Ödüller çocuklara alkışlar babalara

31.03.2019 Pazar

65 yıllık köklü geleneği olan Gillette Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri bu yıl da sahiplerini buldu. Ödül alanların ortak yönü aileleri, özellikle babaları tarafından desteklenmiş olmalarıydı. Erdoğan Demirören anısına verilen ödül de babaların desteğinin ne kadar önemli olduğunu farklı bir yönüyle ortaya koydu.

Babalar destek verince kızlar başarıyor. Hayatın her alanında olduğu gibi sporda da böyle. Anneler harcı atıyor ama babaların desteği olmadan çok zor. Çoğu baba da engelleyici ne yazık ki. Sporun Oscar’ı sayılan Gillette Milliyet Yılın Sporcusu Ödül töreninde yılın kadın sporcusu ödülünü İrem Yaman aldı. Dünya şampiyonu tekvandocu İrem Yaman baba desteğiyle sporda yıldızlaşan bir isim. Babası gibi tekvando sporunu seçmiş. Babası Hasan Yaman antrenörlüğünü yapmış uzun süre. Ancak kendisini ve ablasını bu spora annesi götürüp yazdırmış. Babası kızının gittiği belediye kursundaki antrenmanlarına sürekli uğrarken bir süre sonra kızını kendisi çalıştırmaya başlamış. 9 yaşında başlıyor tekvandoya. Annesinin vesile olması babasının da yanında durmasıyla şampiyonluklar art arda geliyor.

Videolar Youtube’da

İlk milli dünya şampiyonu güreşçimiz, Yasemin Adar’ın da babasının desteğiyle sporda madalyalara uzanan bir isim olduğunu biliyoruz. Sporcu kadınlarla konuştuğunuzda çoğunun kariyerinde baba figürünün etkili olduğunu görüyorsunuz. Başta İrem Yaman olmak üzere kadın sporcuların hayatlarından kesitleri anlatan videoları Youtube’dan izlemenizi öneririm. İddia ediyorum erkeklere verilen desteğin onda biri kadınlara verilse ülkemiz çok daha fazla uluslararası başarıya imza atar. İrem, ödülünü alırken, “Kariyerimde sahip olmak istediğim ödülü alıyorum. Evet birçok altın madalyaya sahibim ama bence asıl başarı, gençleri hayatta her şeyi yapabileceklerine dair cesaretlendirmek” dedi.

Rol model

Kendisi henüz 23 yaşında olan İrem Yaman gençlerimiz için başlı başına bir rol model. Sahip olduğu duru güzellikle modellik peşinde de koşabilirdi. O ise Avrupa, dünya şampiyonluklarından sonra, 2020 Olimpiyatlarında ülkesine altın madalya getirmeyi aklına koymuş. Gece gündüz bunun için çalışıyor. Dünya Kulüpler Şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’nu defalarca kazanan Vakıfbank Kadın Voleybol takımının oyuncuları ile de konuklar selfie kuyruğuna girdi. Sahnede, “Atatürk’ün kızları olarak neler yapabileceğimizi gösterdik, bu ödüllerin verdiği güçle çok daha fazlasını yapacağız” sözleriyle büyük alkış aldılar.

Demirören imzası

Bu seneki törende Erdoğan Demirören Büyük Ödülü de verildi. Erdoğan Demirören hayatı boyunca iş hayatı kadar, spor sevdalısı bir işadamıydı. Kariyerine futbolcu olarak başlıyor. Emniyet Futbol Takımı’nın gelecek vadeden golcüsüyken sporu bırakıp, genç yaşta iş hayatına atılıyor. Ama spora olan ilgisi hiç eksilmiyor. 1980’li yıllarda kurduğu Milangaz Voleybol Takımı şampiyonluklara imza atıyor.

