Özgür Kaynar

Özgür Kaynar

ozgur.kaynar@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

KARIN pek yağmadığı, yollarının buz tutmadığı İzmir’de... Büyükşehir Belediyesi tarafından olimpik ölçülerde buz pisti yapıldı.
Bornova’da eskiden çöplükten farksız yerde, Aşık Veysel adına oluşturulan güzel mi güzel yeşil alanın ortasına nazar boncuğu gibi yerleştirildi.
Çok da yakıştı.
Ama olanlar da oldu!..
Buzda yürümeyi bilmeyen İzmirli, patenleri ayağına geçirip piste çıktı.
Yetmezmiş gibi artistik hareketler yapmaya kalkınca ne kafa kaldı ne kol!
Orasını burasını kıran kırana...
Pistin girişinde duran ambulans, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sürekli birilerini taşıyormuş.
Paten gazilerine bir arkadaşım da eklendi.
“Çocuklarla birlikte hadi ben de şöyle bir kayayım” deyince!..
Gözünü hastanede açmış.
Ege Üniversitesi Acil Servisi’ndeki görevli, bıkkın bir ifadeyle, “Yine mi buz pisti kazası” diyerek onu karşılamış.
Vücudundaki kırıklar nedeniyle hemen ameliyata alınmış. Şimdi evinde yatıyor. Canı yandıkça da, “Ahh, ahh... Neyine senin buzda kaymak” diyor.
Bir de uyarıda bulunuyor:
“Buz pistine başlık ve dizlik olmadan çıkılmasına izin verilmemeli. Başıma darbe alsaydım çok daha kötüsü olabilirdi!..”
İzmirlinin buz aşkı işte böyle, acılı mı acılı, bol da kırıklı...
Büyükşehir yetkililerine duyurulur.
Önlem alınmalı. Yoksa...
Buzda dans, buz gibi faciaya dönebilir!

Yine soruyorum: Adalet bu mu?
BUGÜNLERDE tartışmalı her tahliyeyle herkes bunu soruyor:
Adalet bu mu?..
Defalarca ömür boyu hapse çarptırılanlar bile, cezaları yıllar geçmesine rağmen kesinleşmediği için salıverilirken...
İhmal yüzünden ölen ama 4 yıl geçmesine rağmen dava bile açılamayan kuzenim Nevin Bayram’ın acısı yüreğimizdeki sızıyı artırınca...
İki hafta önce bu köşeden sormuştum:
Adalet bu mu?..
Hiçbir şey değişmedi. Kuzenimin ölümüyle sonuçlanan ameliyatın yapıldığı Uludağ Üniversitesi Hastanesi’nin görüş sorduğu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden hala ‘çıt’ yok.
Bu yüzden yargılama yapılamıyor.
Dosya adım adım zaman aşımına doğru sürükleniyor, acımıza acı katılıyor...
Bu arada toplumun adalet duygusunu inciten, “Bu nasıl sistem böyle” dedirten tahliyeler de peş peşe sürüyor.
Geçen hafta gazetelere Karşıyaka’da bir doktoru öldüren zanlının haberleri yansıdı...
Olayın ardından tam 6 yıl geçmişti. Ama en son verilen 6 ayı hücrede olmak üzere ömür boyu hapis cezası bir türlü kesinleştirilemediği için sanık salıverildi.
Tutukluluktaki süresi 5 yılı aştığı için serbest kaldı. Gerekçe zaman aşımıydı.
Yargı hızlı işleseydi böyle olmayacaktı.
Şimdi, öldürülen o doktorun yakınlarının yerine koyun kendinizi.
Ne hissederdiniz?
Sormaz mıydınız, “Bu nasıl adalet böyle” diye...
Bu böyle gitmez!
Kalpleri sızlatan, acıya acı katan.
Başbakan Erdoğan’ın da, “Kabullenemiyorum” dediği bu zaman aşımı kabusuna son verecek yargı reformu artık şart oldu.
Yargıtay’a 6 yeni daire kurulmasını da öngören yasa tasarısı işte bu yüzden çok önemli hem de çok...

Merkezi ısınmada doğalgaz zorunlu olsun
24 SAAT ortalaması esas alınan ve yeşil alanlarda yapılan hava ölçümleri bir yana!
Gerçek şu...
İzmirliler bu kış da zehir soluyor. Akşamları göz gözü görmüyor, çektiğimiz her nefesle ağzımızda acı kömür tadı kalıyor.
Nefes darlığı, astım gibi akciğer rahatsızlıkları olanların vay haline...
Zaten böyle devam ederse, hasta olmayan kalmayacak!
Durum bu kadar vahim, İzmir’in havası her kış biraz daha kirleniyor.
Manisa İl Hıfzıssıhha Kurulu, 2008’de halk sağlığı için cesaret isteyen bir adım atmıştı.
Bacalarından zehir saçan apartmanların merkezi ısınma sistemlerinde kömür kullanımı yasaklanmış, doğalgaz zorunlu hale getirilmişti. İzmir’de de yapılması gereken işte bu.
Sağlıktan, insan hayatından daha değerli ne var ki?..
Bu arada İzmir, sağlıklı bir kent iddiasıyla EXPO 2020’yi istiyor...
Anlatabildim herhalde!..