“Dağ da sizi istemeli”

Tunç Fındık son hazırlıklarını tamamlayıp haziranda yola çıkacak. İstikamet Pakistan. 8 bin 47 metrelik Broad Peak’e tırmanmayı planlayan Fındık “Dağ da sizi istemeli” diyor: “Bu dağa iki kere daha gitmiştim, geri döndüm”

30.04.2017 Pazar
Güncellenme: 29.04.2017 Cumartesi
FIRAT KARADENİZ - firat.karadeniz@milliyet.com.tr

Tunç Fındık, “14 x 8000” adını verdiği projesinin son zirvelerine hazırlanıyor. Şimdiye kadar 10 tane 8 bin metreden yüksek zirveye tırmanan Fındık önümüzdeki iki sene içerisinde bu projeyi tamamlayacak. Bu projenin sponsorluğunu da üçüncü havalimanının inşaatı ve 25 yıl boyunca işletmesini yapan IGA üstlendi. Fındık ile zirveye çıkmaya hazırlanırken konuştuk...

- Ciddi bir hazırlık içindesiniz. İstikamet neresi?

Pakistan. Karakurum Dağları’ndan dünyanın en yüksek 12. dağı olan Broad Peak’e tırmanacağım. 8 bin 47 metre yükseklikte. Tırmanabilirsem, zirveye çıkan ilk Türk olacağım. Benim “14 x 8000” projemin 11’inci zirvesi olacak aynı zamanda.

- Son dört zirve...

Sonuncular diyebiliriz tabii ki. Aslında bu dört dağ iki sene demek.

- Bu projeye ne zaman başlamıştınız?

2001’den beri 8 bin metrenin üzerindeki dağlara tırmanıyorum. Fakat projenin adını 2006’da koyduk. Dünyada 8 bin metrenin üzerinde 14 zirve var. Bunların hepsine çıkmak dağcılıktaki en önemli başarılardan biri. Bu dağların her birine tırmanmak olimpiyat madalyası kazanmak kadar zor. Bir o kadar da riskli çünkü insan bedeni deniz seviyesinde yaşamaya daha uygun. 4 bin metreye ulaştıktan sonra basınç ve oksijen yarıya iniyor. Daha yukarılarda ki adı ölüm bölgesidir en fazla iki gün yaşanabilir.

- Fakat uyum sağlayabiliyorsunuz...

İnsan bedeni öyle bir şey ki çok iyi adapte oluyor. Bu da çok önemli. Size zevk veren kısmı da bu.

- Hazırlık da bu nedenle çok önemli oluyor...

8 bin metrelik bir dağa tırmanmanın hiçbir tarafı kolay değil. Tabii ki teknik olarak bazı dağlar daha kolay olabilir. Fakat bedenin iyi çalışmaması nedeniyle sıkıntılar oluyor. Bir de hava şartları var; çok soğuk, çok sıcak havalar, çığ tehlikesi, lojistik sıkıntılar... Çünkü yediğiniz, içtiğiniz her şeyi sırtınızda taşımanız gerekiyor. Her şey sırtınızda taşıdıklarınızla sınırlı.

- Nasıl hazırlanıyorsunuz?

8 bin metrelik bir zirveye çıkmak için bir spor salonuna üye olup, koşarak ya da ağırlık kaldırarak hazırlanamazsınız. Bu ömür boyu süren bir hazırlık. Çok zor olan 8 binliklere çıkmadan önce en az dört-beş tane daha kolay 8 binliklere çıkmak gerekiyor. Benim hayatım da sürekli dağcılıkla geçiyor.

- Vücudu hazırlamak için özel yöntemler var mı?

Yüksekliğe adapte olmak için en iyi yöntem yükseğe gitmektir. Başka hiçbir çaresi yok. Buna uygun bir ilaç ya da doping yok. İran’a gideceğim ben mesela yakında. 5 bin metrelik bir zirveye çıkacağım. Zirveye çok yakın bir kamp kuracağım ve her gün zirveye çıkıp geri ineceğim. Bu çok iyi bir antrenman.

- Sizi endişelendiren bir şey var mı özellikle?

Böyle bir dağa tırmanmak için yola çıkıp bir daha geri dönememeniz büyük olasılık. Her şey sizi endişelendirmeli.

- “Dağın da istemesi lazım” diye bir söyleyiş var, değil mi?

Ben bu dağa iki kere daha gitmiştim. Çığ tehlikesi nedeniyle 7 bin metreden geri döndük. Evet, dağın da istemesi lazım.

“Koşullar iyiyse iki zirve birden”

- IGA ile işbirliğiniz nasıl başladı?

Bu sene başında başladı işbirliğimiz. Kış koşullarında Himlung Dağı’na tırmadım ve öyle başladı aslında. İlk çıkan Türk de ben oldum. Tabii bir de işin ucunda Türk bayrağının dünyanın en yüksek zirvelerine dikmek var. Bu da ciddi bir sponsor istiyor. Bu da IGA oldu. Bu dağlar bir jet uçağının uçtuğu yüksekliklerde. Bu da güzel bir ayrıntı oldu. “14 X 8000” projesi bitene kadar da işbirliği devam edecek.

- Karakurum Dağları’ndan döndükten sonra ne yapacaksınız?

Aslında Broad Peak’te başarılı olursam hemen yakınındaki, 30 kilometre güneyindeki, Gaşerbrum 1 adlı dağa da tırmanmayı deneyeceğim. Fakat koşulların iyi olması lazım. Koşullar ve ben de iyiysem iki zirveyle dönebilirim.

- Ne kadar sürecek?

60 gün kadar.

-Eşiniz var, ayrılmak zor oluyor mu?

Benim için zor olmuyor. Ben oraya gidince aklımda sadece dağ oluyor.  

“Dikkat: Doğa sürprizlerle dolu”

- Yaz yaklaştıkça insanlar doğayla iç içe olmak, spor yapmak istiyor. Yeni başlayanlar için dağcılığın ipuçları var mı?

Sırtına çantasını atıp eline kazma alan herkes dağcı olamaz. Bu bir tecrübe işi. Dağcılık için devamlı sahada kalmak gerekir. Herkes yapabilir. Fakat bilenlerle gitmeniz lazım. Doğa sürprizlerle dolu.

- “Tunç Fındık gibi tek başıma giderim” demekle olmuyor yani...

Benim bu noktaya gelmem çok zaman aldı. Ben tek başıma olmayı çok seviyorum. Bir de her yere benimle gelecek insanları bulmak da zor. Ben 400’den fazla ilk tırmanış gerçekleştirdim. Fakat bu noktaya gelmek kolay olmuyor.
İnsanların doğaya kaçmak istemesi çok normal, anlaşılabilir... Fakat herkesin dağcılık yapması gerekmiyor. Trekking de yapabilirsiniz. Bu işler yavaş yavaş kat çıkarak oluyor.

- Eğitim vermeyi düşünüyor musunuz?

Eğitim veriyorum bazen. Fakat okul açmak gibi bir amacım yok çünkü ikisinden birini seçmeniz gerekir. Ben tırmanış yapmayı seviyorum.

BU HABERE YORUM YAZ
MANŞETLER

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