Golf tutkusu

Milangaz markasıyla uzun yıllar Beşiktaş Basketbol Takımı’nı destekliyor. Spordan hiç kopmayan Erdoğan Demirören, yaşlılık döneminde golf oynamaya merak sarmıştı. 2000’li yıllarda, Türkiye’de golf sporunun gelişimine destek veriyordu. Tenis ve binicilik sporlarına da ilgisi büyüktü. Demirören Holding’in bünyesinde yer alan Kemer Golf & Country Club halen çok sayıda ulusal ve uluslararası turnuvaya ev sahipliği yapıyor. Son dönemlerde golf oynayamasa da buradaki turnuvaları izliyor, hafta sonlarını kendisi gibi spor sever dostları ve sporcularla burada geçiriyordu.

Köklü gelenek

65 yıllık köklü geleneğe yakışan bir şekilde kusursuz gerçekleşen ödül törenimizde, Erdoğan Demirören anısına hazırlanan film izlenirken duygusal anlar yaşandı. Yıldırım Demirören sahnede sözü Meltem Hanım’a bırakırken “Mikrofon sende, ödülü sen açıkla benim güzel kardeşim” dedi. Meltem Demirören Oktay babasının adını taşıyan ödülü anons ederken gözleri doldu, sesi titredi. Bu duygusal anlarda salonda büyük bir alkış koptu. Geçen yıl kaybettiğimiz Erdoğan Demirören adı ödül ile sonsuzluğa kazınırken rahmetle anıldı.

THY ile zirveye

Spora katkılarından dolayı büyük ödülü alan Türkiye’nin global markası THY, sporun en büyük destekçisi konumunda. THY Genel Müdürü İlker Aycı konuşmasında spor vizyonlarını şöyle anlattı: “60 bin kişiyle, 86. yılını kutlayan, herkesi kucaklayabilen bir marka olma hedefimizle, Türk sporuna katkı sunmak da olmazsa olmaz değerlerimizden biri. Mesele sadece sponsorluk değil. Gençlerimize fırsat verdikçe onların nasıl zirvelere tırmandığını gördük.”

Kampanya başladı

Gillette Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde bu yıl bir kampanya da başlatıldı. P&G’nin erkek bakım markası Gillette ve Milliyet’in önderliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin de katkılarıyla verilen oylar sonucunda 35 bin öğrenciye spor malzemesi desteği sağlandı. Törende ayaküstü sohbet ettiğim P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, Gillette olarak geleceğin adil, saygılı, dürüst, çalışkan sporcularının yetişmesi için Milliyet ile tüketicilerin de katılımı ile güzel bir sosyal sorumluluk projesine imza atmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı.

‘Erdoğan Demirören bana ışık tuttu’

THY Genel Müdürü İlker Aycı, Erdoğan Demirören Büyük Ödülü’nü, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören ve Demirören Holding Başkan Yardımcısı Meltem Demirören Oktay’ın elinden aldı. İlker Aycı konuşmasında, Yatırım Destek Ajansı Başkanı olarak Türkiye’ye yabancı yatırım çekmeye çalıştığı dönemde, Erdoğan Demirören ile yaptığı ve hiç unutmadığını söylediği sohbeti anlattı: “Bana dedi ki, İlker Bey oğlum şunu sakın unutma; Türkiye’ye uluslararası sermaye, teknoloji, döviz getirmeye çalışmak, güzel, iyi de. Bu ülkeye bu kadar yıldır hizmet, destek veren, çile çeken yerli ve milli işadamlarımızı, gruplarımızı da sakın unutma. Getireceğin yabancı sermaye onlara zarar vermemeli, ürkütmemeli. Elimizdeki değerleri kaybetmeden getirmeye çalış. Aman ha bu öğüdümü unutma. Sürekli kendisiyle buluşur, öğüt alırdım. THY başkanlığında da bana ışık tutan sözlerini hep hatırlıyorum.”

