DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLARA ETKİSİ

15.03.2017 Çarşamba

Hayatımızın her alanı dijital cihazlara bağlı hale geldi. Durum böyle olunca da

bizim 30’larımızda tanıştığımız cihazlarla çocuklar, anne karnında karşılaşıyor ve olumsuz etkilerine de çok erken yaşlarda maruz kalarak büyüyorlar.

Uzun zaman geçirmek riskli

Çocukların uzun süre dijital cihazlarla meşgul olmaları, tahmin edeceğiniz gibi hem fiziksel hem de ruhsal riskler içeriyor.

Her şeyin dozunda olması çok önemli. Eğer gereğinden fazla sunulursa denge bozulur. Minikler için de aynı şey geçerli.

Çocuğun, arkadaşlarıyla açık havada oynayıp sosyalleşmek ve hareket edip temiz hava alması yerine, bir dijital cihaz başında saatlerce zaman geçirmesi;  obezite, göz ve duruş bozuklukları gibi birçok sağlık problemini de beraberinde getiriyor.

Ruhsal olarak da yalnızlık ve depresyon gibi duygu durumlarından etkilenebiliyorlar. Ayrıca özellikle sanal alemdeki istismar tehlikelerine de açık oluyorlar. Bu nedenle çocuklar, ihtiyacı olduğu kadar ve sadece eğitici amaçla dijital cihazlarla zaman geçirmeli.

Eğitici amaçlı ve kısa süreli

Aslında biz burada dijital cihazlarla ne yaptığına bakmadan abartılı şekilde zaman geçirmenin, hem ruhsal hem de fiziksel olumsuzluklarını belirtiyoruz. Tabii ki dijital cihazlar bir eğitim materyali olarak da kullanılıyor, hatta inanılmaz kolaylık ve etki sağlıyor.

Birçok okul teknolojik gelişmelerden faydalanıyor. Diğer taraftan, çocuğun tüm günü okulda geçiyor ve arkadaşlarıyla oynaması gereken saati bu cihazların başında geçirdiğinde sorun yaşanıyor.

Onlar okullarda zaten eğitime boğuluyor, bir de eve gelip oyunlarla eğitim almaya ihtiyaçları yok. Bazı kavramları ve konuları öğretmekte oyunlar destekleyici olabiliyor. Ama bu nedenle miniklerin oyun bağımlısı olması ve fiziksel olarak kendine zarar vermesini kıyasladığımızda, dijital cihazları gereksiz görüyoruz.

Şiddet içerikli oyunların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini söylemeye gerek bile yok.

Dijital dünyada ebeveyn olmak

Öncelikle bu dönemde anne-baba olmanın çok zor olduğunu belirtmek isterim. Çünkü her şey dijital ve çocuklara yasak koymakla bir noktaya gelinemiyor. Evde izin verilmese, arkadaşındaki cihazla oyun oynuyor.

Ebeveynler akıllı telefon almasa, çocuk başkalarında gördüğünde kendinde eksiklik hissediyor. Yani dijital bir çağda onları bu hayatın olumsuzluklarından korumak  çok zor. Bu nedenle anne-babalar mümkün olduğu kadar evlatlarını sanaldan uzak tutup, gerçek hayata bağlayacak etkinlikler ortaya koymalı. Yeteneklerini keşfedip, onları sanata, spora yönlendirmeliler.

Yarı yıl ve yaz tatillerini doğayla iç içe geçirmeye özen göstermeliler.

Dijital cihazları kullandıkları süreyi kısıtlamalı ve arkadaşlarıyla oynama saati arasında dengeyi korumalılar.

 

 

DİJİTAL DÜNYANIN ÇOCUKLARA ETKİSİ

15.03.2017 Çarşamba

Hayatımızın her alanı dijital cihazlara bağlı hale geldi. Durum böyle olunca da

bizim 30’larımızda tanıştığımız cihazlarla çocuklar, anne karnında karşılaşıyor ve olumsuz etkilerine de çok erken yaşlarda maruz kalarak büyüyorlar.

Uzun zaman geçirmek riskli

Çocukların uzun süre dijital cihazlarla meşgul olmaları, tahmin edeceğiniz gibi hem fiziksel hem de ruhsal riskler içeriyor.

Her şeyin dozunda olması çok önemli. Eğer gereğinden fazla sunulursa denge bozulur. Minikler için de aynı şey geçerli.

Çocuğun, arkadaşlarıyla açık havada oynayıp sosyalleşmek ve hareket edip temiz hava alması yerine, bir dijital cihaz başında saatlerce zaman geçirmesi;  obezite, göz ve duruş bozuklukları gibi birçok sağlık problemini de beraberinde getiriyor.

Ruhsal olarak da yalnızlık ve depresyon gibi duygu durumlarından etkilenebiliyorlar. Ayrıca özellikle sanal alemdeki istismar tehlikelerine de açık oluyorlar. Bu nedenle çocuklar, ihtiyacı olduğu kadar ve sadece eğitici amaçla dijital cihazlarla zaman geçirmeli.

Eğitici amaçlı ve kısa süreli

Aslında biz burada dijital cihazlarla ne yaptığına bakmadan abartılı şekilde zaman geçirmenin, hem ruhsal hem de fiziksel olumsuzluklarını belirtiyoruz. Tabii ki dijital cihazlar bir eğitim materyali olarak da kullanılıyor, hatta inanılmaz kolaylık ve etki sağlıyor.

Birçok okul teknolojik gelişmelerden faydalanıyor. Diğer taraftan, çocuğun tüm günü okulda geçiyor ve arkadaşlarıyla oynaması gereken saati bu cihazların başında geçirdiğinde sorun yaşanıyor.

Onlar okullarda zaten eğitime boğuluyor, bir de eve gelip oyunlarla eğitim almaya ihtiyaçları yok. Bazı kavramları ve konuları öğretmekte oyunlar destekleyici olabiliyor. Ama bu nedenle miniklerin oyun bağımlısı olması ve fiziksel olarak kendine zarar vermesini kıyasladığımızda, dijital cihazları gereksiz görüyoruz.

Şiddet içerikli oyunların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini söylemeye gerek bile yok.

Dijital dünyada ebeveyn olmak

Öncelikle bu dönemde anne-baba olmanın çok zor olduğunu belirtmek isterim. Çünkü her şey dijital ve çocuklara yasak koymakla bir noktaya gelinemiyor. Evde izin verilmese, arkadaşındaki cihazla oyun oynuyor.

Ebeveynler akıllı telefon almasa, çocuk başkalarında gördüğünde kendinde eksiklik hissediyor. Yani dijital bir çağda onları bu hayatın olumsuzluklarından korumak  çok zor. Bu nedenle anne-babalar mümkün olduğu kadar evlatlarını sanaldan uzak tutup, gerçek hayata bağlayacak etkinlikler ortaya koymalı. Yeteneklerini keşfedip, onları sanata, spora yönlendirmeliler.

Yarı yıl ve yaz tatillerini doğayla iç içe geçirmeye özen göstermeliler.

Dijital cihazları kullandıkları süreyi kısıtlamalı ve arkadaşlarıyla oynama saati arasında dengeyi korumalılar.

 

 

Yazarın Önceki Yazıları