İdil Yazar

İdil Yazar

idil.yazar@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

HAYAT BİTER DERS  BİTMEZ
Küçükken izlediğim bir dizide, 30’lu yaşlarında olan bir yetişkin oğluna, “Hayat biter, ders bitmez” demişti... O zamanlar ilkokul beşinci sınıftaydım. Harıl harıl, Özel Okullar ve Anadolu Liseleri sınavlarına çalışıyor, sürekli test çözüyordum. Haliyle bu cümle bana çok dokunmuştu. Ömür boyu ders yapmak fikri beni üzmüştü. O yaşımda ne kadar derinden etkilediyse artık bu cümle beni, dizinin adını unuttum ama o sahneyi hiç unutmadım. Hakikaten ders hiç bitmiyor. İşinizi geliştirmek, daha kaliteli bir hayat yaşamak için dersimizi çalışmak ve sürekli öğrenmek gerekiyor. Ama dokuz yaşındayken benim içimi karartan bu durum, 33 yaşımda beni çok mutlu ediyor. Hayatta en güzel şey öğrenmek. Yeni bilgiler edinmenin, farklı şeyler keşfetmenin insana verdiği tatmin ve motivasyon bambaşka. Öğrendikçe çalışmak, üretmek ve paylaşmak istiyor insan...
Biliyorsunuz mutfağın yeri hayatımda bambaşka. Erken yaşta yatılı okula gittiğim için, içimde çocukluğuma dair hep bir özlem var. O özlemi giderdiğim yegane yer mutfak. Köfte kızartırken, pirinci
kavururken ve hamur açarken aklıma hep anneannem geliyor. Kendi mutfağımdan benzer kokular yükselirken, sanki çocukluğuma dönüyor, mutfakta anneannemle buluşuyor, bir yandan pişmekte olan yemeklerden aşırırken, yetişkinlerin sohbetini dinleyen meraklı bir çocuğa dönüşüyorum. Anneannemin yanında hissettiğim aidiyet ve güven duygusunu, tenceremden çıkan duman ve kokularda arıyorum.
Çocukluğuma gittim
Bir de tabii çikolata kokusu var. Anlatması zor hissettirdiklerini... Ani bir mutluluk... İlk ısırık ise, bayram sabahı gibi... Heyecanlı, sıcacık, dopdolu, samimi ve çok mutlu. Yaşı yok çikolatanın. Beş yaşındaki oğlumun çikolata yerken ki sevincini, ben de deneyimliyorum, annem de. Çikolata bilgimi derinleştirmek için, geçtiğimiz hafta dünyanın en büyük çikolata ve kakao üreticisi Barry Callebaut’un Ataşehir’de yeni açılan Çikolata Akademisi’ne gittim. Dünyanın dört bir yanından gelen pastacılar ve şeflerle, beş gün boyunca çikolatanın büyülü dünyasında kaybolduk. Ham kakao çekirdeğinin nasıl işlendiğini ve çikolatanın nasıl yapıldığını detaylıca öğrendik. Eğitimde; bonbondan truffles’a, kaplama çikolatadan Beyoğlu çikolatasına kadar, şu ana kadar yediğim ne kadar çikolata varsa hepsinin tekniğini öğrenme fırsatım oldu. Tabii bu esnada bol bol çocukluğuma gittim.
Dediğim gibi öğrencilik güzel şey. Yoğun şehir hayatının arasında bir mola verip, ilgili olduğun bir konuda eğitime gitmek ve yeni bilgiler edinmek muhteşem. Şimdi sıra öğrendiklerimi uygulamak ve paylaşmakta! Haftaya görüşmek üzere.