Kusursuz tören hayallerdeki ödül

Hazırlanan VTR’ler, Beyazıt Öztürk ve Damla Uğurtürk’ün 65 yıllık köklü ödül töreninin ağırlığına yakışan sunumu, kırmızı halının hakkını veren konuklarının şıklıkları ile kusursuz bir ödül töreni izledik. Spor ve iş dünyasından bini aşkın konuğun katıldığı böylesine büyük ve renkli bir organizasyonu kusursuz bir şekilde gerçekleştiren Milliyet ailesini yürekten kutluyorum. Şimdiden gelecek senenin hazırlıklarına başladık. İrem Yaman gibi dünya şampiyonluğu madalyası ile taçlanmış sporcuların, ‘’Kariyerimde sahip olmak istediğim ödülü bu gece alıyorum’’ dediği bu tür büyük ve prestijli organizasyonlar spor camiamıza destek oluyor, 
heyecan veriyor.

Darüşşafaka’ya Sertab enerjisi

Her şey bir ideal ile başlıyor. 1900’lerde, birkaç Osmanlı aydını Eminönü çevresinde, savaşta babasını kaybetmiş çocukların hamallık yaparak hayatlarını kazanmaya çalıştığını görüyor. Çocukları perişan hallerinden kurtarmak için proje geliştiriyorlar. Çocukların yatılı eğitim alacağı ve iş hayatında birbirlerini destekleyecekleri Darüşşafaka’nın (DŞ) temellerini atıyorlar.

Zaman tüneli

Zaman içinde iyi kalpli vatandaşların bağışlarının da etkisiyle Darüşşafaka çok büyüyor. Yabancı dil başta olmak üzere çok iyi eğitim veren, on binlerce çocuk yetiştiren önemli bir eğitim yuvasına dönüyor. Son yıllarda yapılan bağış konserleri de okulun ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir gelir yaratır hale geldi. Sezen Aksu, Tarkan, Fazıl Say gibi sanatçılarla başlayan gelenek bu yıl Sertab Erener ile devam etti.

Sertab Erener, Daçkalılar için sahnedeydi. Ama ne sahne! 50 kişiyle sahnelediği Sertab Müzikali ile iki saat boyunca bir an yerinde durmadı. 90’lardan bu yana anılarımıza eşlik eden ‘Ay ay’ gibi eski parçalarını da yeni parçalarını da söyledi.

Hayali paylaşmak

Konser sonunda sahneye çıkan Darüşşafaka Yönetim Kurulu Üyesi Esra Ekmekçi ve Hakan Tahiroğlu sanatçıya teşekkür etti. Ekmekçi, Darüşşafaka ruhunu çok güzel anlattı: “Ben DŞ’de okumadım. DŞ’li olmayı sevgili Talha Başkanım (Çamaş) ve DŞ’li dostlarımdan öğrendim. DŞ’li olmak hiç tanımadığın bir çocuk için kaygılanmak, onun geleceği için mücadele etmek demek. DŞ’li olmak o küçücük yüreklerin heyecanla atışını duymak, parlayan gözlerine inanmak demek. DŞ'li olmak o çocuklar üzerinden daha güzel bir Türkiye inşa etmeyi hayal etmek demek. Bu güzel Türkiye hayalinde bize gönül desteği veren sanatçı dostlarımız var. Sevgili Sertab Erener’e ve Sevgili Beyhan Murphy’ye DŞ’da okuyan öğrenciler adına teşekkür ediyoruz. İyi ki Sezen, Tarkan, Sertab gibi sanatçılarımız var, iyi ki DŞ var. Herkesi bu hayali paylaşmaya ve DŞ’ye destek olmaya davet ediyorum.”

Sahneden her zamanki mütevazılığı ile, “Daçkalılar için ne yapsak azdır” diyen Sertab’ı kuliste ziyaret ettik. Zeki Müren şarkıları ile gençleri buluşturan Limak Vakfı Başkanı Ebru Özdemir de aramızdaydı. Sertab ile derin bir müzik sohbetine daldılar. Sertab Müzikali’ne alınan biletler ve yapılan bağışlarla bilgisayar laboratuvarının teknolojik dönüşümü sağlandı. Çorbada tuzu olan herkese teşekkürler...

Sertab’ı kuliste ziyaret ederek hem gecenin kritiğini yaptık hem de müzik konusunda sohbet ettik.


 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları