“Sevgi iyileştiriyor, başka hiçbir şey değil”

Yumurtalık kanserini yenen tasarımcı Bahar Korçan hastalık sürecini “İnanılmaz bir sevgi desteği” olarak tanımlıyor ve kadınlara sesleniyor: “Aynaya bakın ve kendinizi sevin, her güne şükredin”

07.05.2017 Pazar Güncelleme : 07.05.2017-2:30 Pazar
Özge Tabak / ozge.tabak@milliyet.com.tr

Ünlü tasarımcı Bahar Korçan’a 2016 başında yumurtalık kanseri teşhisi konuldu. Teşhisi iki gün sonra yumurtalıklarının da alındığı bir ameliyat ve kemoterapi takip etti. Sağlığına kavuşan Korçan şimdi 8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Günü vesilesiyle kadınları yumurtalık kanseri konusunda bilinçlenmeye çağırıyor, “Farkındalıkla daha uzun ve faydalı yaşamak mümkün” diyerek. Korçan şu an bir yandan farkındalık projeleriyle ilgilenirken, bir yandan da sonbahar-kış koleksiyonu için hazırlanıyor... 

Teşhis, ameliyat her şey çok hızlı gelişmiş. Bu süreçte nasıl güçlü kaldınız?

Çok sert ama anlamı çok büyük bir hediye verdi evren bana. 53 yaşıma kadar olan tüm hayatımı sorguladım. Neleri yanlış yaptım? Kimin gönlünü kırdım? Hangi farkındalığa eremedim? Bütün dosyalar açıldı. Kemoterapi hiç kolay bir süreç değil. Moralinizin çok yüksek olması gereken bir dönemde maalesef en sevdiğim insanla ayrılmak zorunda kaldım. Hepsi bir arada oldu ve hepsini de koca yürekle kabul ettim çünkü kabul etmeden bazı şeyleri anlamanız, atlatmanız imkansız. Kanser geldi, eyvallah! Saçlarım döküldü, tamam... Kendimi hayata bağlı tuttum ve sevgiye sarıldım. Daha çok gökyüzüne baktım, kedilerimle oyalandım. Tamamen kendime ve kendi sevgi alanıma dönmekle başladı her şey.

“Hayat sürprizlerle dolu”

Yumurtalık kanserinin fiziksel zorluğu haricinde bir de psikolojik boyutu var.

Yumurtalıklar alınınca kadınlık eksildi, bitti gibi algılanıyor. Organlardan biri hastalandı gitti; ben hâlâ kadınım, hâlâ benim. Bu konuda bilinç eksikliği var toplumda. Doğurganlığım gitti; seks hayatım bitti, bittim gibi bir şey yok. Tüm kadınlara sesleniyorum. Aynaya bakın ve kendinizi sevin, her güne şükredin.

Bu süreçte kadınların size yaklaşımı, desteği nasıldı?

Kızım Lal Korçan en büyük destekçilerimdendi. Annem, babam, kuzenlerim, şahane dostlarım... Yonca Evcimik, Meltem Cumbul, Elif Dağdeviren, Mahide Kurttepeli, Bige Ökten hep yanımdaydı. Müzisyen arkadaşım Jülide kemoterapilere gelip bana şarkılar söyledi. İnanılmaz bir destekti bu, sevgi desteği. Zaten sevgi iyileştiriyor, başka hiçbir şey değil.

Neler değişti hayatınızda?

Kendimi çok unutmuşum, kendimi yeniden bulma yolculuğu bu aslında. Hastalık gelince çanlar çaldı adeta: “Bahar uyan ve kendine gel!” Şimdi Bahar için bir sürü şey yapıyorum. İşe geç gidip bahçede fide mi ekeceğim? Onu yapıyorum. Kendin için yaşamak bencillik değil, bu kendi alanını korumak.  

“Yeniden ışığı gördük”

Bu farkındalık projesi nasıl gelişti? Her kreasyondan önce bir şiir yazıyordunuz...

Uğurkan Erez beni Love My Body markasının sahibi ve kreatif direktörü Zehra Işık’la tanıştırdı. Marka felsefesiyle proje çok uyuştu. Resimlerle kanseri anlatmaya çalıştım. Kapsül koleksiyonda resimlerden aldığımız desenleri kullandık. Doğal kumaşlar kullanıldı. Gelirin önemli bölümü de Pembe İzler Derneği’ne gidecek. “Kadın, kan, kanat, su, çocuk, derin sevgi, derin kuyu, doruk yalnızlık, coşan ateş, kazanılamayan savaş, kadın” şeklinde şiir. Şu an doruk yalnızlığımdayım, kişinin kendini korumaya aldığı özel bir alan. Kazanılamayan savaş ise kişinin kendine açtığı savaşı kazanamamasıyla alakalı... 

Sağlığınız nasıl şu an?

Çok şükür yolunda. İlk iki sene hızlı bir takiptesiniz tabii. Kızım “Senden tek bir şey istiyorum. Ne olur hayatta ve sağlıklı ol. Her şeye gül anne” dedi. İkimiz de gülüyoruz ve yeniden ışığı gördük, mutluyuz.

“Kadın kanser olunca yalnız kalıyor”

Bu süreçte neler yaşıyor, nasıl hissediyor kadınlar?

Doktorum Prof. Dr. İlkkan Dünder’in bahsettiği bir istatistik var. Kadın kanser olunca eşleri, sevgilileri yüzde 75 ya terk ediyor ya yanında duramıyor, kaldıramıyor. Neticede kadın yalnız kalıyor. Ama çocukları sonuna kadar yanında. Tam tersi durumda kadınlar eşlerin yanındalar. Bir tek benim başıma geldi zannediyordum, kemoterapiler sırasında konuşurken baktım o kadar çok ki... Psikoloğumun söylediği de o oldu. Kadın kanser olunca yalnız o olmuyor, çocuğu da oluyor, kocası, annesi babası da... Kadınlar kendilerini çok yalnız ve içinden çıkılmaz bir durumda buluyor. Bana sosyal medyadan ulaşan öyle çok kadın var ki. Bu dönemde kocalarından şiddet görmüş kadınlar var. Yanlış anlaşılmasın, bu erkekleri suçlamak değil. Bu konuda hem kadın hem erkekler için rehabilitasyon programları olmalı. Bildiğiniz her şey bir anda yıkılıyor ve yeniden inşa etmek zorunda kalıyorsunuz. Yaptığımız çalışmalarda bu konuda da destek sağlanacak.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