Türkiye’nin En İyi Balayı Otelleri

30 Nisan 2020

Madem yavaş yavaş normale dönüyoruz, yazmaya en çok soru gelen yerden, ‘balayı otellerinden’ başlamak isterim.

Malum bahar ve yaz mevsimlerinin bir diğer adı da ‘düğün mevsimi’. Düğün mekanları ve organizasyonları benim yazı konum değil ama iş ‘balayı otelleri ve tatiline’ geldi mi devreye giriveriyorum.

Sizlerden gelen; denizin içi, ormanın derinlikleri, yeşille mavinin koyniş olduğu yer, jakuzili oda, uçurumun kenarında salıncak isteklerini derleyerek şahane bir liste hazırladım. İnanıyorum ki hepsine bayılacak, bir an önce düğünü yapıp, takıları toplayıp, yollara düşeceksiniz :)

1 - Fidanka

Açık ara Türkiye’nin en orijinal, en yaratıcı oteli FİDANKA.

Aşk-ı Memnu’nun hafızalara kazınan repliğini hatırlar mısınız? ‘Öyle bir şey var ki sende çözemediğim, insanı çılgınlıklara sürüklüyor.’ Hah işte. Tam da böyle hissediyorum Fidanka’nın kapısından adım attığım an.

(Odada, barda, restoranda, balkonda, havuz kenarında... Aynı anda hepsinde olmak, her detayı, her anı aklıma kazımak istiyorum)

Yazının Devamı

48 saatte Ayvalık

21 Nisan 2020

İlk 1996 senesinde okul gezisi ile gitmiştim Ayvalık’a. Gündoğumu saatine yakın sahile yakın bir yerde durmuştu otobüsümüz. Uyku sersemi indik, denizin kenarına yürüdük. Bizden başka birkaç oyunbaz köpek, martıları kollayan kediler ve simit tepsisini sırtında fırının yolunu tutan bir genç vardı.

Otele yerleşmeden önce genç ve (romantik) hocalarımızdan birinin ‘gündoğumunu’ izleyelim önerisi ile herkes bulduğu banka attı kendini. Sislerin ardından usul usul kendini gösterdi güneş, denizde balıklar oynaştaydı.

 Ayvalık daha ilk andan bonkör davranıp tüm güzelliklerini sermişti işte önümüze. Bize onu kucaklamak düştü.

İnsan ilk karşılamayı hiç unutmuyor. Tam da bu nedenle Ayvalık’a ne zaman gidersem gideyim hep mutlu oluyorum. Ya da mutlu olacak bir sokak, bir minik kafe, eski bir köy kahvesi, bir ağaç gölgesi buluyorum diyelim.

‘Corona’dan üç beş gün önce gittiğim Ayvalık’a dair notlarımı toparladım sizlere. Bu notlar: Ayvalık’ın en iyisi, ille de gidin

Yazının Devamı

Ege’nin Koynunda, Cunda’da...

14 Nisan 2020

Tüm önlemleri alıyor. #EvdeKalıyor, sosyal izolasyonumuzu yapıyor, günde 20 saniyeden altmış beş kez ellerimizi yıkıyoruz evet.

Ve fakat ben artık hayal kurmak istiyorum. Corona bittikten sonra çıkacağım seyahatlere, yapacağım işlere, katılacağım aktivitelere kafa yormak istiyorum.

İşte tam da bu nedenle şimdi size Cunda’yı anlatacağım çünkü coronadan hemen önceki seyahatim buraya oldu. İlkbahar aylarında, papatyalar, mimozalar, erguvanlar coşmuşken Ege’nin koynunda olmak şahaneydi. Dilerim çok geçmeden bu illet geçer ve güneşli, güzel günlerin tadını çıkarırız.

CUNDA KONAKLAMA

Cunda Fora Butik Otel: Cunda merkeze, restoranların olduğu sokağa yürüyerek altı, koşarak üç, araba ile bir dakika mesafede.

Benim odam fotoğrafta görmüş olduğunuz binlerce kır çiçeğine, zeytin ağaçlarına bakıyordu. Sabah bu manzaraya uyanınca: Pijamalarla koşup çiçeklerin arasında dans etmek, ağaçlara tırmanmak, hatta işi abartıp kahvaltımı orada yapmak istedim. (Küçük bir engel vardı. Bahçenin otele ait olmaması :)

Bu

Yazının Devamı

8 saatte Burgazada

21 Şubat 2020

Bir günde tüm sezon tatil yapmış, bütün kişisel gelişim kitaplarını yalayıp yutmuş, çakra açmalara doyamamış gibi hissetmek istiyorsanız sizi sekiz saatliğine Burgazada’ya alalım. (Hep konaklamalı yerler yazıyorsunuz, günübirlik nereye gidelim diyenler için yazdım)

Kadıköy’den 45 dakika, Eminönü’nden hop bir saatte oradasınız. Hem de şahane bir vapur yolculuğu ile. (Pazar günleri kabus bir kalabalık olabiliyor, imkanı olan haftaiçi gitsin)

Tabii kendi tekneniz ile gidebilir ya da ay ne işim var kalabalık vapurlarda diyip deniz taksi tutabilirsiniz. (İşte bunlar hep seçenek, hep zenginlik :)) Ama ben yine de ve ille de vapur yolculuğunu seviyorum.

