Yogacılar, Öz Yogacılar ve Daha da Öz Yogacılar

11.06.2018 Pazartesi

Yoga yolunda biraz ilerlediyseniz, kendinizi kaçınılmaz olarak bu tartışmanın içinde bulacaksınız : «Gerçek Yoga» nedir ?

Bu sorunun kaynağında elbette Yogacılar arasındaki karmaşa var. Batı dünyasında, Yoga öğretisinin verildiği yerler artık ticarethanelere dönüşmüş durumda. Zamana yayılması gereken bu öğreti, ne yazık ki ilk kaygıları ticarî olarak hayatta kalmak olan kişiler tarafından veriliyor. Yani en baştan, Yoga feslefesi ile ters düşebilecek bir zeminde bu kadim bilgi birileri tarafından “paylaşılmaya” çalışılıyor.

Elbette, bu merkezler de tüketim toplumuna uygun bir Yoga oluşturmak zorundalar. Aksi taktirde herhangi bir ticarethane gibi, kısa sürede iflas ederler. Tüketicinin ihtiyaçlarına cevap veren dersler oluşturulmak zorunda kalınıyor. Bu sebeple de Yoga’nın feslefesine biraz hakim olanlarla diğerleri arasında, «öz yogacılar» ve «fasülyeden yogacılar» tartışması çıkmış durumda. Biri diğerini yüzeysellikle küçümserken, diğeri ötekini modern hayata ayak uyduramamakla suçluyor. 

Yoganın muhteşem dönüşüm gücünü düşündüğünüzde, bu konulara teyet geçilmesi gerçekten de çok yazık. Camia dedikodusundan öteye gitmeyen bu tartışma masaya yatırılmıyor hiç. Oysa konuşmak gerek… Fiziksel egzersizlere indirgenmiş bir Yoga, yarı çıplak uygulayıcıların “Yoga” adı altında sergilediği görüntüler –hayır çıplaklığa bir diyeceğim yok da, Yoga bu işin neresinde?, modern müzikle harmanlanmış deneysel dersler, bu kadim bilgiden kişileri uzak tutuyor gibi görünebilir. Ancak 14 yıllık Yoga eğitmenliği hayatımda, doğru bilgiye ulaşmak isteyen öğrencinin her zaman geleneksel öğretiye bir şekilde ulaştığına tanık oldum. Tüm bu batılı kargaşanın içinde, daha anlamlı bir Yoga tarzını illa ki buluyorlar. Ve gelişim onlar için, bu yoldan devam ediyor…

Diğerleri için önyargısal davranmaya hiç gerek yok. Bu hem bir üstünlük göstergesinden başka bir şey olmaz, hem de insanların gerçekten hoplayıp zıplama, kafayı dağıtma ihtiyaçlarını görmezden gelmek anlamına gelir. Nihai hedef, herkesin bireysel mutluluğu ise, neden bu yol da, başka bir yol değil? Yoga’nın spiritüel tarafına odaklanan her insan, er ya da geç geleneksel olmayan uygulamaların geçici bir mutluluk sunduğunu anlayacaktır. Ve nasipse eğer, daha yüksek bir bilinç seviyesi gerektiren farklı bir Yoga’ya yönelecektir.

Dolayısı ile «öz yoga» veya «çakma yoga» değil de, sadece «Yoga». Önyargılardan arındırılmış Yoga. Herkesin ihtiyacına kıymet veren Yoga. Her insanı kucaklayan Yoga.

Namaste.

 

ARYA Esra E. Karaosmanoğlu

« Acemi Yogi »

YogaChiEsra@gmail.com