Yaman Törüner

Yaman Törüner

yaman.toruner@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Krizlerle başa çıkabilmek için, krizlerin nedenlerini bilmek gerekir. Bir ekonomik kriz, bankaları vurmadıkça, rahatlıkla geçiştirilebilir. Bizde karşılaşılan durum böyledir.

İnsanların beklentileri, bankaların zayıfladığı, mali bir balon oluştuğu veya kurların savunmasız kaldığı yönünde ise, ülkeniz spekülatif bir döviz saldırısıyla karşılaşabilir. Bu durum, yanlış bilgiler ve yabancı spekülatörlerin eylemlerinden dolayı da ortaya çıkabilir veya büyüyebilir.

Yine ülkeniz, büyük bir cari açık veriyorsa veya askeri harcamalar gibi dövize bağlı öncelikler artmış ise, bu durum büyük olasılıkla, döviz krizlerini tetikler.

Haberin Devamı

En önemlisi, hükümet politikaları, istikrarı bozucu biçimde veya uluslararası pratiklere uygun olmayan yönde gerçekleşiyorsa, bir döviz krizine hazırlanmak gerekir.

Diğer tetikleyiciler

Global ticaret ve ekonominin daralması, hammadde ve gıda fiyatlarının düşmesine yol açıyorsa, ihracata bel bağlamış olan ülkelerin para birimleri düşüşe geçer.

Yabancı ülkelerle dostlukların bozulması, terör hareketleri ve hükümetlerin uluslararası para sisteminden uzaklaşma olasılığının bulunması, yabancı sermaye girişini durdurur; turizm gibi hizmet sektörlerini kötü etkiler ve bu bağlamlardaki girdilerin azalması, döviz girişini azaltarak, ülke para birimlerinin değer kaybetmesine yol açar.

Bir devlet, topladığı vergiden fazla harcama yapıyorsa, bütçe açığı olduğundan bahsedilir. Bu durumda, devletin hazinesi ya para basarak para arzını artıracak ya da borçlanacaktır. İlave borçlanma, gittikçe artan oranda faiz ödenmesine yol açar. Para basılması ise doğrudan enflasyon sebebidir.

MB rezervleri

Bir döviz krizi sırasında, merkez bankalarının ellerindeki altın ve döviz rezervlerini kullanması gerektiği düşünülebilir. Ancak, çoğu zaman merkez bankaları, ticari bankaların ve dış ticaretin döviz ihtiyacı olacağını hesaplayarak ve döviz rezervinin o devlete olan güvenin bir göstergesi olduğunu düşünerek, döviz rezervlerini azaltmayı göze alamazlar.

Öte yandan, merkez bankalarının büyük miktarda döviz rezervi tutmaları, çok maliyetlidir. Tutulan altın ve döviz rezervi, hem bankacılık sisteminin ve özel sektörün dış borçlanmasını kolaylaştırır hem de borçlanmanın artması nedeniyle, ülkenin borçluluğunu artırır.

Haberin Devamı

Öncü göstergeler

İç ve dış ekonomik faktörler ülke para biriminin değerini düşürmeye yönelik baskıya neden oluyorlarsa, o ülkenin para birimi devalüasyona zorlanıyor demektir. Öte yandan, ülke parası daha güçlü bir para birimine bağlı ise, devalüasyon baskısı azalır. Örneğin, Yunanistan’ın karşılaştığı devalüasyon baskısı, Yunan para biriminin euro’ya bağlı olması sebebiye, büyük bir döviz krizine neden olmadan geçiştirilebilmiştir.

Yabancı sermaye akışı yavaşladığında, yerli kredi büyümesi yüksek olduğunda, ABD Doları gibi güçlü paralarda faiz oranları yükseldiğinde, reel kur yüksek olduğunda, ülke malları yabancı piyasalarda rekabet edemez durumla karşılaştığında, “döviz krizi geliyor” demektir. Bir de buna siyasi yanlış tercihler eklenince bir döviz krizi kaçınılmaz olur.