Adalar İstanbul’un en güzel, en fevkalade kaçış noktası. Benim favorim Burgazada. Hem sakin, hem güzel restoranlar, yürüyüş güzergahları var. Özellikle Mart ayında Ada sokaklarında yürürken mutluktan delirme garantisi veriyorum, çünkü MİMOZA zamanı. Kocaman, dalları yere sarkan mimoza ağaçları insana başka bir neşe veriyor.   

Ve karşınızda

Yazının Devamı

Bursa’nın yeşile, maviye açılan arka bahçesi: Tirilye...

10 Şubat 2020

Tirilye, Bursa’nın yeşile, maviye, güzelliklere açılan arka bahçesi. Son beş altı yıldır İstanbulluların da haftasonları sıklıkla kaçtığı eski Rum balıkçı köyü.  Bana Alaçatı’nın şimdiki jilet halini değil de, on beş sene önceki ‘sakin - sessiz - bohem’ halini hatırlatıyor.

Tüm evlerin otel olmadığı, her köşenin kafe, restoran istilasına girmediği, köy içindeki kop kop barların sabaha kadar müzik sesiyle köyü inletmediği, fanfinfon beachlere fönsüz, makyajsız, şık şıkırdam giyinmeden de gidilebildiği şahane zamanlar. (Tamam. Bu Alaçatı’yı gömme değil, Tirilye sen ne güzelsin, hep böyle kal yazısı :))

Tirilye, Bursa merkeze araç ile yarım saat uzaklıkta. İstanbul’dan (Eminönün’den) feribot ile bir buçuk saatte Mudanya’ya geliyorsunuz. Oradan da on beş dakika bir yolculukla Tirilye’desiniz. Deniz kenarından, zeytinlikler içinden kıvrıla kıvrıla ilerlerken Ege’de gibi hissedeceksiniz.

TİRİLYE KONAKLAMA:
Bay C Konak:
Denize bir dakika yürüme mesafesinde,

Yazının Devamı

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

29 Ocak 2020

Gaziantep Ali Nazik’ten, beyrandan, küşlemeden, fındık lahmacundan ibaret değil dedim, düştüm yola. Et yemeden ve tatlı komasına girmeden de pekala şehir turu yapılabilirdi. Gerçi şeker koması kısmında pek başarılı olamadım. Sabah katmer, öğlen baklava, akşam şöbiyet yerken buldum kendimi ama fevkalade bir 48 saat geçirdim :))

Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama Gaziantep’i, fotoğraflarlara bakmanın bile kilo aldırdığı şehir olarak tanımlıyorum ben.

Ve şimdi 48 SAATTE ‘ŞEKER KOMASINA GİRME, KİLO ALMA GARANTİLİ’ GAZİANTEP TURU ile karşınızdayım :)

KONAKLAMA:

Son dört yıldır Melek Lara Butik Otelde kalıyorum. Bakırcılar çarşısına, Tahmis kahveye, Almacı pazarına 10 - 12 dakika yürüme mesafesinde. On altı odalı, yüz yıllık bir konak. Odalar temiz, odalar pırıl. Ev sahibi Aydın güleryüzü ve ilgisi ile misafirperverlikte bir marka. Fiyat: İki kişi oda + muazzam bir kahvaltı 280 lira.

 KAHVALTI:

Klasik Antep kahvaltısı yapacaksam Melek Lara Otel ve Orkide pastanesini tercih ediyorum. İkisinde de geleneksel lezzetler var. Katmer, nohut dürüm, zeytin piyazı gibi

Yazının Devamı

Hafta sonu için İstanbul'a yakın en huzurlu tatil rotaları

29 Ocak 2020

Haftasonu İstanbul’da kalmak istemiyor, ama çok yol gidip yorulmak da istemiyorsanız... Yeşillikli, deniz kenarı, dağın başı, göl kıyısı bir yer olsun diyorsanız...Beş yıldızlı otellerden, tatil köylerinden sıkıldık, şöyle sevimli butik oteller, dağ evleri, bungalowlar yok mu diye arayıştaysanız... Bu yazım tam da size göre. Kış için şahane butik otel, pansiyon, dağ evi önerilerim var. yeşilin, ormanın içinde, kimi denizin kenarında. Kimi kuzineli, şömineli, kimi manzaralı... Bavullar, atkılar, eldivenler, bereler hazırsa çıkıyoruz yola. :) 

1- Casa Lavanda (Şile Ulupelit Köyü)

İstanbul’a, diyelim Kadıköy’e bir saat mesafede ama hissiyatı çok uzaklara gitmiş, şehirler, ülkeler aşmış gibi... Sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin en güzel, en şık otellerinden biri Casa Lavanda. Şile’nin, Ulupelit köyünde fakat daha çok Güney Fransa’nın dantel gibi kasabalarında hissediyorsunuz.Tatilden sadece ‘temiz bir oda’ beklemeyenler için muhteşem bir seçenek. Çünkü burası çok daha

Yazının Devamı