Özgür Kaynar

Özgür Kaynar

ozgur.kaynar@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

“İZMİR nasıl marka kent olur?..”
Soru bu... Ya cevabı?..
“İyi ki var, o da olmasa ne yapacaktık” denilen, kentin çaresiz tek simgesi Saat Kulesi’yle mi?
Birkaç yıl önce büyük ümitlerle denize indirilen, ama şimdi yüzüne bile bakılmayan, çoktan da suyun dibini boylayan İzmir Kayıkları’yla mı?
Sürekli kan kaybeden, açılmasına sayılı gün kalmasına rağmen adı bile geçmeyen İzmir Enternasyonal Fuarı’yla mı?
Utanç abidesi gibi duran, turistlerin ‘Bu da ne böyle’ deyip anıt zannettiği yarım kalmış viyadük ayaklarıyla mı? Ya da Basmane’deki çukur ayıbıyla mı?..
Arama konferansları düzenlenip, üzerinde uzun uzun düşünülen bu konunun iki kelimelik yanıtı geldi geçen hafta.
Fikrin sahibi Selim Gökdemir’di. Yaptığı çok katlı binalarla “İzmir’in gökdelen adamı” olarak bilinen ünlü işadamı, “Nitelikli insan” dedi...
Ona göre İzmir’in marka kent olması nitelikli insanlara bağlıydı.
Sadece bu kadar değil.
Gökdemir söylemekle kalmadı, elini taşın altına koymasını da bildi.
Nitelikli insanlar yetişsin diye Gediz Üniversitesi’ne yaklaşık bir milyon lira bağışladı.
Yalnızca konuşulmasın, herkes üzerine düşeni yapsın, kazanırken kazandırsın diye bir de mesaj verdi: “Nitelikli insanlar ancak kaliteli üniversiteler sayesinde yetiştirilir. Eğitime destek olursak, İzmir de bambaşka olur...”

Bir konuştu, pir konuştu


Söz konusu eğitim, Gediz Üniversitesi ve toplumla paylaşım olunca...
Bağış rekoru kıran emekli eğitimci Hatice Bahriye Yağcı’dan bahsetmemek haksızlık olur.
Yağcı, Çiğli’deki tam 80 milyon lira değerindeki arsasını Gediz Üniversitesi’ne bırakmıştı.
İşte o arsaya İzmir’i marka kent yapacak genç beyinlerin yetiştirileceği müthiş bir kampus kurulacak.
Mütevelli Heyeti Başkanı, değerli büyüğüm Abdullah Kavuk’un büyük bir heyecanla sıcağı sıcağına bana gösterdiği proje karşısında büyülendim.
Bir kez daha anladım ki...
Temelinde paylaşım, toplum yararı ve bilim olan Gediz Üniversitesi, İzmir’i marka kent yapacak...
O rüya gibi proje, Selim Gökdemir ve Hatice Bahriye Yağcı bunun en güzel kanıtı.
Bir de...
Gediz Üniversitesi için maddi-manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, gecesini gündüzüne katan kurucular Kavuk, Küçükbay, Sipahi aileleriyle, Işılay Saygın, Kutlu Aktaş, Bilal Doğan ve daha niceleri var.

Haberin Devamı

Yine öncü oldu

Bir konuştu, pir konuştu

EGE-KOOP, temel harcındaki “Yaratan halk, yaşatan da halk” sloganına yakışan öncü bir adım attı.
Küçük esnafı korumak için büyük marketlerin ve AVM’lerin şehir dışında kurulmasını öngören Hipermarketler Yasası daha çıkmadan...
İzmir’de şehir dışındaki ilk alışveriş merkezi Ege-Koop’tan geldi. Geçen 26 yılda 100 binin üzerinde kişiyi ev sahibi yapan konut devi, 8 milyon 300 bin TL harcayarak Torbalı Ayrancılar’a Ege-Koop AVM’yi dikti.
Seyrek’te bin villalık Villakent’i kurup, o çorak araziyi cennete çevirmek.
Kimsenin dönüp bakmadığı yerlerde, insanların oturmak için can attığı yepyeni kentler kurmak gibi...
Cesaret isteyen, alkışı fazlasıyla hak eden bir adımdı bu da.
Ve tıpkı diğer projelerdeki gibi daha en başında ne kadar doğru ve isabetli olduğunu gösterdi.
İzmir’in yanı başında; Kuşadası, Bodrum, Marmaris gibi tatil cennetlerine giden yol üzerindeki Ege-Koop AVM daha açılmadan çekim merkezi olmuş.
Ünlü markalar burada yer alabilmek için yarışıyormuş.
İmkansızmış gibi görüneni başaranları kutlamalıyız...
Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan da zaten, “Bize de bu yakışırdı” diyor. Aslan, ‘kimsenin yapmadığını, daha doğrusu yapamadığını gerçekleştirmek bizim işimiz’ diyor aslında.
Bu arada Ege-Koop’un bir sloganı da, “Düşünmek kolay yapmak zordur. Dünyada en zor şey de düşünüleni yapmaktır...”
Yapılanlar da ortada. Başka söze ne hacet...