Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

24 Haziran’a sayılı günler kala meydanlarda tansiyon yükseliyor. Adaylar her gün iki ya da üç yerde konuşarak, kozlarını ortaya koyarken birçok kamuoyu araştırma kuruluşu da ülkenin dört bir yanında yaptıkları araştırmalarla halkın nabzını ölçüyor. Şu an itibarıyla da aralarında Cumhur İttifakı önde, ilk turda biter diyen de var; oylar atbaşı gidiyor, kesinlikle ikinci tura kalır diyen de... Yine parlamento seçimine dönük de özellikle HDP’nin baraj altı kalması ya da barajı aşmasıyla bağlantılı olarak farklı sonuçlar öngören geniş bir yelpaze söz konusu. Hepsinin birleştiği tek ortak nokta ise her seçimde olduğu gibi kararsızların varlığı ve onların tercihine göre sonucun belirleneceği. Çünkü araştırmacılara göre, seçimlerde tercihler lider ve parti aidiyeti odaklı olduğu için seçmenin büyük bölümü çoktan kararını vermiş durumda. Dolayısıyla da kampanyalar ve harcamalar seçmenin çoğunluğundan ziyade kararsızlar diye nitelendirilen yüzde 10-12’lik bir kitleyi etkilemek üzerine kurgulu. Yani onları kim ne kadar ikna ederse, o kadar avantajlı duruma geçecek, kazanacak. Ancak bu kez bunlara kararsız denilmesinin yanlış olduğunu savunan araştırmacılar da var. Onlar da diyorlar ki:

Haberin Devamı

“Türkiye son yıllarda inanılmaz şekilde kamplaştı, kutuplaştı, herkes kendini bir yere ait hissediyor. O nedenle de sorun kararsız seçmen değil, aslında kararlı ama kararsızım diyerek kendini gizleyen seçmenler. Çünkü mevcut ortam nedeniyle insanlar kimi zaman gerçek tercihlerini söylemekten kaçınıyor, çekiniyorlar. Ya da bir partiye oy vermeyeceği halde vereceğini söylüyor. Yani tercihini söyledi diye başına bir şey gelir endişesi taşıyan insanlar var ama seçmenin kendisini gizlemesindeki asıl neden bölgeye, yöreye göre değişen mahalle baskısı. Örneğin, Diyarbakır’daki bir seçmenin ben MHP’ye, Konya’daki birisinin CHP’ye, İzmir’deki birisinin de AKP’ye oy vereceğim demesi kolay değil. Aynı durum İstanbul’un ilçeleri için de geçerli. Kadıköy’de bir AKP’li veya Bağcılar’da bir CHP’li kapısına gelen adama fikrini açık açık söylemekten çekinebilir. Onun yerine kararsızım diyebilir,
diyor da.”

Haberin Devamı

Yoksa şu an herkes kararını vermiş durumda yani?

“Elbette ki yüzde 1-2 veya 3 oranında vardır gerçek kararsız. Ama o kararsızlar da iki tane bloktan hangisine vereyim diyen değil, blokun içerisinde hangi partiye oy vereyim diyen kararsızlardır. Yani CHP’ye mi vereyim yoksa İYİ Parti’ye mi vereyim? Ya da AKP’ye mi, MHP’ye mi vereyim diye düşünen seçmendir büyük olasılıkla.”

Özetle; 24 Haziran’a sayılı günler kala sonucu etkileyecek az da olsa kararsızlar var ama bir o kadar da kafası net olmasına rağmen gerçek fikrini gizleyen veya hangi adaya ya da partiye oy verileceği sorulduğunda araştırmacıları yanıltacak yanıtlar veren seçmen kitleleri de söz konusu. Hem de önceki seçimlerle kıyaslandığında bu kez oldukça yüksek oranda. Dolayısıyla da anketlerdeki öngörülerin aksine “sandıkta” ciddi sapmalar (artı-eksi) olabilir. Her adayın ve partinin hesabını kitabını buna göre yapmasında yarar var...