. Geçen yıl İtalya’ya 8.5 milyar dolarlık mal satmış, 11.3 milyarlık almışız; 250.000 İtalyan turisti ağırlamışız. Toplam 1.400 civarında İtalyan firma Türkiye’de milyarlarca dolarlık doğrudan yatırım yapmış. AB sürecinde İtalya genellikle bize destek vermiş. Yani İtalya bizim için önemli bir ülke. Bir de önemsediğimiz euro var. Euro karşıtı partilerin güçlenerek çıkmaları halinde euro’da bir miktar zayıflama olabilir.

Haberin Devamı

İstikrarsızlık örnekleri...

İtalya krizden en zor çıkan Avrupa ülkesi hatta “çıkamayan ülkesi” demek daha doğru. Daha ileri gidip “Avrupa’nın hasta adamı” diyen de var. İtalyan siyasetine damgasını vuran bir diğer gelişme ise en fazla kaçak göçmen akınına uğrayan AB ülkesi olması.

Özellikle Afrika’dan gelenlerin Avrupa’da karaya ilk ayak bastıkları yer İtalya. Bu da göçmen karşıtı söylemi siyasetin ikinci ayağı yapıyor. Bu iki ayak birçok ülkede olduğu gibi İtalya’da da sağın işine yarıyor. Biraz popülist, biraz göçmen karşıtı ve biraz da AB’ye şüpheci yaklaştınız mı İtalyan siyasetinde kendinize rahatça bir yer edinebiliyorsunuz.

Avrupa’nın hasta adamı şifa arıyor

İtalya’nın yakın tarihi politik ve ekonomik istikrarsızlık örnekleriyle dolu. Politik ve ekonomik istikrarın simgesi olmuş Almanya’da eylülde yapılan seçimlerden net sonuç çıkmaması ve hükümet görüşmelerinin aylar sürdüğünü hatırlayanlar İtalya’ya ilişkin iyice umutsuzlar. Anketlere göre seçimde hiçbir parti çoğunluğu alamayacak.

İş kalıyor koalisyonlara. Bir yanda merkez soldaki Demokratik Parti ya da liberal Piu Partisi gibi daha dengeli ve popülizmden uzak duranlar; diğer yanda vergi yolsuzluğu ve seks skandallarına rağmen hâlâ sahnede olan Berlusconi’nin Forza Italia’sının liderliğini yaptığı sağcı, popülizm yanlısı, ırkçı ve göçmen karşıtı blok. Bir de herkesin ilgiyle takip ettiği Beş Yıldız Hareketi var. Geçmişteki sert söylemlerini biraz yumuşattılar ama yine de AB ve euro konusunda zorlayıcı politikaları var.

Haberin Devamı

Fırsatlar bölgesi Akdeniz

Akdeniz havzası 21 ülkeyi, 500 milyondan fazla insanı barındıran dev bir bölge. Toplam 8 trilyon dolarlık gayrisafi hasılanın üretildiği bölgedeki ticaret hacmi 3.7 trilyon dolar. Bu gösterişli rakamlar bize Türkiye’nin hemen dibinde yararlanabileceği dev bir pazar olduğunu gösteriyor. Gelişmiş ülkeler toplam ticaretinin yüzde 65’ten fazlasını komşularıyla yaparken, bizde bu oran yüzde 9 civarında. Komşularımızın ekonomik ve politik açıdan sorunlu olması bu oranın düşük kalmasında rol oynuyor. İkili ve çoklu ticaret anlaşmalarıyla bu oran artabilir ve Akdeniz uygun bir bölge. Bu konular 7-8 Mart’ta Mersin’de yapılacak Akdeniz Ekonomik Forumu’nda konuşulacak. Kayseri, Osmaniye, Hatay, Karaman, Adana ve Mersin’i kapsayan bölge ekonomik olarak farklı sektörlere ev sahipliği yapıyor. Hem tarım, hem de imalat sanayi açısından ciddi potansiyeli var. Önemli ihracat kapılarından biri. Bir lojistik merkezi. Öte yandan bir enerji üssü olma yolunda. Turizm ve gastronomide de çok güçlü. Kısacası, çok parlak bir hikâyesi var.

Haberin Devamı

Üç mü olur dört mü?

Fed’in yeni başkanı Powell bu hafta ilk defa ortaya çıktı ve piyasalarda bir dalga yarattı. Kısaca dedi ki: Amerikan ekonomisinde işler iyi gidiyor. İstihdam artıyor, tüketiciler harcıyor, ücretler yükseliyor, enflasyon da hedefe yaklaşıyor. Piyasalar bu sözleri 2018’de Fed’den gelecek 3 faiz artırımının garanti olduğu, hatta bu gidişle dördüncüsünün bile olabileceği şeklinde yorumladı. Hal böyle olunca, ilk tepki olarak dolar değerlendi, borsalar değer kaybetti. TL ve BIST de bu olumsuz dalgadan nasibini aldı. Powell’ın açıklamaları aslında Fed’in bakışında ve yaklaşımda Yellen dönemine göre bir değişiklik olmadığını gösteriyor. O nedenle, en iyisi oturup açıklanacak yeni Amerikan verilerini beklemek. İlk önemli veri bugün açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) rakamı. Eğer bu rakam yüksek gelirse dördüncü faiz artırım beklentisi asıl o zaman güçlenir. Aksi takdirde kurlar ve borsalar tekrar Powell konuşması öncesine döner.

Ekonomiye KGF’den sonra KDV desteği

KDV kanunda değişiklik yapan 25 maddelik tasarı meclise sunuldu. Maddelerin bir tanesi var ki ekonomiye “KGF etkisi” yapabilir. Mevcut haliyle bir işletme yatırım yaptığında, makine ve ekipman aldığında ya da inşaat harcaması yaptığında ödediği KDV’yi gelecek yıllardaki satışlarından topladığı KDV ile mahsup ediyordu. Şimdi ise indirim yoluyla giderilemeyen ve sonraki döneme devreden KDV’nin mükelleflere iadesinin yolu açılıyor. Konuşulan tutar 140 milyar liranın üzerinde. KGF uygulaması sayesinde ekonomi 2017’de yüzde 7-7.5 dolayında büyüdü. KDV adımı ise büyümeyi bu yılki yüzde 5.5’lik hedefe yaklaştırabilir hatta diğer bazı desteklerle birlikte üzerine bile çıkarabilir.