ABD’de ne konuşuldu?

20.04.2019 Cumartesi
Geçtiğimiz hafta üç Türk bakanın ve üst düzey yetkililerin Washington çıkarmasından sonra füze krizi ne durumda? Şimdi en çok merak edilen bu... ABD’nin “Rusya’dan S-400 alırsanız, biz de F-35 uçaklarını vermeyiz ve yaptırım uygularız” mealindeki tehditleri, bu hafta yapılan görüşmelerden sonra hâlâ geçerli mi? Özellikle Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Başkan Trump’la yaptığı görüşmeyi de hesaba katınca, kulisleri yoklamak farz oldu.

Yeni Patriot teklifi

Önce ABD’nin “S-400 yerine bizden Patriot alın” önerisiyle başlayalım. Dört gün önce Savunma Bakanı Hulusi Akar Washington’da, yeni bir Patriot teklifi aldıklarını ve dikkatle incelediklerini söyledi. Konuştuğum üst düzey Türk yetkili, bu teklifin hâlâ S-400’lere göre daha kötü şartlar sunduğunu söylüyor. Hem fiyatı daha yüksek hem de teknoloji transferi konusunda teklifte “Ortak üretim görüşülebilir” şeklinde muğlak bir ifade kullanılmış. Dahası bu kritik husus, Kongre’nin onayına tabi tutulmuş.

Kaldı ki Washington zaten Patriot vermek için S-400 satışının iptalini şart koşuyor. Bunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan kesinlikle reddediyor. Dolayısıyla, bu noktadan sonra Patriot alımı zaten mümkün görünmüyor.

S-400’ü geciktirmek

Son günlerde Ankara’nın ara çözüm olarak S-400’leri üçüncü bir ülkeye konuşlandırmayı öne sürdüğü çok yazılıp çiziliyor. Hatta bu kapsamda Azerbaycan ve Katar (buradaki Türk üssü) opsiyonları konuşuluyor. Konuştuğum üst düzey yetkili bu formül için “Şu an gündemimizde yok” diyor ve Washington’a başka bir yol haritası sunduklarını paylaşıyor. O da, S-400 alımının geciktirilmesi.

Şöyle ki: Erdoğan’ın 8 Nisan’da Moskova’da Rusya lideri Putin’le yaptığı görüşme sonrasında, S-400’ün teslimatının haziran ayına çekildiğini yazmıştım. İşte Ankara bu teslimatı şimdi erteleyerek yaptırımlardan kurtulmaya çalışıyor.

***

Yaptırımların en stratejik ayağı, F-35 savaş uçakları. Türkiye’nin satın almış olduğu 4 adet F-35, normalde kasımda Türkiye’ye getirilecekti. Ancak şimdi Washington, bu uçakları Türkiye’ye uçurmayabilir. Dahası, 80 küsur parçasını imal ederek F-35’in üretimine dahil olan Türkiye’yi ortak üretimden çıkarabilir. Dolayısıyla, S-400 alımı ertelenerek, bu uçakların normal zamanda teslimatı sağlanmak isteniyor.

Trump kartı

Yaptırımların 2. ayağı ise, ekonomik. S-400 alımı tamamlanınca ABD Kongresi’nin Türkiye’ye CAATSA yaptırımlarını uygulamak için harekete geçmesi bekleniyor. Ancak Başkan Trump’ın bunu veto etme yetkisi var. Ne var ki 2020’deki başkanlık seçimlerine giderken gitgide daha şahinleşen Trump’ın bu yetkisini kullanma ihtimali pek yüksek değil. Hele ki Kongre’ye karşı siyasi kredisi bu kadar azalmışken.

Ankara’nın yine de Trump kartına bu kadar güvenmesinin arkasında ise, Başkan’ın Erdoğan’la yürüyen sağlıklı ilişkisi var. İki liderin son telefon görüşmelerinde Trump’ın CAATSA meselesi için, “Bununla şahsi ve özel olarak ilgileneceğim” demesi hatırlatılıyor.

İşte Ankara bu ilişkiye güvenerek S-400 teslimatını ötelemek istiyor. Zira önümüzdeki dönemde Washington’da siyasi bir değişim olabilir, Trump’ın eli güçlenebilir. Seçimler bu anlamda kritik bir dönemeç.

***

Peki, Amerikalı yetkililer bu öneriye nasıl bakıyorlar? Öğrendiğime göre, şu an sıcak bakmasalar da, Ankara bunun değişebileceği görüşünde. Müzakereler sürüyor. Rus tarafıyla ise erteleme meselesi henüz konuşulmamış, ancak konuştuğum yetkili “Bunu önermemiz Ruslar için sürpriz olmaz, ABD baskısını bildikleri için tolere edeceklerdir” diyor. Ayrıca bunun için teknik gerekçelerin de olduğunu ekliyor.

***

Kısacası, Ankara füze krizinde “ihtiyatlı bir iyimserlik” içinde. Batı ittifakını önceliklendirdiğini de bu günlerde elinden geldiğince göstermeye çalışıyor.

 

Yazarın Önceki Yazıları